Eğer ben burada kalırsam sen kafana takar mısın?Do you mind if I stay here?
Burada kalırsan öleceksin.You'll die if you stay here.
Burada kalırsak muhtemelen ölürüz.If we stay here, we'll probably die.
Eğer Mary John'la kalırsa Tom bunun en iyi olacağını düşündü.Tom thought it would be best if Mary stayed with John.
Görünüşe göre, Tom Mary'ye tekrar geç kalırsa kovulacağını söyledi.Apparently, Tom told Mary if she was late again, she'd get fired.
Burada kalırsak güvende olabiliriz.If we stay here, we might be safe.
Eğer burada kalırsan ben de seninle kalırım.I will stay with you provided that you stay here.
Ben burada kalırsam ölürüm.I'm dead if I stay here.
Burada kalırsanız hayatlarınız tehlikededir.Your lives are in danger if you stay here.
Biraz daha uzun bir süre kalırsak olur mu?Would it be OK if we stayed a little longer?
Geç kalırsan seni bekleyemiyeceğimi biliyorsun.You know I can't wait for you if you're late.
Geç kalırsan Tom bundan hoşlanmaz.Tom won't like it if you're late.
Eğer kalırsam umursamayacağından emin misin?Are you sure you don't mind if I stay?
Bana kalırsa, bu iyi bir fikir değil.In my opinion, it's not a good idea.
Bana kalırsa Tom ve ben kendimiz halledebiliriz.Tom and I can handle it by ourselves, I think.
Kalırsan beni rahatsız etmez.It doesn't bother me if you stay.
Eğer o geç kalırsa ne yapacağız?What will we do if he's late?
Tom geç kalırsa ne yaparız?What'll we do if Tom is late?
Eğer burada kalırsak polis bizi bulur.The police will find us if we stay here.
Burada kalırsak ölürüz.We'll die if we stay here.
Geç kalırsan annen ne yapar?What would your mom do if you're late?
Burada kalırsak ağlamaya devam edecektir.He will continue to cry if we stay here.
Tom bunu ancak mecbur kalırsa yapacaktır.Tom will only do that if he has to.
Daha uzun süre kalırsan bunu isterim.I'd like it if you stayed longer.
Mary'nin zırvasını daha fazla dinlemek zorunda kalırsam, deliririm.If I have to listen to Mary's twaddle any further, I'll get mad.
Mary'nin zırvalarını daha fazla dinlemek zorunda kalırsam, deliririm.If I have to listen to Mary's twaddle any further, I'll get mad.
Bunu yapmak zorunda kalırsam yaparım.I'll do that if I have to.
Eğer burada kalırsak Tom'un önemsemeyeceğinden eminim.I'm sure Tom wouldn't mind if we stayed here.
Mary geç kalırsa Tom çok mutlu olmaz.Tom won't be very happy if Mary is late.
Geç kalırsanTom bundan hoşlanmaz.Tom wouldn't like it if you were late.
Tom ve ben geç kalırsak bizi bekleme.If Tom and I are late, don't wait for us.
Tom ve ben geç kalırsak bizi beklemeyin.If Tom and I are late, don't wait for us.
Biraz daha kalırsam sorun olur mu?Is it all right if I stay a little longer?
Eğer siz Türk vatanına sâdık kalırsanız elimden gelen her iyi şeyi yapacağım.If you remain loyal to the Turkish homeland, I'll do every good thing that I can.
Vajinada 24 saatten fazla kalırsa toksik şok sendromu oluşabilir.If left in the vagina for more than 24 hours toxic shock syndrome may occur.
Kan şekeri düzeyleri çok yüksek kalırsa vücut kısa vadede iştahı bastırır.If blood sugar levels remain too high the body suppresses appetite over the short term.
Eğer protaktinyum reaktörde kalırsa az miktarda U-232 de üretilir.If the protactinium remains in the reactor, small amounts of U-232 are also produced.
Sen nereye gidersen ben de oraya gideceğim, sen nerede kalırsan ben de orada kalacağım.Wherever you go, there you are.
Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur.Nor is there any honour for the enemy who despoiled it.
"Seçimler ikinci tura kalırsa hangi tarihte yapılacak?"."Comment les dates de l'élection sont-elles choisies ?".
Bana kalırsa, bu işgali anlayabilmek için bu dönemki öğrenci olayları iyice özümsemek gerekir.I would be grateful to learn if the students find any merit in this.
(Oyuna geç kalırsanız koltuğunuzu kaybedebilirsiniz.)(If he cannot legally do so, he loses the game.)
Örneğin iki takım onunculuk konumunda berabere kalırsa 2,5 puan almışlardır.First team getting to 2.5 points wins immunity.
Kişi aynı rakımda kalırsa belirtiler 1-2 gün içerisinde kaybolabilir.If the louse falls off a person, it dies within 1–2 days.
Eğer sıkışıp kalırsanız, o zaman iyi şanslar.If you stick around, then good luck.
Ben sana güveniyorum, hatta bana kalırsa, sen masumsun.I trust you, you know what, and you're innocent.
Eğer burada kalırsam, senin tarafından hipnotize olacağımı.Hypnotized by you if I should linger
Ama göreceksiniz, eğer sakin kalırsanız, bunun çokta zor bir şey olmadığını görürsünüz.But we're going to see, if you just stay calm, it's not too bad.
Ama konserin başlarında, yanındaki korumasına 'Uyuya kalırsam, konseri durdur' demişti.But.. And he suggested his bodyguard, 'When I am assleep, stop the concert.'
Diye o evde artık biliyordu Meryem yalnız kalırsa her zamankinden daha hissettim.Mary felt lonelier than ever when she knew she was no longer in the house.
Bana kalırsa onlar hiçbir şeyin basit bir modeli değiller.I don't think they're a simple model of anything.
Bak da gor bir takda gec kalirsan bile!See if you are even one minute late!
O şey her neyse... ...beraber kalırsak bize bulaşması zor olacaktır.Whatever that fucking thing is it's going to have a harder time taking us out if we stick together.
Bir milyar yıl içinde evimizi terk etmek zorunda kalırsak belki nereye gideceğimizi biliyor oluruz.If we have to leave our home in a billion years, perhaps we will know where to go.
- Zamanımız kalırsa, grafikli hesap makinesiyle cevabımızı kontrol ederiz. -If we have time, I'll take out the graphing calculator and see if our answer matches up.
Ben sadece bu gibi burada kalırsan her şey normale dönecektir.If I just stay here like this, everything will turn back to normal.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.And I think that this is all part of surrendering to the design journey.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.I think it's a bird's nest on the ground.
Geç kalırsan, bu direk Mavi Saray'a gider.If you don't, I am going to go straight to the Blue House.
Geç kalırsam, ölürüm.If I am late, I'm dead.