kalıyorlar ile cümle

kalıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.Ehelyett végtelen kaparásra, körözésre, és járkálásra kényszerülnek.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.In schimb, sunt limitate la a zgaria, a se invarti in cerc si a pasi la nesfarsit.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.I stället är de begränsade till att skrapa, cirkla och gå av och an oavbrutet.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.Místo toho mohou pouze donekonečna škrábat, točit se a pochodovat v kleci.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.Namesto tega lahko samo praskajo, krožijo in se brez prestanka prestopajo.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.Sebaliknya, mereka dikurangi menjadi menggaruk, berputar-putar dan mondar-mandir tanpa henti.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.Sono invece ridotti a sfregarsi contro le gabbie, girare in circolo e muoversi a piccoli passi senza sosta.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.Statt dessen sind sie darauf reduziert, zu kratzen, zu kreisen und endlos auf und ab zu gehen.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.W zamian za to są ograniczone do drapania i nieskończonego chodzenia w koło
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar. (YARALAR VE YAVAŞ ÖLÜM)Sen sijaan niiden ajanvietteet ovat raapiminen, kehän kulkeminen ja loputon askellus.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.Вместо этого они уменьшены до царапание, кружась и шагая бесконечно.
Bunun yerine, durmadan eşelemek, daire çizmek ve volta atmak zorunda kalıyorlar.במקום זאת, הם נשרטים, ומסתובבים ללא הפסקה.
Çocuklarımız her sabah uyandığında, okula yürümeleri için maskelerini hazırlamak zorunda kalıyorlar.Con chúng ta mỗi sáng thức dậy đã phải chuẩn bị đeo mặt nạ về cách chúng nó phải bước đến trường.
Çocuklarımız her sabah uyandığında, okula yürümeleri için maskelerini hazırlamak zorunda kalıyorlar.Copiii noștri se trezesc în fiecare dimineață. Trebuie să își pregătească masca pentru a merge la școală.
Çocuklarımız her sabah uyandığında, okula yürümeleri için maskelerini hazırlamak zorunda kalıyorlar.I nostri figli si alzano ogni mattina e devono mettersi una maschera perché stanno per andare a scuola.
Çocuklarımız her sabah uyandığında, okula yürümeleri için maskelerini hazırlamak zorunda kalıyorlar.제 자녀들은 아침마다 일어나서 등교하는 방법에 대한 가면을 준비해야 하죠
Çocuklarımız her sabah uyandığında, okula yürümeleri için maskelerini hazırlamak zorunda kalıyorlar.Naše děti vstávají každé ráno. Musí si připravit masku pro to, jak půjdou do školy.
Çocuklarımız her sabah uyandığında, okula yürümeleri için maskelerini hazırlamak zorunda kalıyorlar.Naše deti vstávajú každé ráno Musia si pripraviť svoju pretvárku s akou vojdu do školy
Çocuklarımız her sabah uyandığında, okula yürümeleri için maskelerini hazırlamak zorunda kalıyorlar.Nasze dzieci wstają każdego ranka. Muszą przygotować swoje maski by móc wyjść do szkoły.
Çocuklarımız her sabah uyandığında, okula yürümeleri için maskelerini hazırlamak zorunda kalıyorlar.Onze kinderen worden elke morgen wakker en moeten hun "masker" voorbereiden waarmee ze naar school lopen.
Çocuklarımız her sabah uyandığında, okula yürümeleri için maskelerini hazırlamak zorunda kalıyorlar.Os nossos filhos acordam todas as manhãs e preparam a "máscara" que usarão a caminho da escola.
Çocuklarımız her sabah uyandığında, okula yürümeleri için maskelerini hazırlamak zorunda kalıyorlar.Våra barn vaknar varje morgon, och de måste förbereda en mask för att bestämma hur de ska gå till skolan.
Çocuklarımız her sabah uyandığında, okula yürümeleri için maskelerini hazırlamak zorunda kalıyorlar.Наши дети просыпаются каждое утро. Они вынуждены заготавливать "маски", которые они "наденут" для школы.
Çocuklarımız her sabah uyandığında, okula yürümeleri için maskelerini hazırlamak zorunda kalıyorlar.Наші діти щоранку прокидаютсья І мусять підготувати свою маску щоб дійти до школи.
Çocuklarımız her sabah uyandığında, okula yürümeleri için maskelerini hazırlamak zorunda kalıyorlar.הילדים שלנו קמים בכל בוקר. הם צריכים להכין את המסכה של איך הם הולכים לבית הספר.
Çocuklarımız her sabah uyandığında, okula yürümeleri için maskelerini hazırlamak zorunda kalıyorlar.يستقيظ أولادنا كل يوم، وعليهم تهيئة القناع الخاص بهم لكيفية المشي الى المدرسة
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Các vùng này đóng lại, tắt hẳn.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.De lägger ner. De stänger av.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.De lukker ned. De slukker.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Egyszerűen lekapcsolnak.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Elles se ferment. Elles s'éteignent.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.활동을 멈추는 거죠. 꺼지는 것입니다.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Se apagan.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Se dezactivează, se sting.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Sie sind aus. Sie haben sich abgeschaltet.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Si spengono.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Uzavřou se. Vypnou se.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Wyłączają się.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Ze vallen uit. Ze worden uitgeschakeld.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Они останавливаются. Отключаются.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.Те се затварят. Те се изключват.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.כך ישנם אזורים במוח המפסיקים את השימוש בגלוקוז.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.تتوقف، تنطفئ.
Devre dışı kalıyorlar ve kapanıyorlar.機能が停止してしまうということです 確かに 回りの赤い領野は 次第に青で覆われて行き
Donup kalıyorlar.De fryser.
Donup kalıyorlar.He jähmettyvät.
Donup kalıyorlar.Ils sont tous cloués au sol.
Donup kalıyorlar.Ledermednek.
Donup kalıyorlar.Se quedan inmóviles.
Donup kalıyorlar.Si bloccano.
Donup kalıyorlar.Toţi au îngheţat.
Donup kalıyorlar.Zamrznú.
Donup kalıyorlar.Ze bevriezen.
Donup kalıyorlar.Ztuhnou.
Donup kalıyorlar.Они застыли на месте.
Donup kalıyorlar.Те замръзват.
Eğer birden fazla bebek koyulmaya çalışılırsa, üst üste koyulmak zorunda kalıyorlar.Als je er meer dan één kind probeert in te krijgen, moet je ze op elkaar stapelen.
Eğer birden fazla bebek koyulmaya çalışılırsa, üst üste koyulmak zorunda kalıyorlar.Dacă încerci să pui mai mult de un copil, îi suprapui unul peste altul.
Eğer birden fazla bebek koyulmaya çalışılırsa, üst üste koyulmak zorunda kalıyorlar.Hvis du forsøger at sætte mere end et barn i, lægger du dem oven på hinanden.
Eğer birden fazla bebek koyulmaya çalışılırsa, üst üste koyulmak zorunda kalıyorlar.Když byste chtěli dát dovnitř víc než jedno dítě, museli byste je dávat jedno na druhé.

İlgili Sayfalar