1 çarpı 1 eksi 0 çarpı 1 kalır.And you have 1 times 1, minus 0 times 1.
0,1,1,1 kalır.So 0, 1, 1, 1.
0,2,1,1 kalır.So you cross out that row, that column. You get 0, 2, 1, 1.
Eğer vaktim kalırsa.If I have enough time.
Bize engel olursan, geriye tek yol kalır.lf you block us. there's only one way out
Eminim hayatta kalırım, Raji.I'm sure I'd survive, Raji.
Sol tarafta sadece 2y kalır, ve sağ tarafta da sadece 6x eksi 4 .The left-hand side, we're left with just a 2y, and then the right-hand side becomes 6x minus 4.
Ama bunlar ortaya çıkarsa, mülakattan kalırım.But once this case is revealed, I will surely fail my selection interview.
Kız yapışıp kalırThe girl is stuck-up
Burada bir iki gece kalırsın.' diyor.Spend a couple of nights over here.
Bazıları yeşerirken diğerleri düz ve kurak kalırSome turn green Others become flat and dry
Açıkça bunlar uç sayılar, fakat bana kalırsa yine de size matematiğin nasıl işlediğini gösterecek.Obviously these are extreme numbers, but I think it'll show you how the math can work out.
Ve x eşittir 50 kalır.And you're left with x is equal to $50.
Kendi aklımda hapis kalırdım.I would be trapped inside my head.
Konut fiyatları yatay giderse, sabit kalırsa durum kötüleşiyor.It becomes 10 times worse when housing prices are flat.
Hiçbir şeyi olmayan biri gibi kalırsan... ...su kabarcıkları gibi kaybolursun.I'm asking you to stay almost nonexistent like that, and then disappear like bubbles.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.Security theater's exposed when it's obvious that it's not working properly.
Orada yanlız kalırsın diye endişeleniyordumI was worried you might be a loner.
20 sene daha sağlıklı kalırsanız, belki 150, belki 300'ü bile görebileceksiniz.If you can stay healthy for 20 years, you'll see 150, maybe 300.
Bu gün bir Onursal Başkanlığını kalır.Actally all I did was go.
8 tane şeyden 7 tane aldığınızda elinizde o şeyden 1 tane kalır. .So if you have 8 of something minus 7 of something, you're just going to have 1 of that something.
Kasırga gelince kötü kişiyi silip götürür; Ama doğru kişi sonsuza dek ayakta kalır.When the whirlwind passes, the wicked is no more; but the righteous stand firm forever.
RAB hileli teraziden iğrenir, Hilesiz tartıdansa hoşnut kalır.A false balance is an abomination to Yahweh, but accurate weights are his delight.
Kötüler yıkılıp yok olur, Doğru kişinin evi ayakta kalır.The wicked are overthrown, and are no more, but the house of the righteous shall stand.
RAB yalancı dudaklardan iğrenir, Ama gerçeğe uyanlardan hoşnut kalır.Lying lips are an abomination to Yahweh, but those who do the truth are his delight.
Doğru kişinin yeterince yiyeceği vardır, Kötünün karnıysa aç kalır.The righteous one eats to the satisfying of his soul, but the belly of the wicked goes hungry.
Öküz yoksa yemlik boş kalır, Çünkü bol ürünü sağlayan öküzün gücüdür.Where no oxen are, the crib is clean, but much increase is by the strength of the ox.
RAB kötünün tasarılarından iğrenir, Temiz düşüncelerden hoşnut kalır. temizdir››.Yahweh detests the thoughts of the wicked, but the thoughts of the pure are pleasing.
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.Righteous lips are the delight of kings. They value one who speaks the truth.
Tembellik insanı uyuşukluğa iter, Haylaz kişi de aç kalır.Slothfulness casts into a deep sleep. The idle soul shall suffer hunger.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Take away the dross from the silver, and material comes out for the refiner;
Başkasının kuyusunu kazan içine kendi düşer, Taşı yuvarlayan altında kalır.Whoever digs a pit shall fall into it. Whoever rolls a stone, it will come back on him.
Kuşaklar gelir, kuşaklar geçer, Ama dünya sonsuza dek kalır.One generation goes, and another generation comes; but the earth remains forever.
