Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur.Ведь тому, кто управляет другими, нельзя допускать в себе даже малейшей ошибки.
Örneğin iki takım onunculuk konumunda berabere kalırsa 2,5 puan almışlardır.То есть численность войска, собираемого с одной территории, могла отличаться в 2,5 раза.
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.Отступив на свою базу, они могли отдохнуть и привести части в порядок.
Bana kalırsa hepiniz hatalısınız.أظن أنكم كلكم مخطئون.
"Seçimler ikinci tura kalırsa hangi tarihte yapılacak?".«Quando, afinal, há segundo turno em uma eleição?».
Sen nereye gidersen ben de oraya gideceğim, sen nerede kalırsan ben de orada kalacağım.Não importa onde você esteja; você sempre estará lá.
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.Com grande estresse, só relaxa após testar suas receitas em casa.
Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur.Zij die niet terugkwamen, konden nooit nog aanspraak maken op een terugkeer.
Evren'e kalırsa Yıldız onu hiç unutmamıştır.Het ambachtelijke van het vak is Van der Sterre altijd bijgebleven.
Bana kalırsa, Fransızca İngilizceden daha zordur.Volgens mij is Frans moeilijker dan Engels.
Eğer protaktinyum reaktörde kalırsa az miktarda U-232 de üretilir.Jeżeli pozostawimy protaktyn w reaktorze, to dojdzie również do powstania niewielkich ilości U-232.
Sen nereye gidersen ben de oraya gideceğim, sen nerede kalırsan ben de orada kalacağım.Kуда́ идёшь ты, туда́ и я. → Gdzie (dokąd) idziesz ty, tam idę i ja.
Örneğin iki takım onunculuk konumunda berabere kalırsa 2,5 puan almışlardır.Zahraniční zkušenosti ukazují, že na jedno ztracené místo by mělo přibýt 2,5 nového.
İzzy severek şiir yazar ve zamanı kalırsa "büyük" bir Wrestling hayranıdır.Izzy je vášnivý do psaní básní a velký fanoušek Wrestlingu.
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.Mohou se cítit nabiti a uvolněni ve společnosti.
Uç ne kadar kısa kalırsa o kadar fazla çözülme riski vardır.Čím delší je vyjednávání, tím menší je ochota riskovat.
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.În luptă, poate ținti și se poate feri după clădiri.
Sen nereye gidersen ben de oraya gideceğim, sen nerede kalırsan ben de orada kalacağım.Tunnen sen itsessäni, edessäni, minne tahansa menen, missä sitten olenkin.
Örneğin iki takım onunculuk konumunda berabere kalırsa 2,5 puan almışlardır.Υψώνοντας τον καθένα από τους κοινούς στη μικρότερη δύναμή του έχουμε 2, 5.
Hasta hayatta kalırsa belirtiler birkaç saat içerisinde kaybolur.Hos de fleste patienter forsvinder symptomerne indenfor få uger.
Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur.Den som gjør en (i utgangspunktet) straffbar handling i nødverge kan ikke straffes.
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.Om de blir forstyrret, ruller de seg sammen og lar seg falle ned på bakken.
Her zaman öğrenci olarak kalırsa insan, öğretmenine borcunu ödememiş olur.”I min alder kan en mann ikke lenger våge å lytte til sin hjerte.»
Geriye bir tek vurucu kalırsa sonraki topu kazanabilmek için sürekli sayı yapmak zorundadır.Siden behøver da kun å dele ett gjenværende hull for å vinne matchen.
Esareti sırasında Sezar eğer serbest kalırsa korsanların hepsini öldüreceğine dair söz vermiştir.Mens han satt fange ga han piratene løftet at straks han ble satt fri ville han få dem alle drept.
Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur.Sedangkan orang-orang yang mendayung arombai tidak berani kembali ke Siri Sori.
Ilk başta düşünülen kadınlar ve çocuklar doldurulacak, yer kalırsa erkeklerde alınacaktı.Seharusnya wanita dan anak-anak naik pertama, diikuti pria yang menempati ruang tersisa.
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.Tapi kalau mau hemat, bisa banget bawa dari rumah lho.
Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu.Namun pekerjaan sebagai seniman jalanan adalah yang paling berkesan baginya.
Esareti sırasında Sezar eğer serbest kalırsa korsanların hepsini öldüreceğine dair söz vermiştir.Cũng như ông đã hứa, sau khi được thả, Caesar bắt những tên cướp biển và đóng đinh bọn chúng.
Sen nereye gidersen ben de oraya gideceğim, sen nerede kalırsan ben de orada kalacağım.Tao đi đâu cũng thấy… mày bên cạnh.
Evren'e kalırsa Yıldız onu hiç unutmamıştır.Tuy lớn lên tại Hoa Kỳ, Cung Lê không bao giờ quên nguồn gốc của mình.
Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur.この試練に挑み生きて帰った者はいない。
Kızgınlık döneminde gebe kalırsa genellikle o yıl içinde bir daha kızgınlık göstermez.興奮期に妊娠すると一般的に同じ年では更なる発情期を迎えない。
(Oyuna geç kalırsanız koltuğunuzu kaybedebilirsiniz.)(その際ビリ〜がやられてしまうとゲームオーバーになってしまう。
Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu.生存する画家の作品としては史上最高額。
Vajinada 24 saatten fazla kalırsa toksik şok sendromu oluşabilir.ジアゼパムを24時間以上点滴されたならば、耐性が形成される。
Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur.既奸回之奰逆,终不悦于仁人。
Vajinada 24 saatten fazla kalırsa toksik şok sendromu oluşabilir.若置於阴道未取出超過24小時,可能會造成中毒性休克症候群(英语:toxic shock syndrome) 。
Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu.能找到一個如此好的拍檔,是我最開心的事。
(Oyuna geç kalırsanız koltuğunuzu kaybedebilirsiniz.)(송응창이 사망하면 패배한다.)
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.자신의 집이 있음에도, 류지네가 편하다며 류지네 집에 얻혀 살게 된다.
Eğer siz Türk vatanına sâdık kalırsanız elimden gelen her iyi şeyi yapacağım.당과 조국의 이익에 부합하는 것이라면 내가 할 수 있는 한 어떤 것도 할 것이며 아주 잘 해낼 것이다."라고 말했다.
Sen nereye gidersen ben de oraya gideceğim, sen nerede kalırsan ben de orada kalacağım.לאן שהיא תלך, אנו נלך.
Uç ne kadar kısa kalırsa o kadar fazla çözülme riski vardır.ככל שיישמרו תנאים מסוימים, קטן הסיכוי שזה יקרה.
(Oyuna geç kalırsanız koltuğunuzu kaybedebilirsiniz.)יכול להיות שהפיל הורד מהמשחק אחרי המצאת שיטת מיקום זו.)
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.При нужда те могат да се свиват и прилепват назад по тялото.
Maçtan sonra arka alanda Ambrose, Rollins'e yine bu tarz durumlarda kalırsa yardım etmeyeceğini söyledi.Зад кулисите, Амброуз казва на Ролинс, че няма да му помогне пак, ако той се забърка с тях отново.
Esareti sırasında Sezar eğer serbest kalırsa korsanların hepsini öldüreceğine dair söz vermiştir.По време на плена си им обещава, че когато се освободи, ще убие всички.
Kişi aynı rakımda kalırsa belirtiler 1-2 gün içerisinde kaybolabilir.Ak nedôjde k bakteriálnej kontaminácii afta, príznaky zmiznú do 1 – 2 týždňov.
Hasta hayatta kalırsa belirtiler birkaç saat içerisinde kaybolur.Lézie zmiznú bez zjazvenia do dvoch týždňov.
Evren'e kalırsa Yıldız onu hiç unutmamıştır.Ta pidas uut tähte imeks, milletaolist ei ole maailma algusest saadik nähtud.
Uç ne kadar kısa kalırsa o kadar fazla çözülme riski vardır.Mida kaugem põhjus, seda vähem aega võib kulutada selle lahendamiseks.
20 sene daha sağlıklı kalırsanız, belki 150, belki 300'ü bile görebileceksiniz.그렇다면, 150 세 혹은 300 세 까지 사는 것이 가능한 세상을 보게 될 것입니다.
20 sene daha sağlıklı kalırsanız, belki 150, belki 300'ü bile görebileceksiniz.Als u gezond kan blijven voor 20 jaar, wordt u 150 jaar oud, misschien 300.
20 sene daha sağlıklı kalırsanız, belki 150, belki 300'ü bile görebileceksiniz.Dacă puteţi să vă menţineţi sănătoşi în următorii 20 de ani, veţi apuca să trăiţi 150 de ani, poate 300.
20 sene daha sağlıklı kalırsanız, belki 150, belki 300'ü bile görebileceksiniz.Jeśli będziecie zdrowi przez następne 20 lat, to dożyjecie 150, a może nawet 300 lat.
20 sene daha sağlıklı kalırsanız, belki 150, belki 300'ü bile görebileceksiniz.Se puderem manter-se saudáveis por 20 anos, chegarão aos 150, talvez aos 300.
20 sene daha sağlıklı kalırsanız, belki 150, belki 300'ü bile görebileceksiniz.Se rimarrete sani per 20 anni, ne vedrete altri 150 e forse 300.
20 sene daha sağlıklı kalırsanız, belki 150, belki 300'ü bile görebileceksiniz.Si pueden mantenerse sanos por 20 años, vivirán 150 o talvez 300.