Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Az én nézőpontom szerint a múzeumoknak páldát kéne venniük a vallásokról.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Cred că muzeele ar trebui să copieze cărţile religioase.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Il mio punto di vista è che i musei dovrebbero prendere ispirazione dai libri di religione.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.저는 박물관들이 종교의 일면을 본받아야 한다고 생각합니다.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Meiner Meinung nach sollten Museen sich bei Religionen eine Scheibe abschneiden.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Min ståndpunkt är att museum borde ta ett blad ur religionens böcker.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Mit synspunkt er, at museer burde tage ved lære af religionerne.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Mon opinion est que les musées devraient s'inspirer des livres religieux.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Naar mijn mening moeten musea te rade gaan bij religies.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Opino que los museos deberían aprender una lección de los libros de religión.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Pandangan saya adalah museum-museum sebaiknya meniru apa yang telah dilakukan oleh buku-buku keagamaan.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Podľa mňa by si múzeá mali zobrať príklad z náboženstiev.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Podle mě by se muzea měla od náboženství poučit.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Po mojem bi muzeji morali posnemati religije.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Quan điểm của tôi là viện bảo tàng nên sao chép từ tôn giáo
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Uważam, że muzea powinny brać przykład z religii.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Η άποψή μου είναι ότι τα μουσεία πρέπει ν' αντιγράψουν ένα κομμάτι των θρησκειών.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.Моето мнение е, че музеите трябва да копират религиите.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.На мій погляд, музеям варто взяти приклад з релігій.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.С моей точки зрения, музеи могли бы взять пример с религий.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.דעתי היא שמוזיאונים צריכים לקחת דף מספרי הדתות.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.وجهة نظري ,ان المتاحف يجب ان تنتزع ورقة من كتاب الاديان
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.美術館に歩み入ったとき・・・
Bana kalırsa...Naar mijn mening...
Bana kalırsa onlar hiçbir şeyin basit bir modeli değiller.Ich halte sie überhaupt nicht für ein simples Modell.
Bana kalırsa onlar hiçbir şeyin basit bir modeli değiller.Ik denk niet dat ze een eenvoudig model zijn van om het even wat.
Bana kalırsa onlar hiçbir şeyin basit bir modeli değiller.Jag tycker inte att de är en enkel modell av någonting.
Bana kalırsa onlar hiçbir şeyin basit bir modeli değiller.파리가 어떤 것이든지 간단한 모델이라 생각하지 않습니다.
Bana kalırsa onlar hiçbir şeyin basit bir modeli değiller.Menurut saya ini bukan hanya model sederhana.
Bana kalırsa onlar hiçbir şeyin basit bir modeli değiller.Myslím, že nejsou žádným jednoduchým modelem.
Bana kalırsa onlar hiçbir şeyin basit bir modeli değiller.Nem hinném, hogy egy légy bármi számára egyszerű modell volna.
Bana kalırsa onlar hiçbir şeyin basit bir modeli değiller.Non penso siano un modello semplice di niente.
Bana kalırsa onlar hiçbir şeyin basit bir modeli değiller.No pienso que sean un modelo simple de nada.
Bana kalırsa onlar hiçbir şeyin basit bir modeli değiller.Penso que não são nenhum modelo simples.
Bana kalırsa onlar hiçbir şeyin basit bir modeli değiller.Tôi không nghĩ chúng là những mô hình đơn giản của bất cứ thứ gì
Bana kalırsa onlar hiçbir şeyin basit bir modeli değiller.Uważam, że muszki w żadnym razie nie są prostym modelem.
Bana kalırsa onlar hiçbir şeyin basit bir modeli değiller.Я не считаю, что мухи являются простой моделью чего-либо.
Bana kalırsa onlar hiçbir şeyin basit bir modeli değiller.אני לא חושב שהם מודל פשוט של משהו.
Bana kalırsa onlar hiçbir şeyin basit bir modeli değiller.لا أظن أنها نموذج مبسط لأي شيء.
Bana kalırsa onlar hiçbir şeyin basit bir modeli değiller.素晴らしいモデルだ
Bana kalırsa oyun oynamanın sırası değil şimdi.Ich denke wir sollen kein Speil spielen.
Bana kalırsa oyun oynamanın sırası değil şimdi.Je ne pense pas qu'on devrait jouer maintenant
Bana kalırsa oyun oynamanın sırası değil şimdi.Non penso che sia il momento di giocare.
Bana kalırsa oyun oynamanın sırası değil şimdi.Δε νομίζω ότι πρέπει να παίζουμε παιχνίδια τώρα.
Bana kalırsa...Podľa mňa...
Bana kalırsa rahat olabilirsiniz, çünkü Science editörü, bir aptal değil. ve oldukça profesyoneller.Ellos tenían que ser muy cautelosos,
Bana kalırsa rahat olabilirsiniz, çünkü Science editörü, bir aptal değil. ve oldukça profesyoneller.하지만 제가 거듭 말하고 싶은 것은, 사이언스지의 편집자도 바보가 아닌 이상, 그리고 이 두 전문 연구진이-
Bana kalırsa rahat olabilirsiniz, çünkü Science editörü, bir aptal değil. ve oldukça profesyoneller.لكن ما أقوله هو، أنه يمكنكم الابتهاج، لأن محرر مجلة العلوم، والذي هو زائف، وكلا هؤلاء المهنيين إلى حد ما --
Bana kalırsa rahat olabilirsiniz, çünkü Science editörü, bir aptal değil. ve oldukça profesyoneller.だってサイエンス誌の編集者はバカじゃないし そしてどちらも本当に専門的な 2つのチームが同じ結論に達したんですから
Bana kalırsa şiiri raflardan alıp hayatın içine sokmak iyi birşey.A mám pocit, že je dobré presunúť poéziu z políc viac do verejného života.
Bana kalırsa şiiri raflardan alıp hayatın içine sokmak iyi birşey.그리고 제 생각엔, 시를 꺼내어 더 많은 공공장소로 끌어들이는 것이 좋은 일입니다.
Bana kalırsa şiiri raflardan alıp hayatın içine sokmak iyi birşey.Min fornemmelse er, det er godt at få poesi ned fra hylderne og mere ud i offentligheden.
Bana kalırsa şiiri raflardan alıp hayatın içine sokmak iyi birşey.Mi sensación es que es bueno sacar la poesía de los estantes y ponerla en la vida pública.
Bana kalırsa şiiri raflardan alıp hayatın içine sokmak iyi birşey.O que eu quero dizer é que é uma coisa boa tirar a poesia das prateleiras e trazê-la mais para a vida pública.
Bana kalırsa şiiri raflardan alıp hayatın içine sokmak iyi birşey.Şi eu simt că este bine să scoţi poezia de pe rafturi şi să o introduci în viaţa publică.
Bana kalırsa şiiri raflardan alıp hayatın içine sokmak iyi birşey.Und ich denke, dass es gut ist, Lyrik aus den Bücherregalen zu holen und sie ins öffentliche Leben zu bringen.
Bana kalırsa şiiri raflardan alıp hayatın içine sokmak iyi birşey.Uważam, że to dobry pomysł aby zdjąć poezję z półek i wprowadzić do życia publicznego.
Bana kalırsa şiiri raflardan alıp hayatın içine sokmak iyi birşey.Volgens mij is het een goed idee om poëzie van de boekenplank te halen en het publieke leven in te sturen.
Bana kalırsa şiiri raflardan alıp hayatın içine sokmak iyi birşey.Αισθάνομαι ότι είναι καλό να βγάλουμε την ποίηση από τα ράφια και περισσότερο μέσα στη δημόσια ζωή.
Bana kalırsa şiiri raflardan alıp hayatın içine sokmak iyi birşey.Как мне кажется, необходимо снять поэзию с полок и пустить в общественную жизнь.