kalıyorlar ile cümle
kalıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Eğer birden fazla bebek koyulmaya çalışılırsa, üst üste koyulmak zorunda kalıyorlar.한 아이 이상을 수용할 수 있게 하면 아이를 쌓아올려야 합니다.
Eğer birden fazla bebek koyulmaya çalışılırsa, üst üste koyulmak zorunda kalıyorlar.Nếu bạn cố nhét hơn một em bé vào nôi, chỉ có một cách là đặt đứa này chồng lên đứa kia thôi.
Eğer birden fazla bebek koyulmaya çalışılırsa, üst üste koyulmak zorunda kalıyorlar.Se si tenta di metterci dentro più di un bambino, bisogna impilarli uno sull'altro.
Eğer birden fazla bebek koyulmaya çalışılırsa, üst üste koyulmak zorunda kalıyorlar.Se tentarmos colocar mais de uma criança, vamos empilhá-las umas em cima das outras.
Eğer birden fazla bebek koyulmaya çalışılırsa, üst üste koyulmak zorunda kalıyorlar.Si se intenta colocar a más de un niño los apilaría uno encima del otro.
Eğer birden fazla bebek koyulmaya çalışılırsa, üst üste koyulmak zorunda kalıyorlar.Si vous essayez d'y mettre plus d'un bébé, vous allez les empiler les uns sur les autres.
Eğer birden fazla bebek koyulmaya çalışılırsa, üst üste koyulmak zorunda kalıyorlar.Wenn man mehr als ein Baby hineinlegt, liegen sie übereinander.
Eğer birden fazla bebek koyulmaya çalışılırsa, üst üste koyulmak zorunda kalıyorlar.Żeby wcisnąć więcej trzebaby je ułożyć jedno na drugim.
Eğer birden fazla bebek koyulmaya çalışılırsa, üst üste koyulmak zorunda kalıyorlar.Αν προσπαθήσετε να βάλετε μέσα , πάνω από ένα παιδί, τα στοιβάζετε το ένα πάνω στο άλλο.
Eğer birden fazla bebek koyulmaya çalışılırsa, üst üste koyulmak zorunda kalıyorlar.Ако се опитате да сложите повече от едно бебе, ще трябва да ги сложите едно върху друго.
Eğer birden fazla bebek koyulmaya çalışılırsa, üst üste koyulmak zorunda kalıyorlar.Единственный способ разместить больше одного младенца — это складывать их друг на друга столбиком.
Eğer birden fazla bebek koyulmaya çalışılırsa, üst üste koyulmak zorunda kalıyorlar.אם תנסה לשים יותר מתינוק אחד בתוכו, תצטרך לשים אותם אחד על השני.
Eğer birden fazla bebek koyulmaya çalışılırsa, üst üste koyulmak zorunda kalıyorlar.إذا حاولت وضع أكثر من طفل، أنت نوعاً ما ترصهم فوق بعضهم البعض.
Eğer birden fazla bebek koyulmaya çalışılırsa, üst üste koyulmak zorunda kalıyorlar.赤ちゃんを 山積みすることになります (笑)
Göçebe tarımcılar avcı-toplayıcılarla karşı karşıya kalıyorlardı.Migración de campesinos encontraron a cazadores-recolectores.
Göçebe tarımcılar avcı-toplayıcılarla karşı karşıya kalıyorlardı.Migrujący rolnicy spotykali myśliwych i zbieraczy.
Göçebe tarımcılar avcı-toplayıcılarla karşı karşıya kalıyorlardı.Migrující farmáři se potkali s lovci-sběrači.
Göçebe tarımcılar avcı-toplayıcılarla karşı karşıya kalıyorlardı.Migrujúci roľníci sa stretli s lovcami-zberačmi.
Göçebe tarımcılar avcı-toplayıcılarla karşı karşıya kalıyorlardı.Фермери, що подорожували, зустрічали мисливців-збирачів.
Göçebe tarımcılar avcı-toplayıcılarla karşı karşıya kalıyorlardı.נתקלו החקלאים בציידים-מלקטים נודדים.
