kalırlar ile cümle
kalırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İsviçre'ye gelen ziyaretçiler Alp dağlarına hayran kalırlar.Visitors to Switzerland admire the Alps.
Savaşlar gelir ve gider, ancak askerler baki kalırlar.Wars come and go, but soldiers stay eternal.
İnsanlar doğarlar ve haklar bakımından özgür ve eşit kalırlar.Men are born and remain free and equal in rights.
Sonsuzluk için başlayanlar, kenarda kalırlar.Beginners for eternity, stay on the sidelines.
Fiyatlar oldukları gibi kalırlar.The prices remain as they were.
İnsanlar meditasyon yaparken bir yerde kalırlar.People stay in one place while meditating.
Kış boyunca orada kalırlardı.They would stay there for the winter.
Erasmus öğrencileri genellikle aynı ülkeden başka öğrencilerle kalırlar.Erasmus students often stick with other students from the same country.
Yaşlı insanlar, zorunda kalırlarsa torunları için fedakârlıkta bulunmaya hazırdırlar.The elderly people are ready to sacrifice for their grandchildren, if they have to.
Güvercinler ömür boyu aynı eşle kalırlar.Pigeons stay with the same partner for life.
Bazı insanlar bir spor salonuna gitmeden bile formunda kalırlar.Some people stay trim even without going to a gym.
Sadece değişenler kendilerine sadık kalırlar.Only those who change stay true to themselves.
Irak'ta kalırlarsa ne yapacaklar?What will they do if they stay in Iraq?
Çoğu durumda, onlar Birinci Bölük ve hayvanlar arasındaki kavgada dışarda kalırlar.In most cases, they stay out of fights between First Squad and the animals.
Yine de, her zaman güneşle aynı yükseklikte kalırlar.However, they always stay at the same elevation as the sun.
Eğer bazı gruplar oldukları yerde kalırlarsa, daha az problemimiz olur.If certain groups stayed in their place, we would have fewer problems.
Çiftler sosyal olarak tekeşlidir ve eşlerden biri ölünceye kadar birlikte kalırlar.Once mated, a pair will stay together until one of them dies.
Baba ve oğlu yurtdışında kalırlar.His wife and daughter remained abroad.
Ama trajik bir kaza ve paralarının çalınması yüzünden planlarını değiştirmek zorunda kalırlar.But a tragic accident and the theft of their money change their plans.
Avcıların ve vampirlerin güçlerini kaybetmemesine rağmen, cadılar tamamen güçsüz kalırlar.Though Slayers and vampires retain their powers, witches for example are left entirely powerless.
Yoksul insanlar genellikle bu kırılma noktasının altında kalırlar.Poor people usually fall below this cut-off.
(2) Yahudiler içinde yaşadıkları toplumlara temelde yabancı kalırlar.(2) Jews remain essentially alien in the surrounding societies.
İkisi de cevaplayamadıkları sorularla baş başa kalırlar.Both ask questions of each other that go unanswered.
Adamlar gördüklerine inanamaz, şaşırıp kalırlar.For animals do not see in order that they may have sight, but they have sight that they may see.
Bu anlamda daha orta ağırlıktaki bebekler daha sık hayatta kalırlar.Infants of a more medium weight survive much more often.
Yavrulama sırasında dişiler korunma amacıyla sürüyle birlikte kalırlar.When calving, cows stay in the herd for protection.
Bunlar, kütlesiz kalırlar ve uzun mesafe etkileşimlerinden sorumludurlar.They remain massless and are responsible for the long range interactions.
Ancak Japonlar kalırlar.The remaining Japanese escaped.
DYC'ler, yörüngelerinde ancak birkaç milyon yıl kalırlar.NEAs survive in their orbits for just a few million years.
Artık yeni bir tahliye noktasına ulaşmak zorunda kalırlar.The request has to be completed with a new destination.
Her yıl 2-3 ay beraber kalırlardı.Held every two to three years.
Onların başlıca yaşam alanları tropikal sulardır, ama genelde denizin daha derin sularında kalırlar.They primarily inhabit warm tropical waters, but usually stay offshore in the deeper waters.
