Ana içeriğe geç
Sözlük

kalır ile cümle

kalır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Daha uzun süre kalırsan bunu isterim.I'd like it if you stayed longer.
Sona kalan dona kalır.The ones who come late get the bones.
Mary'nin zırvasını daha fazla dinlemek zorunda kalırsam, deliririm.If I have to listen to Mary's twaddle any further, I'll get mad.
Mary'nin zırvalarını daha fazla dinlemek zorunda kalırsam, deliririm.If I have to listen to Mary's twaddle any further, I'll get mad.
Kapı açık kalır.The door stays open.
Sadece değişenler kendilerine sadık kalırlar.Only those who change stay true to themselves.
Boston'da hep Tom'la kalırım.I always stay with Tom in Boston.
Tom her zaman randevulara geç kalır.Tom is always late for appointments.
Ben senin yerinde olsam Boston'da kalırdım.I'd stay in Boston if I were you.
Tom hafta sonları evde kalır.Tom stays at home on weekends.
Tom oldukça çok evde kalır.Tom pretty much stays at home.
Tom oldukça fazla evde kalır.Tom pretty much stays at home.
Tom kırk yılda bir geç kalır.Tom is seldom, if ever, late.
Tom pazartesi günleri evde kalırdı.Tom used to stay home on Mondays.
Tom her yaz bizimle kalır.Tom stays with us every summer.
Bunu yapmak zorunda kalırsam yaparım.I'll do that if I have to.
Mary daima okulda öğretmenleri ona izin verdiğince geç vakitlere kalır.Mary always stays at school as late as the teachers allow her to.
Eğer burada kalırsak Tom'un önemsemeyeceğinden eminim.I'm sure Tom wouldn't mind if we stayed here.
Mary geç kalırsa Tom çok mutlu olmaz.Tom won't be very happy if Mary is late.
Geç kalırsanTom bundan hoşlanmaz.Tom wouldn't like it if you were late.
Tom acele etmezse geç kalır.Tom will be late if he doesn't hurry.
Mary giderse Tom yalnız kalır.Tom will be lonely if Mary leaves.
Tom hafta sonları Boston'da kalır.Tom stays in Boston on weekends.
Tom nadiren Pazartesi günü evde kalır.Tom seldom stays home on Monday.
Tom elinden gelse kalırdı.Tom would stay if he could.
Akşam yemeği için kalır mısın?Can Tom stay for dinner?
Tom genellikle erken gelir ve Mary genellikle geç kalır.Tom is usually on time and Mary is usually late.
Tom ne zaman Boston'a gelse bizim evimizde kalır.Whenever Tom comes to Boston, he stays at our house.
Tom ve ben geç kalırsak bizi bekleme.If Tom and I are late, don't wait for us.
Tom ve ben geç kalırsak bizi beklemeyin.If Tom and I are late, don't wait for us.
Mutlu bir evliliğin sırrı, bir sır olarak kalır.The secret of a happy marriage remains a secret.
Umarım Tom ve Mary okulda kalır.I hope that Tom and Mary stay in school.
Biraz daha kalırsam sorun olur mu?Is it all right if I stay a little longer?
Tom sık sık derse geç kalır, değil mi?Tom is often late for class, isn't he?
Hafta sonları ne kadar geç saatlere kadar dışarıda kalırsın?How late do you stay out on weekends?
Eğer Tom giderse, kalırım.If Tom leaves, I'll stay.
Umarız birkaç hafta burada kalır.We hope he sticks around for a couple of weeks.
Sık sık okula geç kalırdı.He was often late for school.
Siyasi sistemler değişir, ama insanlar hep aynı kalır.Political systems change, but people always stay the same.
Yağmur yağarsa evde kalırız.If it rains, we will stay at home.
Daima bazı tür tehlikelere maruz kalırız.We are always exposed to some kind of danger.
Genellikle tüm hafta sonu evde kalırım.I usually stay at home all weekend.
Irak'ta kalırlarsa ne yapacaklar?What will they do if they stay in Iraq?
Tekne başkalarına görünmez kalır.The boat remains invisible to others.
Çoğu durumda, onlar Birinci Bölük ve hayvanlar arasındaki kavgada dışarda kalırlar.In most cases, they stay out of fights between First Squad and the animals.
Çünkü sende yapılan mucizeler Sodomda yapılmış olsaydı, bugüne dek ayakta kalırdı.For if the miracles done among you had been done in Sodom, it would have continued to this day.
Jack ardından hastaneden acil bir telefon alır ve oradan ayrılmak zorunda kalır.Jack then gets an urgent call from the hospital and has to reschedule.
Brian ve Peter daha sonra yalnız kalır.Brian and Peter are then left alone.
Eğer siz Türk vatanına sâdık kalırsanız elimden gelen her iyi şeyi yapacağım.If you remain loyal to the Turkish homeland, I'll do every good thing that I can.
(Aslında bu 1>p>0 ve a ≥ 0 için doğru kalır.)(In fact this remains true for 0 < p < 1 and a ≥ 0.)
David, Suzel ile konuşmak için arkada kalır.David stays behind to talk to Suzel.
Yine de, her zaman güneşle aynı yükseklikte kalırlar.However, they always stay at the same elevation as the sun.
Ancak bu ülkelerde düzenleyici ve koruyucu kapasite genellikle arzın gerisinde kalır.But the regulatory and protective capacity in those countries is often lagging behind.
Hazel yeni Baxter ailesinin hizmetçisi olarak kalır.Hazel remains on as the new Baxters' housekeeper.
Binadan kaçmaya çalışırken Noah geride kalır ve Daryl ona yardım etmek için durur.As they attempt to escape, Noah falls behind, and Daryl stops to help him.
Katie evde Randy ile birlikte kalır ve kızların banyosunda Kanlı Mary oyununu oynarlar.Katie is left home with Randy, and they play Bloody Mary in the bathroom.
Eğer bazı gruplar oldukları yerde kalırlarsa, daha az problemimiz olur.If certain groups stayed in their place, we would have fewer problems.
Çiftler sosyal olarak tekeşlidir ve eşlerden biri ölünceye kadar birlikte kalırlar.Once mated, a pair will stay together until one of them dies.
Bunun yerine de eski asker arkadaşı Riley ile yüzleşmek zorunda kalır.He is instead forced to face his old friend Riley in combat.
Los Angeles, bir suç dalgasına maruz kalır.Los Angeles is being struck by a crime wave.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod