kalırlar ile cümle

kalırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Fakat bundan sonra gene tutup faiz alanlar, ateş ehlidir, orada da ebedi kalırlar.But those who revert to it again are the residents of Hell where they will abide for ever.
Ve bu lanette ebedi kalırlar, ne azapları hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.They shall live under it, and none of their agony decrease nor be respite for them.
Yüzleri ağaranlara gelince onlar, Allah'ın rahmetindedir, onlar, o rahmette ebedi olarak kalırlar.And those with bright faces shall be under God's grace and enjoy it for ever.
Ancak cehennem yoluna sevk eder, ebedi kalırlar orada ve bu, Allah'a pek kolaydır.Except to Hell, where they will abide for ever; and this is how (the law of God) works inevitably.
Onlarındır kıyılarından ırmaklar akan cennetler, ebedi kalırlar orada.For them will be gardens with streams running by, where they will for ever abide."
Onlar, bütün yaptıkları boşa gidenlerdir ve onlar, ateşte ebedi olarak kalırlar.Meaningless will be their acts, and in Hell they will bide for ever,
Orada ebedi kalırlar.Which they will enjoy for ever.
Onlardır cennet ehli, orada ebedi kalırlar.They are people of Paradise, where they will abide for ever.
Onlardır cehennem ehli, orada ebedi kalırlar.They are the people of Hell, where they will abide for ever,
Orada ebedi olarak kalırlar ve oradan ayrılmak da istemezler.Where they will abide for ever, never wanting a change.
Öyle kişilerdir onlar ki Firdevs'i miras alırlar ve onlar orada ebedi kalırlar.Who will inherit Paradise, and live in it for ever.
Yüzlerini yalar ateş ve onlar, orada somurtup kalırlar.Their faces will be scorched by flames, and they will grin and scowl within it.
Ebedi kalırlar orada; Allah'ın vaadi gerçektir ve odur üstün, hüküm ve hikmet sahibi.They will abide in them for ever. The promise of God is true; and He is all-mighty and all-wise.
Orada ebedi ve daimi kalırlar; ne bir dost bulurlar, ne bir yardımcı.They will live in it for ever, and will find no saviour or helper.
Şüphe yok ki mücrimler, cehennem azabında ebedi olarak kalırlar.The sinners will certainly dwell for ever in the torment of Hell.
Onlardır cennet ehli, ebedi kalırlar orada, yaptıklarına karşılık.They are men of Paradise where they will abide for ever as a recompense for what they had done.
Yıllar boyunca kalırlar orada.Where they will remain for aeons,
Üzerlerine karanlık binince çakılıp kalırlar.When darkness returns they stand still.
Süreleri geldiğinde ise ne bir saat geri kalırlar ne de öne geçebilirler.When that time is come, there will not be a moment's delay nor a moment's haste.
Ki, Firdevs cennetine mirasçı olurlar, onda sürekli kalırlar.Who will inherit Paradise, and live in it for ever.
Dilerse rüzgârı durdurur da o akıp giden gemiler denizin sırtında donmuş gibi kalırlar.He could stop the wind if He pleased, then they would be stranded on its surface.
Bunlar, kendilerindeki emanetlere ve ahitlerine sadık kalırlar.And those who fulfil their trusts and covenants,
İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennemliktir, onlar orada ebedi kalırlar.But those who deny and reject Our signs will belong to Hell, and there abide unchanged."
İman edip yararlı iş yapanlara gelince onlar da cennetliktirler. Onlar orada devamlı kalırlar.But those who believe and do good deeds are people of Paradise, and shall live there forever.
Onlar cehennemliktirler ve orada devamlı kalırlar.They are inmates of Hell, and shall there abide for ever.
İşte bunlar cehennemliklerdir. Onlar orada devamlı kalırlar.They are the residents of Hell, and will there for ever abide.
Kim tekrar faize dönerse, işte onlar cehennemliktir, orada devamlı kalırlar.But those who revert to it again are the residents of Hell where they will abide for ever.
Ecelleri geldiği zaman artık ne bir saat geri kalırlar ne de ileri giderler.When their time is come they can neither delay it an hour nor advance it a moment forward.
Bu kimseler, onda (o günah yükünün altında) ebedi kalırlar.And will live for ever under it.
Bunlar onun uğultusunu duymazlar; gönüllerinin dilediği nimetler içinde ebedi kalırlar.And will not hear its hissing, and will live for ever in the midst of what their hearts desire.
