Bana kalırsa biyokimyasal reaksiyonlar arasında en önemli olanı kesinlikle hücresel solunum. - -Κατά τη ταπεινή μου άποψη, η πιο σημαντική βιοχημική αντίδραση, ειδικά για εμάς, είναι η κυτταρική αναπνοή.
Bana kalırsa biyokimyasal reaksiyonlar arasında en önemli olanı kesinlikle hücresel solunum. -Моя скромна думка, що найважливішою біохімічною реакцією, особливо для нас, є клітинне дихання.
Bana kalırsa biyokimyasal reaksiyonlar arasında en önemli olanı kesinlikle hücresel solunum. - -Според моето скромно мнение, едничката най-важна биохимична реакция, специално за нас е клетъчното дишане.
Bana kalırsa biyokimyasal reaksiyonlar arasında en önemli olanı kesinlikle hücresel solunum. -לעניות דעתנו התגובה הביוכימית היחידה החשובה ביותר
Bana kalırsa biyokimyasal reaksiyonlar arasında en önemli olanı kesinlikle hücresel solunum. -في رأيي المتواضع العملية الحيوكيميائية الأكثر أهمية
Bana kalırsa bizi pohpohlamak ve istediklerimizi yerine getirmek그래서 Zipcar와 다른 메시 기업들이 우리를 열광시키기 위해서,
Bana kalırsa bizi pohpohlamak ve istediklerimizi yerine getirmekזו לא אפשרות שלהם, לדעתי זו חובתם
Bana kalırsa bizi pohpohlamak ve istediklerimizi yerine getirmekوهذا ليس خيارا لهم فقط، ولكنني أعتقد أنه ضرورة
Bana kalırsa bizi pohpohlamak ve istediklerimizi yerine getirmek利用者を驚かせることや コンシェルジュのようなサービスを提供することは
" Bana kalırsa Bolşevikler geldiği zaman... ...çok ama çok karanlık bir gündü."E penso che deve essere stata una giornata molto brutta, quando sono arrivati i bolscevichi.
" Bana kalırsa Bolşevikler geldiği zaman... ...çok ama çok karanlık bir gündü."Et je pense que ça a dû être un jour très, très sombre quand les bolcheviks sont arrivés.
" Bana kalırsa Bolşevikler geldiği zaman... ...çok ama çok karanlık bir gündü." 볼쉐비키들이 도착했던 날은 틀림없이 아주 어두운 날이었다고 생각합니다
" Bana kalırsa Bolşevikler geldiği zaman... ...çok ama çok karanlık bir gündü."Myślę, że to musiał być bardzo ciemny dzień, kiedy Bolszewicy przybyli.
" Bana kalırsa Bolşevikler geldiği zaman... ...çok ama çok karanlık bir gündü."Op een heel erg donkere dag arriveerden de Bolsjewieken.
" Bana kalırsa Bolşevikler geldiği zaman... ...çok ama çok karanlık bir gündü."Și cred că trebuie să fi fost o zi foarte, foarte sumbră când au ajuns bolșevicii.
" Bana kalırsa Bolşevikler geldiği zaman... ...çok ama çok karanlık bir gündü."Úgy képzelem, hogy nagyon-nagyon sötét volt aznap, amikor megjöttek a bolsevikok.
" Bana kalırsa Bolşevikler geldiği zaman... ...çok ama çok karanlık bir gündü."Und ich glaube es muss ein sehr, sehr dunkler Tag gewesen sein als die Bolschewiken kamen.
" Bana kalırsa Bolşevikler geldiği zaman... ...çok ama çok karanlık bir gündü."Và tôi nghĩ đó phải là một ngày rất, rất đen tối khi đảng Bolsheviks thành lập.
" Bana kalırsa Bolşevikler geldiği zaman... ...çok ama çok karanlık bir gündü."Y pienso que debe haber sido un día muy, muy oscuro cuando llegaron los bolcheviques.
" Bana kalırsa Bolşevikler geldiği zaman... ...çok ama çok karanlık bir gündü."Думаю, что это, конечно, был очень ужасающий день, когда пришли большевики.
" Bana kalırsa Bolşevikler geldiği zaman... ...çok ama çok karanlık bir gündü.Мисля, че е бил един много, много черен ден, когато болшевиките пристигнали.
" Bana kalırsa Bolşevikler geldiği zaman... ...çok ama çok karanlık bir gündü."ולדעתי זה היה כנראה יום שחור מאד כשהבולשביקים הגיעו.
" Bana kalırsa Bolşevikler geldiği zaman... ...çok ama çok karanlık bir gündü."واعتقد انه كان يوما مظلما جدا جدا عندما وصل البلاشفة.
" Bana kalırsa Bolşevikler geldiği zaman... ...çok ama çok karanlık bir gündü.とても暗い日だったに違いない 彼らは楽しい時を過ごしたかもしれないが
Bana kalırsa bu bir çeşit mucize.Credo che questo sia una specie di miracolo.
Bana kalırsa bu bir çeşit mucize.Creo que esto es una especie de milagro.
Bana kalırsa bu bir çeşit mucize.la chose ordinaire. Je pense qu'il s'agit d'une sorte de miracle.
Bana kalırsa bu bir çeşit mucize.شيء عادي. وأعتقد أن هذا نوع من المعجزة.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Acho que não é uma coincidência.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Das ist wohl nicht nur Zufall.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Dat is volgens mij geen toeval.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Et je pense que ce n'est pas que le fruit du hasard.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.제 생각엔 이게 그냥 우연이 아닙니다.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Och jag tror inte det bara är slump.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Questo a mio avviso non è casuale.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Şi cred că nu doar din întâmplare.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Według mnie nie jest to przypadek.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Y pienso que esto no es casualidad.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.Δεν πιστεύω ότι αυτό είναι τυχαίο.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.И според мен това не е просто случайност.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.И я решил, что это неспроста.
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil..ואני חושב שזה לא רק במקרה
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.وأنا أعتقد أن هذا ليس مجرد صدفة
Bana kalırsa, bu bir tesadüf değil.チャイルドシートが承認されるためには
Bana kalırsa bu çok kolay.Also ich finde das zu simpel.
Bana kalırsa bu çok kolay.Credo che sia troppo facile.
Bana kalırsa bu çok kolay.Creo que es demasiado fácil.
Bana kalırsa bu çok kolay. Dinin tamamını bu şekilde gözden çıkarmak çok kolay.Ale já myslím, že je to příliš snadné takhle odmítnout náboženství vůbec.
Bana kalırsa bu çok kolay. Dinin tamamını bu şekilde gözden çıkarmak çok kolay.Сейчас же мне кажется, что это слишком просто отвергать все, что заложено в религии.
Bana kalırsa bu çok kolay.Eu cred că e prea simplist.
Bana kalırsa bu çok kolay.Jag tror att det är för enkelt.
Bana kalırsa bu çok kolay.Ja si myslím, že to je príliš jednoduchý pohľad.
Bana kalırsa bu çok kolay.Jeg synes, at det er for bekvemt.
Bana kalırsa bu çok kolay.Je pense que c'est trop facile.
Bana kalırsa bu çok kolay.그런데 그건 너무 간단한 결론입니다.
Bana kalırsa bu çok kolay.Meni pa se zdi, da je to prelahko.
Bana kalırsa bu çok kolay.Mij lijkt dit te gemakkelijk.
Bana kalırsa bu çok kolay.Ora eu penso que isso é demasiado fácil.
Bana kalırsa bu çok kolay.Szerintem ez túl egyszerű.
Bana kalırsa bu çok kolay.Tôi nghĩ là nó quá dễ dàng.