kalıyorlar ile cümle
kalıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.Ostanejo, ker hočejo ostati doma.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.Ott maradnak, mert mindenki az otthonában akar maradni.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.Rimane perché vuole restare a casa.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.Se quedan porque quieren quedarse en su hogar.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.Sie bleiben, weil jeder in seinem Haus bleiben möchte.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.Ze halen hun geld niet van de bank. Ze willen in hun huizen blijven.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.Zostają, bo chcą pozostać w domu.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.Μένουν επειδή όλοι θέλουν να μείνουν στο σπίτι τους.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.Вони залишаються, тому що прагнуть бути в себе вдома.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.Они остаются, потому что никто не хочет бежать из собственного дома.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.Стояха в къщи.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.הם נשארים כי אתה רוצה להישאר בבית שלך.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.يبقون لأنهم يريدون أن يظلوا في وطنهم.
Kalıyorlar çünkü herkes evinde kalmak ister.そして戦争と 混乱が始まります
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Ahogy a nélkülözés hetei hónapokká dagadtak, néhányan tulipánhagymák evésére fanyalodtak.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Ako sa z týždňov strádania stávali mesiace, niektorí ľudia sa uchýlili k jedeniu tulipánových cibuliek.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.A medida que las semanas de privación se hicieron meses algunos optaron por comer bulbos de tulipán.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Aus Wochen der Entbehrung wurden Monate, und manche begannen, Tulpenzwiebeln zu essen.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.De weken van ontbering werden maanden. Sommigen namen hun toevlucht tot het eten van tulpenbollen.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Gdy tygodnie nędzy przerodziły się w miesiące, niektórzy ratowali się jedzeniem cebulek tulipanów.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Jak se týdny hladovění natáhly na měsíce, někteří z nouze jedli tulipánové cibule.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Kekurangan ini berlangsung hingga berbulan-bulan, beberapa mencoba memakan kuncup bunga tulip.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Khi việc thiếu lương thực kéo dài hàng tháng liền, một vài người đã phải ăn củ của hoa tulip.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.궁핍한 기간이 수주주에서 몇 달로 이어졌고 어떤 사람들은 튤립 구근을 먹기도 했습니다
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Ko so se tedni pomanjkanja razširili na mesece, so nekateri začeli jesti tulipanove cvetove.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Mentre le settimane di privazioni diventavano mesi, alcuni ricorsero a cibarsi di bulbi di tulipani.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Pe mǎsurǎ ce sǎptǎmânile de lipsuri deveneau luni, unii au recurs la a mânca bulbi de lalea.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Quando as semanas de privação se estenderam a meses, alguns, como último recurso, comiam bolbos de túlipa.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Som ugerne med berøvelse blev til måneder, begyndte nogle at spise tulipan løg.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Καθώς οι εβδομάδες στέρησης έγιναν μήνες, κάποιοι κατέληξαν να τρώνε βολβούς τουλίπας.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Докато седмиците на лишения се превърнали в месеци, някои прибягнали до яденето на луковиците на лалета.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Коли тижні нестачі розтягнулися на місяці, деякі почали їсти цибулини тюльпанів.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Недели лишений растягивались на месяцы, некоторые даже начали есть луковицы тюльпанов.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.שבועות של מחסור הפכו לחודשים, היו שמצאו מפלט באכילת בצלי צבעונים.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.امتدت أسابيع من الحرمان لتتحوّل إلى أشهر، لجأت البعض لأكل بصيلات الخُزَامى.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.チューリップの球根を食べるほかありませんでした 5月初旬の頃までには
Kromotidler, kardeş kromoditleriyle kalıyorlar. -자매염색분체들은 아직 붙어있는 상태입니다 자매염색분체들은 아직 붙어있는 상태입니다
Kromotidler, kardeş kromoditleriyle kalıyorlar. -Paare. Die Chromatiden bleiben bei ihren Schwesterchromatiden.
Kromotidler, kardeş kromoditleriyle kalıyorlar. -姉妹染色分体対は 分かれない ここでは、こうなって
Nasıl buna seyirci kalıyorlar Ah, tanrımJak oni mogli po prostu tam stać? <i>Oh my god!</i>
Nasıl buna seyirci kalıyorlarAko tu mohli len tak stáť?
Nasıl buna seyirci kalıyorlarComment peuvent-ils juste rester là sans bouger ?
Nasıl buna seyirci kalıyorlarCum pot sta fara sa faca nimic?
Nasıl buna seyirci kalıyorlarHur kan de bara stå där?
Nasıl buna seyirci kalıyorlarJak tam můžete jen tak stát?
Nasıl buna seyirci kalıyorlarKako lahko samo stojijo in gledajo?
Nasıl buna seyirci kalıyorlarKenapa mereka cuma berdiri saja?
Nasıl buna seyirci kalıyorlarKuinka he voivat vain seistä siinä?
Nasıl buna seyirci kalıyorlarWaarom deden ze niks?
Nasıl buna seyirci kalıyorlarWie können sie einfach daneben stehen?
Nasıl buna seyirci kalıyorlarПочему они стояли и ничего не сделали?
Ne çeşit bir kaçık ya bu Ve herkes bal mı yedi? Nasıl buna seyirci kalıyorlarHvilken form for sindsyg person er det?
Ne çeşit bir kaçık ya bu Ve herkes bal mı yedi? Nasıl buna seyirci kalıyorlarMilyen őrült egy személy ez! itt mindenki mézet evett?
Ne oluyor biliyor musunuz? Donup kalıyorlar.75 świadków zamiera.
Ne oluyor biliyor musunuz? Donup kalıyorlar.Ele tem uma razão para não se meter.
Ne oluyor biliyor musunuz? Donup kalıyorlar.정작 아무도 움직이지 않았죠.
Ne oluyor biliyor musunuz? Donup kalıyorlar.Wissen Sie was, sie erstarren.
Ne oluyor biliyor musunuz? Donup kalıyorlar.Και ξέρετε κάτι; Πάγωσαν όλοι.
Ne oluyor biliyor musunuz? Donup kalıyorlar.Ви знаєте, вони заклякли.
Ne oluyor biliyor musunuz? Donup kalıyorlar.והם קופאים במקום.