Önlerini aydınlattımı ışığında yürürler, karanlık üzerlerine çöktümü de dikilip kalırlar.When it flashes forth they walk in its flare. When darkness returns they stand still.
Onlar ebedi olarak onun altında kalırlar. Ne azabları hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır.Under which they will live, and their suffering will neither decrease nor be respite for them.
İşte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî olarak kalırlar.They are the residents of Hell, and will there for ever abide.
Onlar orada ebedi kalırlar.Which they will enjoy for ever.
Ki, Firdevs'e varis olan bu kimseler orada ebedî kalırlar.Who will inherit Paradise, and live in it for ever.
(Onlar) orada ebedî kalırlar ve ne bir dost bulabilirler, ne de bir yardımcı.They will live in it for ever, and will find no saviour or helper.
Önlerini aydınlattı mı ışığında yürürler, (şimşek sönüp) karanlık çökünce de dikilir kalırlar.When it flashes forth they walk in its flare. When darkness returns they stand still.
Onlara içinden ırmaklar akan cennetler var. Orada daimî kalırlar.For them will be gardens with streams running by, where they will for ever abide."
Üzerlerine karanlık basınca da dikilir kalırlar.When darkness returns they stand still.
İnanıp erdemli bir hayat sürenler ise cennet halkıdır; onlar da orada sürekli kalırlar.But those who believe and do good deeds are people of Paradise, and shall live there forever.
O durumda sürekli kalırlar. Azapları hafifletilmez ve ertelenmez.Under which they will live, and their suffering will neither decrease nor be respite for them.
Devam edenler ise cehennem halkıdır ve orada sürekli kalırlar.But those who revert to it again are the residents of Hell where they will abide for ever.
Yüzleri aklananlar ise ALLAH'ın rahmeti içindedir. Orada sürekli kalırlar.And those with bright faces shall be under God's grace and enjoy it for ever.
Onun uğultusunu işitmezler. Canlarının istediği şeyler içinde ebedi kalırlar.And will not hear its hissing, and will live for ever in the midst of what their hearts desire.
Diriliş günü cezaları katlanır ve horlanmış olarak orada ebedi kalırlarWhose punishment will be doubled on the Day of Judgement, and he will live for ever in disgrace,
Orada ebedi kalırlar. Büyük başarı işte budur.This will be the great achievement of success.
Onlar, ateşte ebedi kalırlar.(You will remain in the fire forever).
Orada ebedi kalırlar. Şüphe yok ki pek büyük mükafat, Allah katındadır.They will abide in it for ever and ever; indeed with Allah is the great reward.
Onlar orada devamlı kalırlar.(You will remain in the fire forever).
Onlar orada ebedi kalırlar. Çünkü en büyük mükâfat Allah katındadır.They will abide in it for ever and ever; indeed with Allah is the great reward.
Orada ebedi kalırlar. Diriliş günü bu onlar için ne de kötü bir yüktür.They will remain in it forever – what an evil burden it will be for them on the Day of Resurrection!
Gece de onlar için bir ayettir: Ondan gündüzü soyarız da onlar karanlıkta kalırlar.And a sign for them is the night; We strip the day out of it, thereupon they are in darkness.
Biz dilesek onlara gökten bir mucize indiririz de ona boyun eğip kalırlar.If We will, We shall send down on them out of heaven a sign, so their necks will stay humbled to it.
Allah'ın buyruğu gelince iş gerçekten biter. İşte o zaman, boşa uğraşanlar hüsranda kalırlar.When God's command comes, justly the issue shall be decided; then the vain-doers shall be lost.
Dilesek onların üzerine gökten bir mucize indiririz de ona boyun eğip kalırlar.If We will, We shall send down on them out of heaven a sign, so their necks will stay humbled to it.
Orada istediklerini bulurlar ve sürekli kalırlar. Bu, Rabbinin, istenen, arzu edilen bir va'didir.Theirs therein shall be all that they wish for, as abiders; a promise from thy Lord to be asked for.
Orada ebedi kalırlar. ALLAH'ın sözü gerçektir.Therein they will be abiders: a true promise of Allah.
Orada daimî kalırlar. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır.Allah is pleased with them and they with Him.
Üzerlerine karanlık basınca da dikilir kalırlar. ALLAH dileseydi işitme ve görmelerini giderirdi.And if Allah willed, He could have taken away their hearing and their sight.
Onlara orada tertemiz eşler vardır ve orada temelli kalırlar.And they will have pure spouses therein, and they will abide therein forever.

İlgili Sayfalar