Ana içeriğe geç
Sözlük

kalır ile cümle

kalır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ekim ayında Limerick kentini kuşatan Ireton aşırı soğuklar nedeniyle kuşatmayı kaldırmak durumunda kalır.Ireton dro deretter videre til Limerick ved oktober, men måtte avlyse beleiringen grunnet kulde og dårlig vær.
0 bölü 0'dan sonsuza kadar 0 çıkarılsa hep kendisi kalır.I entropikalkylen, hvor 0 log 0, er p alltid 0.
Dolayısıyla, eğer yuvaları kapıldıysa kızıl kuyruklu şahinler yeni yuva yapmak zorunda kalırlar.Etter innførselen av humler fikk rødkløveren en normal frøsetting.
Ancak görüşmeler kısa sürede sonuçsuz kalır.Gleden skulle likevel vise seg å være kortvarig.
Bu devrilme sırasın da içeride hava kalır.Oppvarmingen tørker dessuten ut husene og luften innendørs.
Geriye sadece Nica kalır.Etterhvert er bare Simek AS igjen.
Metin burada yarım kalır.Det blir bare stående igjen en midtstreng.
Yine de, her zaman güneşle aynı yükseklikte kalırlar.Bagaimanapun, mereka selalu tampak di ketinggian yang sama dengan Matahari.
Baba ve oğlu yurtdışında kalırlar.Sang ayah dan ibunya, tetap pulang balik ke luar negeri.
Ancak şeytan ona hatırlatmayı unuttur ve Yusuf daha çok zindanda kalır.Dalam pertemuan tersebut, setan mengadu kepada nabi Zulkifli tentang kekejaman orang lain terhadap dirinya.
Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur.Sedangkan orang-orang yang mendayung arombai tidak berani kembali ke Siri Sori.
Mamafih FIDE şimdi Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin bir üyesidir ve onun kurallarınat bağlı kalır.Namun kini FIDE adalah anggota dari Komite Olimpiade Internasional dan mengikuti aturan-aturannya.
Asla dakik değildir ve her zaman bir yerlere geç kalır.Dia selalu datang tepat waktu, tidak pernah terlambat.
Bu anlamda daha orta ağırlıktaki bebekler daha sık hayatta kalırlar.Bayi dengan massa rata-rata lebih mampu bertahan.
Airborne: Bu sınıf oyunculara sessiz kalırken hızlı hareket etme imkânı sunar.Airborne: Pembagian ini membuat pemain bergerak cepat sambil tetap diam.
Ölmeleri üzerine hepsi Hasbî'ye kalır ama o da yiyemeden ölür.Setiap makhluk akan mati dan di akhirat akan dihisab tentang amalan-amalannya.
Sonraki sabah, Nina yalnız uyanır ve provaya geç kalır.Keesokan paginya, Nina bangun sendirian dan menyadari bahwa ia terlambat melakukan gladi resik.
Adamdan hamile kalır.Seseorang membuatnya hamil.
Kimyasal bakımdan, felsik kayaçlar mafik kayaçlardan kayaç yelpazesinin diğer tarafında kalır.Secara kimia, batuan mafik berada di sisi lain dari spektrum batuan felsik.
Allah'a inanmayanlar ise Cehennem'de ebediyyen kalırlar.Akan terdapat orang-orang yang bakal dibebaskan Allah dari api neraka.
Ilk başta düşünülen kadınlar ve çocuklar doldurulacak, yer kalırsa erkeklerde alınacaktı.Seharusnya wanita dan anak-anak naik pertama, diikuti pria yang menempati ruang tersisa.
"Ben giderim şarkım kalır."Sekarang saya masih nyanyi-nyanyi saja.
Bu hikâyeden herhangi bir şeyi eksiltirseniz kesecek ne kalır'' dedi.(Karena itu,) jika Kami telah membacakannya, hendaklah kamu ikuti bacaannya".
Uzayadamların atmosfere girişte 8 ila 9 g çekime maruz kalırlar.Meskipun demikian, kosmonaut akan mengalami gaya gravitasi 8 hingga 9g.
Adamlar gördüklerine inanamaz, şaşırıp kalırlar.Orang-orang melihatnya dan tidak mampu mencapai padanya dan ia pun tidak keluar untuk menemui mereka.”
En sonunda çeteden iki kişi kalır.Hingga akhirnya didapatlah 2 besar dari masing-masing kelompok.
Yalnız kalırsa sıkılıp evdeki eşyaları kemirebilirler.Tapi kalau mau hemat, bisa banget bawa dari rumah lho.
Verba volant, scripta manent Söz uçar, yazı kalır.Verba volant, scripta manent adalah sebuah peribahasa dalam bahasa Latin.
Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu.Namun pekerjaan sebagai seniman jalanan adalah yang paling berkesan baginya.
