kalırsın ile cümle

kalırsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Adını poponla yazmak zorunda kalırsın!Budeš musieť napísať svoje meno zadkom!
Adını poponla yazmak zorunda kalırsın!Devi scrivere il tuo nome con il sedere!
Adını poponla yazmak zorunda kalırsın!Du musst deinen Namen mit deinem Hintern schreiben!
Adını poponla yazmak zorunda kalırsın!Je moet jouw naam schrijven met jouw kont!
Adını poponla yazmak zorunda kalırsın!동으로 이름 쓰기.
Adını poponla yazmak zorunda kalırsın! Sen gerçekten olgun değilsin!Con phải dùng mông viết tên mình! mẹ thật là trẻ con!
Adını poponla yazmak zorunda kalırsın!Trebuie sa-ti scri numele cu piciorul !
Adını poponla yazmak zorunda kalırsın!Tu devras écrire ton nom avec ton derrière !
Adını poponla yazmak zorunda kalırsın!Πρέπει να γράφεις το όνομα σου με το πισινό σου!
Adını poponla yazmak zorunda kalırsın!Ты должен будешь написать своё имя попой!
Adını poponla yazmak zorunda kalırsın!Ще трябва да напишеш името си с гъза си!
Adını poponla yazmak zorunda kalırsın!תהיה חייב לרשום את השם שלך עם הישבן!
Adını poponla yazmak zorunda kalırsın!عليك أن تكتب أسمك على مؤخرتك!ـ
Adını poponla yazmak zorunda kalırsın!ホントに幼稚だ!
"akıllı tasarımlar" dan bahsetmek zorunda kalırsınız.지적 창조의 과정으로 설명 될 수 없습니다
"akıllı tasarımlar" dan bahsetmek zorunda kalırsınız.חייב להיות עיצובים תבוניים, לא עיצוב תבוני.
"akıllı tasarımlar" dan bahsetmek zorunda kalırsınız.إذا تحتاج لأن تكون تصاميم ذكية وليس تصميما ذكيا
"akıllı tasarımlar" dan bahsetmek zorunda kalırsınız.そう考えなくてもいい。 前回の動画で伝えたかったポイントは
Aksi takdirde, Aralık ayının kirasını da ödemek zorunda kalırsınız.Annars måste du betala hyra också för december månad.
Aksi takdirde, Aralık ayının kirasını da ödemek zorunda kalırsınız.De lo contrario, deberá pagar también el alquiler del mes de diciembre.
Aksi takdirde, Aralık ayının kirasını da ödemek zorunda kalırsınız.Muuten sinun täytyy maksaa myös joulukuun vuokra.
Aksi takdirde, Aralık ayının kirasını da ödemek zorunda kalırsınız.Sinon, vous devrez également payer le loyer de décembre.
Aksi takdirde, Aralık ayının kirasını da ödemek zorunda kalırsınız.В противном случае вы будете вынуждены внести арендную плату также за декабрь.
Ama ona inanırsın, 'Whaaa! ve bunu çözmek için bir sürü filozof çağırmak zorunda kalırsın.A musíte přivolat spoustu filosofů, aby ji vyřešili.
Ama ona inanırsın, 'Whaaa! ve bunu çözmek için bir sürü filozof çağırmak zorunda kalırsın.Mert nem tulajdonítasz semmi jelentőséget a szemlélőnek.
Ama ona inanırsın, 'Whaaa! ve bunu çözmek için bir sürü filozof çağırmak zorunda kalırsın.Это - ничто, но ты веришь в них... ооо!
Ancak bu çok güvenilecek bir özellik değildir. Zira birkaç nüfuzun ardından Garaja dönmek zorunda kalırsınız.하지만 몇 번 관통되면 바로 차고행이므로 그것만 믿고 있을 순 없습니다
Ancak bu çok güvenilecek bir özellik değildir. Zira birkaç nüfuzun ardından Garaja dönmek zorunda kalırsınız.Není to ale vlastnost, na kterou by bylo možné spoléhat: stačí pár průstřelů - a jsme zpátky v garáži.
Ancak bu çok güvenilecek bir özellik değildir. Zira birkaç nüfuzun ardından Garaja dönmek zorunda kalırsınız.Niemniej jednak nie jest to element, na którym można polegać - po kilku penetracjach wylądujemy w garażu.
Aslında kombinasyon dediğimde, birini büyütmek zorunda kalırsınız, çünkü sadece iki vektörümüz var. -Dejarme dibujarlo en R2.
Bir şey olur diye endişelenip tüm gece yanımda kalırsın.Aggódni fogsz, hogy talán történik valami és ezért egész éjszaka mellettem maradsz.
Bir şey olur diye endişelenip tüm gece yanımda kalırsın.وحتى اذا نمت ستكونين قلقة علي, وستبقين الى جانبي
Bu çift katlı sayfalara takılı kalırsınız.어린이가 접힌 부분을 펼쳐서 읽는 책인데, 머리를 그 안에 집어 넣을 수 있어요.
Bu çift katlı sayfalara takılı kalırsınız.ילד שקרא קריאת ספר קופץ לתלת מימד, יש סיכוי שתתחבו את ראשכם פנימה.
Bu çift katlı sayfalara takılı kalırsınız.عند الصغر تقرأون الكتب التي بها صور بارزة فتدخلون رؤوسكم بها
Bu çift katlı sayfalara takılı kalırsınız.中に頭をつっこみ
Burada bir iki gece kalırsın.' diyor.Menghabiskan beberapa malam di sini.
Burada bir iki gece kalırsın.' diyor.Passer une ou deux nuits par ici.
Burada bir iki gece kalırsın.' diyor.Passi un paio di notti qui.
Burada bir iki gece kalırsın.' diyor.Y estás un par de noches aquí.
"Buraya bir kez geldin mi," derdi, "hayatının sonuna dek burada kalırsın."'Eens je hier woont,' zei hij, kan je er voor de rest van je leven blijven.'"
"Buraya bir kez geldin mi," derdi, "hayatının sonuna dek burada kalırsın.""Gdy raz się tu znajdziesz, będziesz chciał zostać do końca życia".
"Buraya bir kez geldin mi," derdi, "hayatının sonuna dek burada kalırsın.""Odată ce ai stat aici", spuse el, poți să-ți petreci restul vieții aici."
"Buraya bir kez geldin mi," derdi, "hayatının sonuna dek burada kalırsın.""Quand vous avez séjourné ici', a-t-il dit, vous pouvez rester jusqu'à la fin de vos jours."
"Buraya bir kez geldin mi," derdi, "hayatının sonuna dek burada kalırsın."'Una vez que te has quedado aquí,' dijo el, puedes quedarte por el resto de tu vida.'"
"Buraya bir kez geldin mi," derdi, "hayatının sonuna dek burada kalırsın.""Когда пожил здесь, — сказал он, — останешься здесь на всю жизнь".
"Buraya bir kez geldin mi," derdi, "hayatının sonuna dek burada kalırsın.""Щом веднъж си отседнал тук - каза той, - може да останеш за остатъка от живота си."
Bu senaryolardan birini seçmek zorunda kalırsınız.Je moet één van deze scenario's kiezen.
Bu senaryolardan birini seçmek zorunda kalırsınız.이 시나리오들 중 하나만 일어날 수 있습니다. 그러니까 네가지 중 하나를 고르죠.
Bu senaryolardan birini seçmek zorunda kalırsınız.Você precisa pegar um desses cenários.
Bu senaryolardan birini seçmek zorunda kalırsınız.W jednym momencie może się zajść tylko jeden z tych scenariuszy.
Bu senaryolardan birini seçmek zorunda kalırsınız.Ми маємо обрати один з цих сценаріїв.
Bu senaryolardan birini seçmek zorunda kalırsınız.Трябва да изберем едно от тях
Bütün gece uyanık kalırsınız.Bạn thức trắng cả đêm.
Bütün gece uyanık kalırsınız.Du är vaken hela natten.
Bütün gece uyanık kalırsınız.Eşti treaz toată noaptea.
Bütün gece uyanık kalırsınız. Gün doğana dek yürürsünüz.Jste vzhůru celou noc. - až do úsvitu
Bütün gece uyanık kalırsınız. Gün doğana dek yürürsünüz.밤을 꼬박 지새우기도 합니다. 새벽까지 걸어다니기도 합니다.
Bütün gece uyanık kalırsınız. Gün doğana dek yürürsünüz.אתם ערים כל הלילה. אתם מתהלכים עד עלות השחר.
Bütün gece uyanık kalırsınız. Gün doğana dek yürürsünüz.تظل مستيقظاً طوال الليل ، وتظل تسير حتى بزوغ الفجر

İlgili Sayfalar