Test sırasında bir kaza olur ve Banner, tehlikeli Gama ışınlarına maruz kalır.Vid en olycka på laboratoriet bestrålas Bruce med farlig gammastrålning.
Birbirlerini seven çift, bu kez çevre baskısıyla karşı karşıya kalırlar.De båda blir förälskade i varandra, med deras förhållande motarbetas av omgivningen.
Ama her zaman sinirli kalır.Han är alltid arg.
Anne ve yavru yaklaşık bir yıl kadar birlikte kalır.Därefter stannar ungen med föräldrarna i mer än ett år.
Asıl özü ise bilinmeden kalır.Dock kommer deras sanna funktion att förbli okänd.
Egesel hiç altta kalır mı, o da, “Burada olsaydın lehinde oy verecektin’ der.Exempel på det senare är "om du vore här, skulle jag kyssa dig".
Bu esnada Don Lope'ye kızkardeşinden miras kalır.Först nu överlämnar don Antonio dottern åt Pery.
Bu yüzden çekilmek zorunda kalır.Därför måste han flytta.
Hayatta kalmak için şafak vaktine kadar savaşmak zorunda kalırlar.För att undkomma måste de ge sig av innan gryningen.
Kar yaklaşık 265 gün kalır.Dräktigheten varar cirka 254 dagar.
Yaklaşık iki yüzyıl sonra işçiler Barnabas'ın tabutunu açarlar ve Barnabas serbest kalır.200 år senare befrias Barnabas av en slump ur sin grav.
Bir kuram her zaman kuram olarak kalır.Det kommer alltid att finnas någon som är elak mot dig.
Obi-Wan ile Anakin'in geldiği gece Padme ikinci bir suikast girişimiyle daha karşı karşıya kalır.Obi-Wan och Anakin tar fast lönnmördaren under ett annat mordförsök.
Geriye sadece 3 ev kalır.Idag bor det bara 3 familjer kvar.
Sonra Milo dahil herkes susuz kalır.Vid flera tillfällen påträffas Milou berusad.
Sözler şöyleydi; Eğer benden önce ölürsen, dünyada benim olan ne kalır?När började jag att vara? och Vad kommer att hända med mig när jag dör?
Kazanan takımlar Çeyrek final aşamasına kalır.Varje gruppvinnare går vidare till kvartsfinal.
Bu nedenle Niko kendi seçimini yapmak zorunda kalır.Under sitt liv har Nemo gjort olika val.
Sarhoş oldukları bir gecede iki arkadaş ilişkiye girer ve Abbie hamile kalır.Så pass att de efter en helvild natt vaknar upp i varandras armar och att Abbie har blivit med barn.
Çoğu durumda, onlar Birinci Bölük ve hayvanlar arasındaki kavgada dışarda kalırlar.I sista hand går det till närstrid mellan hund och rovdjur.
Bu arada Nola hamile kalır.Vid samma tidpunkt blev Natalja gravid.
Metin burada yarım kalır.Här ligger Halvorskyrkan.
Bazı sayılar öyle büyüktür ki gösterimler bile onları ifade etmekte aciz kalır.Talet är så stort att det praktiskt taget inte ens går att uttrycka det med potenser.
Stark ağır yaralanır ama sağ kalır.Rose skadades svårt men överlevde.
Bir süre birlikte olurlar ve Blair ondan hamile kalır.De inleder ett förhållande och Eve blir gravid.
Kalan %3'lük kısım ise Avrupa kıtasında kalır ve Doğu Trakya diye adlandırılır.Resterande procent skulle stanna kvar hos stiftelsen bakom Sydöstran.
Krallık Albany, Kent ve Edgar'a kalır.Därmed är Albany, Kent och Edgar de enda överlevande.
Tüm kadro işsiz kalır.All inredning är lös.
Geriye sadece Nica kalır.Bara gatunamnet finns kvar.
Batı ve güney kıyıları her zaman aynı kalır.Kusterna i norr och söder skiljer sig åt.
Arjantin gri tilkisi, genelde Ekim'de gebe kalır.Den gamla kolonin dör i regel ut under september.
