Ana içeriğe geç
Sözlük

kalır ile cümle

kalır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tokyo'ya geldiğinde etrafa çok yabancı kalır.Además en su viaje a Japón se le forja una katana especial.
(Oyuna geç kalırsanız koltuğunuzu kaybedebilirsiniz.)(El jugador que ejecute ese movimiento perderá automáticamente la partida.).
Bir Günün Hikâyesi adlı film, 12 Eylül darbesi sonrasında uzun süre rafta kalır.Noticia sobre la réplica más fuerte 12 días después del terremoto.
Bu arada Nola hamile kalır.Debido a ello, Jun quedó embarazada.
Sadece birkaç gün Türkiye’de kalmayı planlayan Natalia yaklaşık 1 ay Türkiye’de kalır.Hoy llegaré a Irlanda, donde pasaré unas pocas horas.
Övgü ya da eleştiriler karşısında tepkisiz kalırlar.Su reacción a las alabanzas o críticas.
Kvaçi büyüme çağında onun yanında kalır.Solo es fértil en su época adulta.
Verdiği takdirde bu bilgi, o kişiler arasında kalır.Antes de poder compartir esa información con cualquier otra persona.
Yavrular 2-3 yıl kadar annelerinin yanında kalır.Los cachorros se quedan con la madre dos años.
Luigi, Giorgetta ile yalnız kalırlar ve Giorgetta ona neden işten ayrılmak istediğini sorar.Cuando está a solas, Giorgetta pide a Luigi por qué pidió ser despedido y reconocen su amor mutuo.
Bu arada Doktor ve arkadaşları şaşkınlıklar içinde ortada kalır.Susan y el Doctor, mientras tanto, se ven envueltos en líos casamenteros.
Kişi aynı rakımda kalırsa belirtiler 1-2 gün içerisinde kaybolabilir.Descontinuación del agente que produjo la reacción, lo que lleva a que los síntomas desaparezcan en 1-2 días.
"Seçimler ikinci tura kalırsa hangi tarihte yapılacak?".«¿Cómo se decidirán los mejores segundos en Europa?».
Kuşatmanın yarılması sonunda Hamilcar kuşatmayı kaldırmak durumunda kalır.Al final se vuelve bueno ayudando a detener a Dimentio.
Bu esnada Don Lope'ye kızkardeşinden miras kalır.Es entonces cuando Don Hernán sabe quien es su amada.
Albüm plantin plak alır ve yaklaşık iki yıl listelerde kalır.Allí se consagra a la botánica y permanece cerca de dos años.
Yeşılırmak her yıl taşıp mahallenin ekili alanları sular altında kalır.La planta está sumergida y emergen del agua anualmente, las raíces permanecen bajo el agua en el substrato.
Santuzza hemen baygınlık geçirir; Lucia etrafını saran köylü kadınların kolları arasına yığılıp kalır.Santuzza se desmaya y Mamma Lucía se desvanece en los brazos de las mujeres del pueblo.
Karşı yönden gelen trafik sağda kalır.El tránsito en sentido contrario se ve venir por la derecha.
1. sezon boyunca ikisi arasında kalır.Durante la primera parte permanece sentada.
Wolverine Phoenix'i bıçaklarıyla öldürmek zorunda kalır.Al final, Wolverine se ve obligado a matar al Fénix.
Avlanırken çok yavaş hareket eder ve uzun süre hareketsiz kalır.Se mueve entre la vegetación de manera lenta, quedando inmóvil durante largo tiempo.
Daha sonra mecburiyetten Ichigo'nun evinde kalmak ve şinigami görevini Ichigo'ya devretmek zorunda kalır.Sado entonces atestigua el Fullbring de Ichigo cuando es liberado.
Dişiler yılda bir gebe kalır ve kasım ya da aralık ayında yavrularlar.La compañía aún espera un lanzamiento en noviembre o diciembre.
Ancak, mutant hayatta kalır ve Aaron'ı ele geçirir.Las cosas se ponen peor cuando Super-Adaptoide llega y captura a Aaron.
Kahraman, abisi Murat'a kalır.Entonces el emir se queda con el palacio de Müller.
Bütün aile sokakta kalır.Toda la familia se salva.