Göçebe tarımcılar avcı-toplayıcılarla karşı karşıya kalıyorlardı.واجه المزارعون هجرة الصيادين.
Göçebe tarımcılar avcı-toplayıcılarla karşı karşıya kalıyorlardı.例えば、アフリカのサハラ砂漠のような所では、 5000年前に現在のカメルーンのあたりから 南と東へと農民は散らばっていきました。
Hala burada kalıyorlar. Bu, Hindistan.A Indonésia está a mover-se muito depressa.
Hala burada kalıyorlar.De är fortfarande kvar här.
Hala burada kalıyorlar.De forbliver her.
Hala burada kalıyorlar.Ele încă rămân aici.
Hala burada kalıyorlar.He pysyvät vielä täällä.
Hala burada kalıyorlar.Họ vẫn ở nguyên vị trí.
Hala burada kalıyorlar.Ils restent là.
Hala burada kalıyorlar.Még mindig itt vannak.
Hala burada kalıyorlar.Mereka masih berada di sini.
Hala burada kalıyorlar.Pořád tam zůstávají.
Hala burada kalıyorlar.Rimangono fermi lì.
Hala burada kalıyorlar.Sie bleiben weiterhin hier.
Hala burada kalıyorlar.Siguen estando aquí.
Hala burada kalıyorlar.Stále tam zostávajú.
Hala burada kalıyorlar.Tu zielone kraje afrykańskie.
Hala burada kalıyorlar.Παραμένουν ακόμα εδώ.
Hala burada kalıyorlar.Вони досі залишаються тут.
Hala burada kalıyorlar.Там они и остаются.
Hala burada kalıyorlar.Те все още са там.
Hayatta kalmayı bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorlardı.Así aprenden a sobrevivir.
Hayatta kalmayı bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorlardı.Megtanulnak túlélni.
Hayatta kalmayı bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorlardı.Učí se přežít.
Hayatta kalmayı bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorlardı.Ze leren overleven.
Hayatta kalmayı bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorlardı.Они учаться выживать.
İnsanlar daha az para kazanıyorlar, veya işsiz kalıyorlar, ama tüketici harcamaları yükselmeye devam ediyor.Ausgaben gehalten steigen.
İnsanlar daha az para kazanıyorlar, veya işsiz kalıyorlar, ama tüketici harcamaları yükselmeye devam ediyor.Vậy người ta đang kiếm ít tiền hơn, hay họ thậm chí không có việc
İnsanlar daha az para kazanıyorlar, veya işsiz kalıyorlar, ama tüketici harcamaları yükselmeye devam ediyor.Οπότε οι άνθρωποι έβγαζαν λιγότερα χρήματα, ή δεν είχαν καν δουλειά.
İnsanlar daha az para kazanıyorlar, veya işsiz kalıyorlar, ama tüketici harcamaları yükselmeye devam ediyor.彼らは職がありませんでした。 支出はどの様に上がっているのでしょうか?
İnsanlar tarafından yapılan tercihler. "Şartlar?" olayların olma kısmında biraz işe yaramaz kalıyorlar.바로 인간에 의한 선택말이죠. 환경(요인)이란 단순히 당시 존재했던 많은 사건들 가운데 하나로
İnsanlar tarafından yapılan tercihler. "Şartlar?" olayların olma kısmında biraz işe yaramaz kalıyorlar.الاختيارات الّتي يتّخذها البشر، ظروف؟ إنّ ذلك نوع من السقوط في
İşleri olmadığı için 13. maddeden yararlanamıyorlar ve 7. maddeden başvurmak zorunda kalıyorlar. ..Opravdu musí udělat něco jako kapitola 7.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.Elas ficam porque querem ficar nas suas casas.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.Họ ở lại vì họ muốn ở trong chính ngôi nhà của mình.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.Ils restent, car chacun veut rester chez soi.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.그들은 집에 머물고 싶어하기 때문에 움직이지 않아요.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.Mereka tetap tinggal karena kita ingin tetap tinggal di rumah.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.Nevyzvednou si své peníze. Zůstávají, protože chcete zůstat ve svém domě.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.Nu își retrag banii. Rămân pentru că nu vor să își părăsească locuința.