Soylu kişiyse soylu şeyler tasarlar, Yaptığı soylu işlerle ayakta kalır.But the noble devises noble things; and he will continue in noble things.
Çünkü siz Rabbe bağlı kalırsanız, biz asıl o zaman yaşarız.For now we live, if you stand fast in the Lord.
Hayatta kalırsam yararlı işler yapacağım. Ama hangisini seçeceğimi bilemiyorum.But if I live in the flesh, this is the fruit of my labour: yet what I shall choose I wot not.
Ebedi la'net içinde kalırlar. Ne kendilerinden azab hafifletilir, ne de onlara fırsat verilir.Under which they will live, and their suffering will neither decrease nor be respite for them.
Süreleri gelince ne bir an geri kalırlar, ne de ileri giderler."When their time is come they can neither delay it an hour nor advance it a moment forward.
İnsanlara yararlı olan ise yeryüzünde kalır. İşte Alllah, böyle güzel meseller verir.That is how God sets forth precepts of wisdom.
El(ler)ini boynuna bağlanmış yapma, tamamen de açma, sonra kınanır, hasret içinde kalırsın.Do not be niggardly, nor extravagant that you may later feel reprehensive and constrained.
Altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri. Orada sürekli olarak kalırlar.Gardens of Eden with rippling streams, where he will live for ever.
Gerçek va'd (yani kıyamet) yaklaşmış olur. İnkar edenlerin gözleri birden donup kalır.And the certain promise (of Doom) comes near.
Onun uğultusunu duymazlar. Ve canlarının çektiği (ni'metler) içinde ebedi kalırlar.And will not hear its hissing, and will live for ever in the midst of what their hearts desire.
Orada istediklerini bulurlar ve sürekli kalırlar.There will they have whatever they wish, and there abide for ever."
(İnsanların) Yeniden diriltilecekleri güne kadar balığın karnında kalırdı.He would have stayed in its belly till the day the dead are raised.
Kıyamet günü, azap ona kat kat artırılır ve içinde aşağılanmış olarak temelli kalır.Whose punishment will be doubled on the Day of Judgement, and he will live for ever in disgrace,
Kimin tartıları hafif kalırsa,But he whose deeds are lighter in the balance
İşte onlar cennetliklerdir, orada temelli kalırlar.They are people of Paradise, where they will abide for ever.
Bunlar cehennemliklerdir, orada temelli kalırlar.They are the people of Hell, where they will abide for ever,
Doğrusu dirilten ve öldüren Biziz; hepsinin gerisinde de Biz kalırız.It is We who give life and We who give death, and We are the One who will abide.
Orada temelli kalırlar, başka bir yere gitmek istemezler.Where they will abide for ever, never wanting a change.
Senden önce de hiçbir insanı ölümsüz kılmadık, sen ölürsün de onlar baki kalır mı?We have given no man everlastingness before you. So then if you die, will they live ever after?
Cehennemin uğultusunu duymazlar. Canlarının istediği şeyler içinde temelli kalırlar.And will not hear its hissing, and will live for ever in the midst of what their hearts desire.
Ateş onların yüzlerini yalar, dişleri sırıtıp kalır.Their faces will be scorched by flames, and they will grin and scowl within it.
Kıyamet günü azabı kat kat olur, orada, alçaltılarak temelli kalır.Whose punishment will be doubled on the Day of Judgement, and he will live for ever in disgrace,
Bu sayede sizin gönülleriniz de, onların gönülleri de daha temiz kalır.This is for the purity of your hearts and theirs.
Tek bir çığlık. Hemen bakıp kalırlar.There will only be a single jerk, and they will gape,
Kıyamet kopacağı gün, işte o gün, batıl sözlere uymuş olanlar hüsranda kalırlar.The day the Hour is proclaimed the liars will be losers.
Ebedi olarak lanette kalırlar. Ne azapları hafifletilir, ne yüzlerine bakılır.Under which they will live, and their suffering will neither decrease nor be respite for them.
Onlardır ateş ehli, orada da ebediyen kalırlar.They are inmates of Hell, and shall there abide for ever.