Bana kalırsa yine de o yönde ilerliyoruz.Myślę, że w tą stronę zmierzamy.
Bana kalırsa yine de o yönde ilerliyoruz.Und ich glaube, wir gehen sowieso in diese Richtung.
Bana kalırsa yine de o yönde ilerliyoruz.А и мисля, че така или иначе сме тръгнали натам.
Bana kalırsa yine de o yönde ilerliyoruz.Я думаю, мы всё равно придем к этому.
Bana kalırsa yine de o yönde ilerliyoruz.אני חושבת שאנחנו נעים בכיוון הזה.
Bana kalırsa yine de o yönde ilerliyoruz.واعتقد بأننا نتجه إلى هذا الطريق على أية حال.
Bana kalırsa yine de o yönde ilerliyoruz.メッシュビジネスの可能性と課題を考えてみると -
Bana kalırsa...Η γνώμη μου είναι...
Bana kalırsa...Сперед мен ...
Bana kalırsa...Я думаю...
Benim ölmeme izin veremezler. Scar tarafından saldırıya uğrar ve çok zor bir durumda kalırsam...Nie mogą pozwolić, żebym im umarł, więc jeśli Scar mnie zaatakuje i będę naprawdę zagrożony...
Ben sadece bu gibi burada kalırsan her şey normale dönecektir.Nếu tôi chỉ ở đây như thế này, tất cả mọi thứ sẽ biến trở lại bình thường.
Ben sadece bu gibi burada kalırsan her şey normale dönecektir.Se eu ficar aqui como este, tudo vai voltar ao normal.
Ben sadece bu gibi burada kalırsan her şey normale dönecektir.Si je reste ici, Tout pourra redevenir comme avant.
Ben sadece bu gibi burada kalırsan her şey normale dönecektir.Si me quedo aquí de esta manera, todo volverá a la normalidad.
Ben sadece bu gibi burada kalırsan her şey normale dönecektir.אם אני פשוט אשאר כאן ככה, הכל יהיה לחזור למצב נורמלי.
Ben sadece bu gibi burada kalırsan her şey normale dönecektir.لو كنت مجرد البقاء هنا مثل هذا، كل شيء سوف تتحول إلى وضعها الطبيعي.
Ben sadece bu gibi burada kalırsan her şey normale dönecektir.、すべてが正常に戻って変わります。 ねえ、どのくらいあなたはこれを続けるのだろうか?
Ben sana güveniyorum, hatta bana kalırsa, sen masumsun.Je te fais confiance et tu sais quoi, tu es innocent.
Ben sana güveniyorum, hatta bana kalırsa, sen masumsun.Ti credo, e sai cosa... sei innocente.
Ben sana güveniyorum, hatta bana kalırsa, sen masumsun.Σε εμπιστεύομαι και είσαι αθώος.
Ben sana güveniyorum, hatta bana kalırsa, sen masumsun.Я тебе верю! Я знаю, что ты невиновен!
Beş parasız kalırsam seninle evlenemem.Ha semmim sem marad, akkor nem foglak elvenni.
Beş parasız kalırsam seninle evlenemem.Si je finis sans rien, je ne t'épouserai pas.
Beş parasız kalırsam seninle evlenemem.اذا افلست, فلن اتزوجك
Beş parasız kalırsan benimle evlenmeyeceğini söylemiştin.Nem azt mondtad, hogy nem veszel el, ha nem lesz semmid?
Beş parasız kalırsan benimle evlenmeyeceğini söylemiştin.Tu n'avais pas dit que tu ne m'épouserais pas si tu te retrouvais sans rien ?
Beş parasız kalırsan benimle evlenmeyeceğini söylemiştin.Είπες ότι δεν θα με παντρευόσουν αν έμενες αδέκαρος.
Beş parasız kalırsan benimle evlenmeyeceğini söylemiştin.الم تقل انك لن تتزوجني اذا افلست؟
Beyler, mecbur kalırsanız beni burada bırakıp gidin.Hvis det går galt, må I forlade mig og flygte.
Beyler, mecbur kalırsanız beni burada bırakıp gidin.Jos niin käy, jättäkää minut ja lähtekää pois.
Beyler, mecbur kalırsanız beni burada bırakıp gidin.Malta, se chegar a esse ponto, deixem-me aqui e vão embora.
Beyler, mecbur kalırsanız beni burada bırakıp gidin.Om det går snett får ni lämna mig och fly.