Qui-gon ve Obi-wan Darth Maul'la duello etmek üzere geride kalırlar.Under tiden drabbar Qui-Gon och Obi-Wan samman med Darth Maul igen och möter honom i en ljussabelduell.
Paramız bize kalır.Vi vill stanna.
Diğer dört kardeş ve çocukları çorumda kalır.Även resterande sju syskon samt föräldrarna medverkar i serien.
Filmin sonunda Cemil gerçekle yüzleşmek zorunda kalır.Det är först i slutet av föreställningen som Célestin upptäcker sanningen.
Suç Esmeralda'nın üzerine kalır.För andra betydelser, se Quebrada Esmeralda.
Belirli bir kütleçekimsel alanda benzer noktalarda bulunan tüm test parçacıklar aynı ivmeye maruz kalır.Alla lok som står på ett givet spåravsnitt påverkas i samma utsträckning.
2006/2007 sezonundan itibaren normal sezon sonunda en iyi sekiz takım playofflara kalır.Åtta lag deltar i slutspelet 2006/2007 och dessa är de åtta bästa från grundserien samma säsong.
Ama işlenen buyruk sayısı oldukça fazla ise bu tür bir bulamama durumu önemsiz kalır.Men det kommer senare att upptäckas vara något mycket mer än bara obetydelsefulla nummer...
Yavrular 2-3 yıl kadar annelerinin yanında kalır.Ungarna stannar två till fyra år hos modern.
Maşa ile bir ilişkiye başlar ancak kısa süre sonra bölüğüyle birlikte ayrılmak zorunda kalır.De kommer fram till att de måste göra slut, men tillbringar en sista dag tillsammans.
Juan'ın bulunduğu bölümde bütün hücrelerin kapıları serbest kalır.Av det hus där Karl V föddes, finns bara portalen bevarad.
Bunlar birkaç gün boyunca onu gözaltında tutarlar ve sonunda onu serbest bırakmak zorunda kalırlar.Hon torteras och förhörs under flera veckors tid, men blir till slut frisläppt.
Kral da mecburen dinlemek zorunda kalır.Kungen lyssnar i smyg.
Yani hücre içindeki su miktarı aynı kalır.På det sättet transporteras den lilla mängden vätska in i cellen.
Sıklıkla zorbalığa maruz kalır.Han blir ofta retad för sin övervikt.
Lüks otellerde onun adıyla kalır.Hon tar in på hotellet under falskt namn.
Artık yeni bir tahliye noktasına ulaşmak zorunda kalırlar.Därför planeras nu för en ny ändstation.
Onarım yapılmazsa yok olma riskiyle karşı karşıya kalırlar.Slutar man för tidigt finns risk för återfall.
(Aslında bu 1>p>0 ve a ≥ 0 için doğru kalır.)(Om 0<a<1 gäller omvända olikheter.)
Karanlık gönüllü Lord Zabab ile yüzleşmek zorunda kalırlar ^ IMDb.Den onde Dark Lord vill åt krafterna.
Kahramanlar bu değişimin sonuçlarına katlanmak, dengeleri yeniden kurmak zorunda kalırlar.Censurerna tvingade dem att ändra en av de gångerna till rumpa.
Bunun sonucunda ise korsanlar işsiz kalır.Slutsatsen är att grisar kan flyga.
Fakat genelde çok düz olan bu adalar sıklıkla sular altında kalır.Men mycket torra områden undviker de vanligtvis.
Onu doğrultmaya çalışırsan kırarsın, hali üzerinde bırakırsan öyle kalır.”Jag ristar bort dem så som jag ristade dit dem, om det finns skäl för det."
Kış mevsiminde tamamen beyaz bir renge kavuşur, sadece kuyruğunun ucu siyah kalır.Under vintern har de en helt vit päls, bara vid öronens spets finns ett svart ställe kvar.
Orada hem kendi iç dünyasıyla hem de geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır.[1]Där blir han tvungen att konfrontera både sitt inre och sitt förflutna.[4]
Dediler: - Asitanenin masraflarından artarsa bizden kalır mı?Назва: «А у вас дім далеко від нас?», м. Миколаїв.
Dilber yalnız ve çaresiz kalır.Вольфганг залишається самотнім і безробітним.
Ancak Japonlar kalırlar.Однак американці лишаються.