Mısır'da bir yıldan fazla kalır.Ia berada di Mesir selama kurang lebih dua tahun.
Temel durumdaki helyum (basınç altında değilse) sıvı kalır.Helium pada keadaan dasar (kecuali di bawah tekanan) tetap cair.
Güneybatı New Jersey, Philadelphia metropolitan alanı içinde kalır ve Delaware Vadisi'nin bir parçasıdır.South Jersey terletak di bawah pengaruh Philadelphia, dan umumnya termasuk dalam Lembah Delaware.
Tenten gider, ama çok geç kalır.Ia sangat menyesal, namun sudah terlambat.
Sonra icap ederse bûselik beşlisinde dahi seyrederek gelir durakta kalır.Ketika melakukan pemindahan, anggota yang akan diisi Bijuu harus ada di tengah.
Tersine, kendisi ceza ödemek zorunda kalır.Artinya dengan cara bagaimanapun dirinya harus dihukum.
Tommy ise hayatta kalır.Ternyata Private masih hidup.
Sonra Milo dahil herkes susuz kalır.Sekarang jadi suka mabuk bersama Ryou.
Ne yaparsanız yapın, eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.Setiap yang hidup akan mati, benih akan tumbuh dan kemudian akan mati.
Öykü bir sabah okula geç kalır ve taksiyle gitmek zorundadır.Setiap hari pagi-pagi sekali ia sudah berangkat ke sekolah.
Bu sürede de İsviçre’nin şirin bir dağ köyünde kalırlar.Kota ini berada di Pegunungan Fränkische Schweiz.
Eğer On'lu olmasaydı her şey belirsizlik içinde ve karanlıkta kalırdı.Tanpa pengetahuan ini, manusia tidak akan mengalami pencerahan dan tetap berada dalam kegelapan.
Ve taht Osiris'e kalır, artık Osiris Tanrıların, insanların ve her şeyin kralıdır.Setelah itu, Dewa yang banyak dipuja adalah Osiris, Dewa kehidupan alam, penguasa akhirat.
Olivia tek başına kalır, Olivia ameliyat için karşısında duran lazer atıcıya bakar.Olivia Castle Jatuh dari gedung operasi plastik Olivia hendak melakukan operasi laser pada matanya.
Yaşlı amca orada kalır ve bir daha haber de alınamaz.Selanjutnya Dia meninggalkan ibu kota dan tidak pernah terdengar lagi kabar beritanya.
Odada söylenen odada kalır.Lembaran diatur dalam quarto.
Bu arada Doktor ve arkadaşları şaşkınlıklar içinde ortada kalır.Saya pikir seluruh penggemar dan sahabatnya bingung sekarang.
Ama tekrar İngilizlere karşı savaşmama sözü vererek serbest kalır.Meskipun demikian, ia tetap bersikeras untuk terus memerangi Inggris.
Bu haklar mirasçılara devredilemeyeceğinden dava konusuz kalır.Pemberitahuan tentang diharamkannya mewasiatkan harta pusaka kepada ahli waris.
Stark ağır yaralanır ama sağ kalır.Keduanya cedera parah namun selamat.
Eğer bulursa, siyah oyuncu siyah oyuncu olarak kalır.Jika masih terjadi seri, pemain dengan pion hitam menjadi juara.
Ölüm nerede vuku bulursa kişi orada kalır.Jika pohon yang didiaminya mati, maka ia akan ikut mati.
Jenny, Forrest’ın yanına geri döner ve bir müddet onunla kalır.Suatu hari, Jenny kembali dan menemui Forrest, yang kemudian melamarnya.
Bütün aile sokakta kalır.Semua penduduk berdiam di rumah.
Yarışı bitiremeyen kahvaltıyı hazırlamak zorunda kalır.Film berakhir tanpa mengungkapkan hasil perlombaan.
Autobot'lar insan dostlarıyla son kez vedalaşır fakat Ratchet Dünya'da kalır.Gogeta berpisah, Goku dan Vegeta mengucapkan selamat tinggal dan Vegeta kembali ke bentuk rohnya.
Suyun üzerinde avlanırken sıklıkla havada asılı kalır.Sering berburu di sepanjang badan air.
İğne yapraklar sürgünler üzerinde uzun süre, 7-10 yıl kalır.Dipanen apabial sudah berusia 7-10 tahun.
Ancak tüm denemeleri sonuçsuz kalır çünkü silahları ve askeri yapıları oldukça kalitesizdir.Tak pelak lagi bahwa itu semua karena kesuksesan atau keberhasilan pembinaan.
İglo, kışın sonuna kadar yıkılmadan kalır.Tidak akan diamankan hingga Agustus.
Świętochłowice Silezya (Silesian) yaylasının güney kesiminde kalır.Świętochłowice terletak di selatan dataran tinggi Silesian.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kalır ile cümle - Sayfa 48 - kalır kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App