Ana içeriğe geç
Sözlük

kalıtım ile cümle

kalıtım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Daha sonra, evrimsel kalıtım bilimi üzerine , ve sistem biyolojisi üzerine çalışacaktım.В будущем я буду работать в области эволюционной генетики и биологии систем.
Daha sonra, evrimsel kalıtım bilimi üzerine , ve sistem biyolojisi üzerine çalışacaktım.Пізніше я працював над проблемами еволюційної генетики, і системної біології.
Daha sonra, evrimsel kalıtım bilimi üzerine , ve sistem biyolojisi üzerine çalışacaktım.По-късно, работих върху еволюционнa генетикa, и билогия на системите.
Daha sonra, evrimsel kalıtım bilimi üzerine , ve sistem biyolojisi üzerine çalışacaktım.לא הייתי ממש מדען טילים, אבל עבדתי
Daha sonra, evrimsel kalıtım bilimi üzerine , ve sistem biyolojisi üzerine çalışacaktım.لاحقاً, عملت في الوراثة التطورية وعملت في علم أحياء الانظمة "بيولوجيا الانظمة"
Daha sonra, evrimsel kalıtım bilimi üzerine , ve sistem biyolojisi üzerine çalışacaktım.システムズバイオロジーを研究していました ただ今日皆さんには 別の話をします
DNA kalıtımının en basit birimi ya da tüm genetik bilgimizin kodlayıcısıdır.DNA는 유전형질의 기본단위입니다.
DNA kalıtımının en basit birimi ya da tüm genetik bilgimizin kodlayıcısıdır.Ik weet zeker dat veel van jullie al gehoord hebben over de molecule
DNA kalıtımının en basit birimi ya da tüm genetik bilgimizin kodlayıcısıdır.היא היחידה הבסיסית של התורשה.
DNA kalıtımının en basit birimi ya da tüm genetik bilgimizin kodlayıcısıdır.هذه هي الوحدة الأساسية للوراثة، او هي ما يرمز
DNA kalıtımının en basit birimi ya da tüm genetik bilgimizin kodlayıcısıdır.すべての遺伝情報のコードです。
Epigenetik işaretlerin nesiller arası kalıtımı hâlâ daha tartışmalı ve insanlar üzerinde çalışılıyor.ヒトにおいては 未だに 議論され研究され続けています しかし ヒト以外のマウス、ハエ、ミミズにおいて
Her birimiz kendi geçmişimizle ve hikayelerimizle, kalıtımımızla, bakış açımızla var oluyoruz.Ahora me ves
Her birimiz kendi geçmişimizle ve hikayelerimizle, kalıtımımızla, bakış açımızla var oluyoruz.la nostra eredità, il nostro punto di vista. Stai guardando me ora.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Bezwartościowych, bo nie biorą poprawki na dziedziczność.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Elles sont inutiles parce qu'elles ne prennent pas en compte
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Használhatatlanok, mert nem kontrollálják az örökölhetőséget.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Họ đang vô ích bởi vì họ không kiểm soát tính di truyền.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.São inúteis porque não controlam a hereditariedade.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Sie sind nutzlos, weil sie Vererbung nicht einkalkulieren.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Sunt inutile pentru că nu iau în considerare moştenirea genetică.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Zbytočné, lebo neberú do úvahy dedičnosť.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Ze zijn waardeloos omdat ze geen rekening houden met erfelijkheid.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Είναι άχρηστες γιατί δεν ελέγχουν την κληρονομικότητα.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Безполезни са, защото не контролират наследствеността.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.Они бесполезны, потому что они не учитывают наследственности.
İşe yaramazlar, çünkü kalıtımı kontrol etmiyorlar.これらの研究は 親がしたことと
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Abych vše uvedl na pravou míru, nejsem genetikem a ani ho ze sebe nebudu dělat.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Ich bin kein Genetiker, also tu ich auch nicht so, als würde ich es verstehen.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Ik ben geen geneticus, dus ik ga niet doen alsof ik genetica begrijp.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Io non sono un genetista, e non voglio fingere di capire la genetica.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Je ne suis pas généticien, je ne vais donc pas faire semblant de comprendre la génétique.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.저는 유전학자는 아니라서 유전학을 아는척 하지 않겠습니다.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Não sou geneticista, portanto não vou fingir que percebo de genética.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Nie jestem genetykiem i nie zamierzam udawać eksperta.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Nie som genetik a ani nebudem tvrdiť, že genetike rozumiem.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.No soy genetista así que no pretendo entender la genética.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Nu sunt genetician, aşa că nu o să mă fac că înţeleg genetica.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Tôi không phải là một nhà nghiên cứu về gen, vì vậy tôi sẽ không ra vẻ am hiểu về gen.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Аз не съм генетик и не претендирам да разбирам от генетика.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.Я не генетик и не буду им притворяться.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.אני לא גנטקאי, ואיני מתיימר להבין גנטיקה.
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.أنا لستُ عالم وراثة,بالتالي لن اتظاهر بأنني افهم علم الوراثة
Kalıtım bilimci olmadığım için, genetikle ilgili her şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım.共同研究するメリットはまさにこれです
Kalıtım biliminin yasalarını keşfetti. boş zamanlarını değerlendirirken.실제로, 아시다시피, 유전의 법칙을 발견했지요. 기본적으로 취미로 했던 것에서 말이죠.
Kalıtım biliminin yasalarını keşfetti. boş zamanlarını değerlendirirken.גילה את חוקי הגנטיקה - בעצם בתור תחביב.
Kalıtım biliminin yasalarını keşfetti. boş zamanlarını değerlendirirken.في الواقع، تعلمون، أكتشف قوانين علم الجينات-- كهواية، في الاساس.
Kalıtım biliminin yasalarını keşfetti. boş zamanlarını değerlendirirken.発見しました このシステムから 便利なものがたくさん生まれているのです
Kalıtımsal malzemeyi DNAlarınız oluşturur,Bộ gen của bạn được tạo thành từ ADN của bạn,
Kalıtımsal malzemeyi DNAlarınız oluşturur,Je genoom bestaat uit DNA.
Kalıtımsal malzemeyi DNAlarınız oluşturur,유전자는 우리의 단백질을 구성하여
Kalıtımsal malzemeyi DNAlarınız oluşturur,Tu genoma está compuesto por tu ADN,
Kalıtımsal malzemeyi DNAlarınız oluşturur,הגנום עשוי מה-ד.נ.א. שלכם,
Kalıtımsal malzemeyi DNAlarınız oluşturur,و هى مكونة من حمضنا النووى،
Kalıtımsal malzemeyi DNAlarınız oluşturur,生命たらしめるタンパク質を暗号化する
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.A maior parte da nossa herança cultural olha para o passado, de maneira demasiado optimista.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Duża część naszego dziedzictwa kulturowego zwraca się ku przeszłości, idealizując ją.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Hầu hết giá trị di sản văn hóa của chúng ta có khuynh hướng xét lại lãng mạn hóa quá khứ.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Het meeste van ons culturele erfgoed had de neiging naar het verleden te kijken, het verleden te romantiseren.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.우리 문화 유산의 대부분은 과거를 회상하고, 과거를 미화하는 작품입니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod