kalırlar ile cümle

kalırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Burada yaklaşık on yıl kalırlar.Il y restera près de dix ans.
Devamlı suyun içinde kalırlarsa çürürler.Ceux-ci restent continuellement en eau.
Çiftler sosyal olarak tekeşlidir ve eşlerden biri ölünceye kadar birlikte kalırlar.Les couples restent unis jusqu'à la mort ou la disparition de l'un des deux partenaires.
Artık birbirleriyle iletişim sağlayamayan insanlar kule yapımını bırakmak zorunda kalırlar.Ne pouvant plus se comprendre, les hommes abandonnent la construction de la tour.
Sütten kesildikten sonra yavrular uzun süre daha, temassız olarak ebeveynleri ile kalırlar.Si la nourriture est abondante, les autruchons seront abandonnés beaucoup plus tôt par leurs parents.
Kaptan bağırınca kapıyı kırmak zorunda kalırlar.Lorsqu'il se lève, la porte de la chambre claque.
Yoksul insanlar genellikle bu kırılma noktasının altında kalırlar.Les besoins financiers des pauvres se situent généralement au-dessous de ce seuil.
Allah'a inanmayanlar ise Cehennem'de ebediyyen kalırlar.Alá dice: De cierto los hipócritas estarán en lo más profundo del infierno.
Çoğu durumda, onlar Birinci Bölük ve hayvanlar arasındaki kavgada dışarda kalırlar.En la mayoría de los casos, se quedan fuera de combate entre el Primer Escuadrón y los animales.
Ancak Smolensk'i almayı başaramayan Ruslar 1634 Polyanovka Antlaşması'nı imzalamak durumunda kalırlar.No pudieron recuperar Smolensk, debiendo aceptar el Tratado de Poliánovka en 1634.
Michael ve Sara baş başa kalırlar.Lincoln y Michael dejan sola a Sara.
Buna Bartolo ve Basilio şaşıp kalırlar ve bu Rosina'nin alaylarına konu olur.Bartolo y Basilio están asombrados y Rosina se burla de ellos.
Övgü ya da eleştiriler karşısında tepkisiz kalırlar.Su reacción a las alabanzas o críticas.
Luigi, Giorgetta ile yalnız kalırlar ve Giorgetta ona neden işten ayrılmak istediğini sorar.Cuando está a solas, Giorgetta pide a Luigi por qué pidió ser despedido y reconocen su amor mutuo.
İki yeni çift yalnız kalırlar.Las dos mujeres se quedan solas.
Dört adam kendilerini güverteye bağlayarak hayatta kalırlar.Ahora tendrán que sobrevivir a bordo.
Daima gece avlanır ve uyanık kalırlar.Duerme de día y caza de noche.
Kaptan bağırınca kapıyı kırmak zorunda kalırlar.Al oír el ruido del vidrio, los niños tratan de romper la puerta.
Bağımsızlık hareketinin liderleri Bernardo O'Higgins ve José Miguel Carrera kaçmak zorunda kalırlar.Entre ellos iban los generales Bernardo O’Higgins y José Miguel Carrera.
Yoksul insanlar genellikle bu kırılma noktasının altında kalırlar.La povera gente di solito cade sotto di tale punto di pareggio.
Geleneksel olarak denetmenler yazarlar için anonim kalırlardı ama bu standart yavaş yavaş değişmektedir.Tradizionalmente i revisori non sono noti agli autori, ma questo aspetto sta cambiando lentamente.
Artık yeni bir tahliye noktasına ulaşmak zorunda kalırlar.Attualmente è in attesa di una nuova destinazione d'uso.
İkisi de cevaplayamadıkları sorularla baş başa kalırlar.Come sempre, entrambi hanno domande senza risposte.
Sadece kuluçka zamanı uzun süre karada kalırlar.Le reali dimensioni del disastro rimarranno per lungo tempo sottostimate.
Kaptan bağırınca kapıyı kırmak zorunda kalırlar.Quando la barra si esaurisce si aprirà una porta.
Çiftler sosyal olarak tekeşlidir ve eşlerden biri ölünceye kadar birlikte kalırlar.Le coppie sono monogame e rimangono unite fino alla morte di uno dei partner.
Irak'ta kalırlarsa ne yapacaklar?Dapoi che farei più in Italia?
Hayatta kalmak için şafak vaktine kadar savaşmak zorunda kalırlar.I sopravvissuti dovranno continuare a tenere duro fino a quando non arrivano i rinforzi all'alba.
Hava kararmış olmasına rağmen yollarına devam etmek zorunda kalırlar.Trovando la strada bloccata, sono però costretti a proseguire a piedi.
Fakat ikisi de sonsuza kadar ayrı kalırlar.I due si separano definitivamente.
Burada yaklaşık on yıl kalırlar.Qui rimase dieci anni.
Bağımsızlık hareketinin liderleri Bernardo O'Higgins ve José Miguel Carrera kaçmak zorunda kalırlar.Вожди движения за независимость Бернардо О’Хиггинс и Хосе Мигель Коррера принуждены бежать из страны.
Adamlar gördüklerine inanamaz, şaşırıp kalırlar.Тех миров, которые видели они, мы не видим».
Grup üyeleri de bu durumda kasabada bir süre vakit geçirmek zorunda kalırlar.Герою явно придётся задержаться в городке надолго.
Fakat ikisi de sonsuza kadar ayrı kalırlar.Они думают, что расстаются навсегда.
Kadınlar ve kızlar ise normal evlerde (Enpiar) kalırlar.В укрытии и самец и самка делят между собой заботу о потомстве.
Sadece kuluçka zamanı uzun süre karada kalırlar.Добыча остается лежать на земле достаточно долго.
İnsanlar kasabalarına yürüyerek gitmek zorunda kalırlar.Они решают идти в город пешком.
Çiftler sosyal olarak tekeşlidir ve eşlerden biri ölünceye kadar birlikte kalırlar.Пары сохраняются на всю жизнь до тех пор, пока не погибает один из её представителей.
Hayatta kalmak için şafak vaktine kadar savaşmak zorunda kalırlar.Предотвратить все это нужно до рассвета.
Genel durumda bu deniz aslanları kolonilerinin yakınlarında kalırlar.Однако как правило, южные морские львы предпочитают находиться вблизи их колоний.
Övgü ya da eleştiriler karşısında tepkisiz kalırlar.Предстаёт равнодушным к похвале или критике.
Irak'ta kalırlarsa ne yapacaklar?Что своего оставишь ты в миру?
Büyük bir maddi krize girer ve beş parasız kalırlar.На это уйдёт 5 крейцеров, и у меня ещё останутся деньги.
Artık yeni bir tahliye noktasına ulaşmak zorunda kalırlar.Сейчас мы готовимся к новому выходу.
Burada yaklaşık on yıl kalırlar.Проходит около десяти лет.
Sonrasında Türk ailenin oturma izni bitince ülkelerine dönmek zorunda kalırlar.Турецкие граждане при въезде в Россию отправляются обратно на родину.
Sİmler zamanında çıkış yapmazsa, bir gün daha kalmak zorunda kalırlar.Если Роженица не принесла их вовремя, то делает это позже.
Bu canlılar güney ve batı Avustralya sularının yerlisidir ve genellikle sığ, ılık sularda kalırlar.الموطن الأصلي لهذه المخلوقات هو جنوب وغرب أستراليا، وغالبا ما تبقى في المياه الضحلة معتدلة الحرارة.
Allah'a inanmayanlar ise Cehennem'de ebediyyen kalırlar.إن لم تؤمن بالله وكان الله موجوداً، فسيكون جزاؤك الخلود في جهنم، وهذه خسارة لامحدودة.
Devamlı suyun içinde kalırlarsa çürürler.الماء إذا استقر في البركة لمدة طويلة يفسد.
Ancak Japonlar kalırlar.ذا أمريكان ستاتيستيشين.
Bu durum karşısında İngiliz ler bu kurulları tanımak durumunda kalırlar.وتتابع الحكام البريطانيون على تلك المستعمرة.
Adamlar gördüklerine inanamaz, şaşırıp kalırlar.والثاني: يراه جميع أهل الموقف مؤمنهم وكافرهم؛ ثم يحتجب عن الكفار فلا يرونه بعد ذلك.
Fakat ikisi de sonsuza kadar ayrı kalırlar.تبقى الأزواج معا للأبد.
Baba ve oğlu yurtdışında kalırlar.لبعض الوقت شعر الوالد والابن بالاغتراب.
Daha sonra Norman aynadan uzaklaşır ve aynanın karşısında karşılıklı kalırlar.بعد ذلك, ذهب إمينيم خلف الكواليس و ينظر للمرآة.
Allah'a inanmayanlar ise Cehennem'de ebediyyen kalırlar.Satã é o deus dos demônios em Gehenna e um ser de poder ilimitado.
Fakat ikisi de sonsuza kadar ayrı kalırlar.Os dois podem agora ficar juntos para sempre.
Kaptan bağırınca kapıyı kırmak zorunda kalırlar.O capitão então tentou arrombar a porta.

İlgili Sayfalar