Beyler, mecbur kalırsanız beni burada bırakıp gidin.Ragazzi, se fosse necessario, abbandonatemi qui e mettetevi in salvo.
Beyler, mecbur kalırsanız beni burada bırakıp gidin.Si no nos queda otra, dejadme aquí y escapad vosotros.
Beyler, mecbur kalırsanız beni burada bırakıp gidin.W razie czego zostawcie mnie tu.
Beyler, mecbur kalırsanız beni burada bırakıp gidin.Παιδιά, αν φτάσουμε εκεί αφήστε με εδώ και φύγετε.
Beyler, mecbur kalırsanız beni burada bırakıp gidin.Если дело дойдёт до этого, оставьте меня здесь и уходите.
Birlikte kalırsak birbirimize saldırmayız diye düşünmüştüm!-Meidän piti pysytellä yhdessä.
Birlikte kalırsak birbirimize saldırmayız diye düşünmüştüm!Myślałem, że trzymamy się razem, żeby nie atakować swoich.
Birlikte kalırsak birbirimize saldırmayız diye düşünmüştüm!¡Pensaba que nos mantendríamos unidos para evitar atacarnos los unos a los otros!
Birlikte kalırsak birbirimize saldırmayız diye düşünmüştüm!Pensavo che dovessimo stare insieme per evitare di attaccarci l'uno con l'altro!
Birlikte kalırsak birbirimize saldırmayız diye düşünmüştüm!Pensei que íamos ficar juntos para evitarmos o ataque mútuo!
Birlikte kalırsak birbirimize saldırmayız diye düşünmüştüm!Vi skulle jo holde sammen for ikke at angribe hinanden.
Birlikte kalırsak birbirimize saldırmayız diye düşünmüştüm!Vi skulle ju hålla ihop för att inte angripa varandra.
Birlikte kalırsak birbirimize saldırmayız diye düşünmüştüm!Νόμιζα ότι θα μέναμε μαζί. Δεν θα παλεύαμε μεταξύ μας.
Birlikte kalırsak birbirimize saldırmayız diye düşünmüştüm!Я думал, мы ударим одновременно, чтобы не нападать друг на друга.
Bir milyar yıl içinde evimizi terk etmek zorunda kalırsak belki nereye gideceğimizi biliyor oluruz.Se dovessimo lasciare la Terra tra un miliardo di anni forse sapremo dove andare.
Bir milyar yıl içinde evimizi terk etmek zorunda kalırsak belki nereye gideceğimizi biliyor oluruz.Se tivermos que deixar a nossa terra, daqui a mil milhões de anos, talvez saibamos para onde ir.
Bir milyar yıl içinde evimizi terk etmek zorunda kalırsak belki nereye gideceğimizi biliyor oluruz.Si tenemos que dejar nuestro hogar en unos mil millones de años, tal vez ya sepamos a dónde debemos ir.
Böylece bana kalırsa Detroit gibi şehirler platformlar.Azt gondolom, ilyen értelemben a városok is platformok, és Detroit feltétlenül ilyen platform.
Böylece bana kalırsa Detroit gibi şehirler platformlar.Desta forma, acho que as cidades são plataformas, e certamente Detroit é uma plataforma.
Böylece bana kalırsa Detroit gibi şehirler platformlar.În felul ăsta, cred că orașele sunt platforme și categoric Detroit e o platformă.
Böylece bana kalırsa Detroit gibi şehirler platformlar.Op deze manier is een stad volgens mij ook een platform en Detroit is dat zeker.
Böylece bana kalırsa Detroit gibi şehirler platformlar.Quindi in questo modo, credo che le città siano piattaforme, e Detroit è certamente una piattaforma.
Böylece bana kalırsa Detroit gibi şehirler platformlar.Stejně tak přemýšlím i o městech jako o platformách a Detroit je platforma zcela určitě.
Böylece bana kalırsa Detroit gibi şehirler platformlar.W tym sensie, także miasta to platformy, a na pewno Detroit.
Böylece bana kalırsa Detroit gibi şehirler platformlar.И така по този начин, мисля, че градовете са платформи, и по тази логика и Детройт е платформа.
Böylece bana kalırsaIch glaube, Städte sind Plattformen,
Böylece bana kalırsa그래서 이런 식으로, 저는 도시들이 플랫폼이라 생각합니다.