Övgü ya da eleştiriler karşısında tepkisiz kalırlar.Appears indifferent to the praise or criticism of others.
Kahramanlar bu değişimin sonuçlarına katlanmak, dengeleri yeniden kurmak zorunda kalırlar.The heroes resolve to change the outcome of that crisis.
Kalanlar ise düşman tarafından ya öldürülür ya da esir edilerek işkenceye maruz kalırlar.Causing death by kidnapping or hostage taking.
Yok edilene kadar oyunda kalırlar.They remained on the show until they were defeated.
İstiridyeler, midyeler gibi bulundukları yerde sabit kalırlar.They have seeds, which are enclosed in a shell-like coating.
Ancak birçok pratik uygulama için yetersiz kalırlar.However it can't be used to handle many practical applications.
Bu nedenle, uzay gemileri aynı uzunluk daralmasına bağlı kalırlar.Measurements proved the ships to be about the same deck length.
Evlerine gitmeden önce 15-20 gün burada kalırlar.They will stay for 15 to 20 days here before they return home.
Eğer 3 gün 2 gece kalırlarsa, aralarında bir şeyler olabilir, değil mi?If they stay for 3 nights and 2 days, something's bound to happen, right?
İçindeki vektörlerle herhangi bir şey yapamazsınız,onlar bir şekilde o uzayın dışında kalırlar. .You can't do anything with the vectors in it, they'll somehow get you out of that subspace.
Çok rekabetçi değerler için uygun olmak zorunda kalırlardı.They'd have to be available at very competitive rates.
Bebek bakıcılığı sıkıntısı olan ülkenin başka bir yerine taşınmak zorunda kalırlar mıydı?Should they be moving to another part of the country where there's a shortage of babysitters?
Ve tabii Countrywide'daki ipotek komisyoncuları bu işten çok memnun kalırlar. .Of course, the mortgage brokers at Countrywide, they love it.
İnsanlar 80-20 paylaşımlara kayıtsız kalırlar.People are indifferent at an 80-20 split.
- Evet ama her zaman yolda kalırlar.Yeah. But they break dow all the time.
Ebedi la'net içinde kalırlar. Ne kendilerinden azab hafifletilir, ne de onlara fırsat verilir.Under which they will live, and their suffering will neither decrease nor be respite for them.
Süreleri gelince ne bir an geri kalırlar, ne de ileri giderler."When their time is come they can neither delay it an hour nor advance it a moment forward.
Altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri. Orada sürekli olarak kalırlar.Gardens of Eden with rippling streams, where he will live for ever.
Onun uğultusunu duymazlar. Ve canlarının çektiği (ni'metler) içinde ebedi kalırlar.And will not hear its hissing, and will live for ever in the midst of what their hearts desire.
Orada istediklerini bulurlar ve sürekli kalırlar.There will they have whatever they wish, and there abide for ever."
İşte onlar cennetliklerdir, orada temelli kalırlar.They are people of Paradise, where they will abide for ever.
Bunlar cehennemliklerdir, orada temelli kalırlar.They are the people of Hell, where they will abide for ever,
Orada temelli kalırlar, başka bir yere gitmek istemezler.Where they will abide for ever, never wanting a change.
Cehennemin uğultusunu duymazlar. Canlarının istediği şeyler içinde temelli kalırlar.And will not hear its hissing, and will live for ever in the midst of what their hearts desire.
Tek bir çığlık. Hemen bakıp kalırlar.There will only be a single jerk, and they will gape,
Kıyamet kopacağı gün, işte o gün, batıl sözlere uymuş olanlar hüsranda kalırlar.The day the Hour is proclaimed the liars will be losers.
Ebedi olarak lanette kalırlar. Ne azapları hafifletilir, ne yüzlerine bakılır.Under which they will live, and their suffering will neither decrease nor be respite for them.
Onlardır ateş ehli, orada da ebediyen kalırlar.They are inmates of Hell, and shall there abide for ever.