İki yeni çift yalnız kalırlar.Las dos mujeres se quedan solas.
"Ben giderim şarkım kalır.Canta mi vida canta.
2 kart hep boşta kalır Her oyuncu 20 kasa (200 para) borçla oyuna başlar.Juego de cartas para poder jugar solo dos personas, de unos 20€ de precio.
Kadın orada 15 yıl kalır.Allí permaneció durante más de 15 años.
Dört adam kendilerini güverteye bağlayarak hayatta kalırlar.Ahora tendrán que sobrevivir a bordo.
Bu arada Valerie hareketsiz kalır.Pero Grondona se mantenía impasible.
Tam sanı çözümsüz kalır.La pregunta inevitable permanece sin respuesta.
Gök Ana çoğu zaman geride kalır.La trampa falla la mayoría de las veces.
Dış torkun yokluğunda, cismin açısal momentumu sabit kalır.Fuera de la época de cría permanece silencioso.
Los Angeles, bir suç dalgasına maruz kalır.Muere en Los Angeles de complicaciones de una neumonía.
Ancak görüşmeler kısa sürede sonuçsuz kalır.Pese a todo, las críticas no tardarían en llegar.
Ele geçirdiği Milano şehrini tekrar İspanya’ya vermek zorunda kalır.Después de su estancia en Miami, regresa de nuevo a España.
Kaldı ki bu sırada Catherine hamile kalır.Poco después, Helen se queda embarazada.
İki haftalık kuluçka süresinden sonra yumurtadan çıkan yavrular bir üç hafta daha yuvada kalır.Tras la eclosión de los huevos, los polluelos duran otras dos semanas en el nido.
Fakat damarlar yeşil kalır.Las ramillas son verdes.
Sürekli olarak Basil tarafından sözlü ve fiziksel saldırıya maruz kalır.Usualmente está abusando física y mentalmente de Beavis.
Bayanaul Ulusal Parkı, Ekibastuz'a 100 km kala bu eyaletin içinde kalır.Dentro de ella se localiza el parque nacional de Bayanaul, situado a 100 kilómetros de la ciudad de Ekibastuz.
Hamile kalır, ve çocuğu evlatlık vermeye karar verir.Le dijo que estaba embarazada y que iba a dar al bebé en adopción.
Dalları tüylü, yaprakları ılıman bölgelerde hep yeşil kalır, soğuk yerlerde ise kış geldiğinde dökülür.Son de color verde grisáceo por encima y fieltrado debajo y pueden caer en tiempos de sequía invernal.
Tersine, kendisi ceza ödemek zorunda kalır.Entonces debe cumplir penitencia.
Gulf Stream akıntıları sayesinde şehir yıl boyunca ılık kalır.Debido a su ubicación montañosa la ciudad es muy fría en todo el año.
Daima gece avlanır ve uyanık kalırlar.Duerme de día y caza de noche.
Kaptan bağırınca kapıyı kırmak zorunda kalırlar.Al oír el ruido del vidrio, los niños tratan de romper la puerta.
Biraz onunla kalır.Mantiene una relación con él.
Rütbeleri: Üsteğmen - Askeriyeden atılana kadar bu görevde kalır.Advertencia: Es necesario que el capitán siga vivo, en toda la misión.
Sahilde, Rumelifeneri ile Sarıyer arasında kalır.Está situada entre La Costera y La Calobra.
Bağımsızlık hareketinin liderleri Bernardo O'Higgins ve José Miguel Carrera kaçmak zorunda kalırlar.Entre ellos iban los generales Bernardo O’Higgins y José Miguel Carrera.
Işıkları kapatırsan minnettar kalırım.Ti sarei grato se spegnessi le luci.
Burada kalırsam sorun olur mu?Ci sono problemi se resto qui?
Evde kalırım.Resto a casa.
Yoksul insanlar genellikle bu kırılma noktasının altında kalırlar.La povera gente di solito cade sotto di tale punto di pareggio.
Buralara, parmakla bastırılınca bir süre çukur (gode) kalır.(EN) When Soul Meets Soul, su Silent Era.
İsis kendini tanıtmak zorunda kalır.Iezzo si presenta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod