Ana içeriğe geç
Sözlük

kalır ile cümle

kalır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Prens Hal bunların yaptığı bir yol soyguna iştirak etmek zorunda kalır.Η αυτοκρατορία των Χαν θα χρησιμοποιούσε παρόμοιες τακτικές με τους Κιν προκατόχους τους.
1971 yılından beri pound kalır fakat bir yüzlük birime bölünür.Το 1971 η λίρα έγινε δεκαδικό νόμισμα και υποδιαιρέθηκε σε 100 πένες.
Geriye sadece Nica kalır.Παραπέρα υπάρχει μόνο το βουνό.
Sonra Milo dahil herkes susuz kalır.Επίσης παίρνει λίγο περισσότερο για τη Νατάσα να μεθύσει.
Bu devrilme sırasın da içeride hava kalır.Η σύζευξη γίνεται στον αέρα και κρατάει περίπου ένα λεπτό.
Bu yüzden çekilmek zorunda kalır.Κατά συνέπεια πρέπει να απομακρυνθούν.
Bu dönemde Laren’in sanatçı kolonisinde kalır ve Bart Ven der Leck ve Theo van Doesburg’le tanışır.Στο διάστημα αυτό συνδέεται με τους Bart van der Leck και Theo van Doesburg.
Karısı Nurten ve yeğenleri Leyla ile ortada kalırlar.Μένει στο δρόμο με τη σύζυγό του, Νουρτέν και την ανηψιά της, Λεϊλά.
Ancak birçok pratik uygulama için yetersiz kalırlar.Στην πράξη όμως είναι επαρκής για τις περισσότερες εργασίες.
Sonra grup bir tabela görür "Buraya varanlar hayatta kalır " ve oraya giderler.Κι έπειτα υπάρχει μια σκηνή στην οποία κοιτά πίσω τους και όλοι τους είναι νεκροί.
İğne yapraklar dökülmeden ağaç üzerinde 3-6 yıl kalırlar.Το φύλλο ενός κέδρου παραμένει στο δέντρο από 3 ως 6 χρόνια.
Kan emici dıi parazitler konağı öldüğünde ayrılır ancak diğerleri öldükten sonra da üzerinde kalır.Λέμε πως κάποιος εγκαταλείπει τα εγκόσμια όταν πεθαίνει. ακολουθίες.
Ve şapka üretiminde çalışanlar cıva zehirlenmesine maruz kalırdı.Το βέλος όμως που λάβωσε τον Νέσσο είχε μολυνθεί με το δηλητήριο της Λερναίας Ύδρας.
Bu kıyımdan sadece 10 yaşlarında bir oğlan sağ kalır.Μοναδικός επιζών είναι ένα παιδί 10 ετών.
Dörtvektörün boyu yine aynı kalır.Οτιδήποτε πολλαπλασιάζεται με το ένα παραμένει ίδιο.
Fakat en sonunda Harry ve Eddie karşı karşıya kalırlar.Jim og Judy finder sammen til sidst.
İlk ikisini o zaman atar ancak 2 tane kalır.Bare i den første linje, er der to!
Vurulan kişi oyun dışı kalır.Den tabende figur udgår af spillet.
Bu sırada Hediye hamile kalır ve Duran'dan bebeği Amerika'da doğurmak ister.Under rejsen blev Madeline gravid, og parret ville have at barnet skulle fødes i USA.
Çiftler çoğunlukla yıllarca beraber kalır.I mange af årene boede parret sammen.
Paramız bize kalır.Pengene skulle nok komme.
Sefer üyeleri genellikle yaklaşık altı ay boyunca istasyonda kalır.Opholdet ved Cité varer sædvanligvis seks måneder.
Ama substrat enzime hâlâ bağlanabildiği için Km aynı kalır.Men eftersom substratet stadig kan binde til enzymet, forbliver Km det samme.
Napolyon, Saint Helena'ya sürgün edilir ve 1821'de ölene burada kadar kalır.Som straf blev Napoleon sendt til Skt. Helena, hvor han døde i 1821.
Fakat askerimiz amacına ulaşsada geç kalır.Da han nåede tilbage til slagmarken var det for sent.
Hamile kalır, ve çocuğu evlatlık vermeye karar verir.Under opholdet skal de tage stilling til, om de ønsker at beholde barnet eller give det til adoption.
Daniş, oğluyla birlikte kalır.Sammen har de sønnen Forsete.
Bu önemli ürün tasarımı ve teknolojisi hiç değişmeden neredeyse 30 yıl boyunca üretimde kalır.Teknikken og motoren forblev derimod næsten uændret i hele produktionstiden.
Yaşlı ağaçların sadece en üst kısmında dalları kalır.Ældre træer får afrundet top.
Ölmeyen oyuncunun eşyaları kalır.Skuespillerinden Vivi Bak er død.
Dişileri eylül ayına kadar sağ kalır.De voksne dyr kan ses flyve fra midsommer til september.
Prens Hal bunların yaptığı bir yol soyguna iştirak etmek zorunda kalır.Her blev han sat til at lede et vejarbejde, som munkene udførte.
Eyalet yılda dört defa Pasific tayfununa maruz kalır ve bazıları aşırı tahribat yapar.Staten har gennemsnitligt 50 dage om året med tordenvejr, af hvilke nogle kan være temmelig kraftige.
Sonunda rehine verdiği konağı boşaltmak zorunda kalırlar.Til sidst måtte de spise deres reservestøvler.
Sonraki 20 yıl boyunca orada asılı kalır.Det kom til at optage ham i de næste omkring tyve år.
Rosalinda hamile kalır ve doğum yapar.Han voldtager Bodvild og gør hende gravid.
Daha sonra Ejder komiser daireden taşınmak zorunda kalır.Det ender med, at fabrikanten må flytte i annekset.
Patates, İnkalara özgü olarak kalırken, çikolata ise Aztekler tarafından üretilmekteydi.Kartofler blev dyrket af Inkaerne, og chokolade blev brugt af Aztekerne.
Hasta hayatta kalırsa belirtiler birkaç saat içerisinde kaybolur.Hos de fleste patienter forsvinder symptomerne indenfor få uger.
O sırada Dan oradadır, ve alevlerin arasında kalır.Mellem ildstedet og døren ligger brændslet.
Birkaç hafta daha annelerinin yuvasında kalır ve yaklaşık bir yıl sonra ergenlik çağına ulaşırlar.De bliver hos moderen i omkring tre år, hvorefter de er kønsmodne.
Tek, kimsesiz kadın sorunlarla başbaşa kalır.Og kun én bekymret mand forsøger at gøre noget ved problemet.
40 gün boyunca gözaltında kalır.Lagres i mindst 60 dage.
Kadın orada 15 yıl kalır.Her blev han fem år.
Anne ve yavru yaklaşık bir yıl kadar birlikte kalır.Ungerne forbliver hos forældrene i op til tre år.
Rahatsız edilmedikleri sürece inlerinde uzun zaman kalırlar.Men de holder ikke så lang tid, hvis de ikke bliver vedligeholdt.
Mustafa oradan da ayrılmak zorunda kalır.Men Mustafa må ikke forlade Danmark.
Fikret, hayatının rolünü canlandırmak durumunda kalır.Den skylder banen sin eksistens.
Batı ve güney kıyıları her zaman aynı kalır.Kysterne i nord og syd er meget forskellige.
Yaz tatillerinde ise orada kalır.De skal dog hjem i sommerferien.
İnsanlarda çoğu enfeksiyon semptomsuzdur ve latent enfeksiyon olarak kalır.De fleste infektioner er asymptomatiske og latente.
Yasa düzenleyicisi olarak görev yapar ve emekli olana kadar bu görevde kalır.Geisha bliver i dette stadium indtil de går på pension.
En sonunda çeteden iki kişi kalır.Ved Altinget mødes to grupper.
Artık yeni bir tahliye noktasına ulaşmak zorunda kalırlar.Han er klart på vej ud i nye territorier.
Homer'ın kötü tasarladığı araba sonucu, şirketi iflas eder ve Herb, evsiz kalır.Han ejede en bilfabrik, indtil Homer blandede sig og fik hans firma til at gå konkurs.
Büyük bölümü Tanzanya ve Uganda'da kalır; küçük bir bölümü Kenya'ya taşar.De lever for tiden i hele Tanzania og Mocambique og har en lille tilstedeværelse i Kenya.
Ama sonucsuz kalır.Stadig ukomplet .
Sonrasında ise bu 40 çocuktan 22'si hayatta kalır, 18'i şehit olur.Den er stor nok til at bære 18 voksne eller 24 børn.
Homer ve Bart'ın yiyecek bulma girişimleri sonuçsuz kalır ve nehre düşerler ve elbiselerini kaybederler.Derefter går Bart og Homer efter hjælp, men bliver skyllet ned ad et vandfald, og mister al deres tøj.
Gılgamış, bunu yapmayı beceremez ve uyanmadan yedi gün uyuya kalır.Gilgamesj klarer ikke å gjøre det og falt i søvn og sov i sju dager uten å våkne.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod