kalıntılar ile cümle

kalıntılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Göl kıyısında ise, antik liman kentleri Herakleia ve Pyrrha'nın kalıntıları bulunur.Beyond the Grachtengordel are the former working class areas of Jordaan and de Pijp.
Son olarak 1966 civarında atış talimi için kullanılan geminin kalıntıları şimdi batık halindedir.Last used for target practice around 1966, the remains are now submerged.
Savaş ve tapınak kalıntıları vardır.The prejudices and hatreds have survived.
Troya kalıntılarının bulunduğu ildir.The remainder were tropical storms.
Rodos'ta endemik cüce fil kalıntıları ortaya çıkarılmıştır.On the island of Rhodes, bones of an endemic dwarf elephant have been discovered.
Daha sonra aynı ülkede, Wyoming'de benzeri kalıntılar bulundu.Remains have been discovered in Wyoming, in the United States.
600 yıllarına tarihlenen kalıntılar bulunmuştur.Plants have been dated at 600 years of age.
Krallığın kalıntıları 494 yılında Goguryeo Krallığı tarafından ilhak edilmiştir.Its remnants were absorbed by the neighboring and brotherhood kingdom of Goguryeo in 494.
Sırp Cumhuriyeti Ordusu (VRS), 12 Mayıs 1992'de Yugoslav Halk Ordusu'nun kalıntılarından kuruldu.The Army of Republika Srpska (Vojska Republike Srpske, VRS) was established on 12 May 1992.
Ancak bugün medresenin kalıntılarına ait hiçbir bulgu yoktur.Today nothing of Waldo remains.
Mahallede, eski dönemlere ait tarihi kalıntılar da bulunmaktadır.There are similar nods to previous stories within the dialogue.
Bu şekilde yapılmış bir köyün kalıntıları Haumessergrund yakınlarında bulunmuştur.As a result, a nearby thatched cottage was in danger.
Eski dönemlere ait olan kalıntılar çok fazla tahribata uğramıştır.The privileges they have enjoyed for too long from old times now must be curtailed.
Bu kalıntıların yanı sıra, bölgede başka medeniyetlerin yaşadığı da tahmin edilmektedir.Besides the mountain relieves, there are another geographic spots in La Unión.
Doğusundaki Ġgantija tapınağının kalıntıları çok ünlüdür.The decorative features in the temple are notable.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.On his back and his sides he carted around with him dust, threads, hair, and remnants of food.
Benim gökyüzümde, hayaller var ve bütün bu ceset kalıntılartı yanılsamadırlar.In my sky, there are dreams and all that remains are illusions.
Altı milyondan fazla insanın kalıntıları oraya yerleştirilmiştir; bazıları 1300 yıldan eski.The remains of over six million people are housed in there, some over 1,300 years old.
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz. Yer altına geçen kuşlar var.There's burrowing birds.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.But what you find are not the human remains, such as Selam and Lucy, on a day-to-day basis.
Vücut içinde kalan metal kalıntılarına bakmamız çok kolay.It's very easy to look at metal artifacts that we can show inside of the body.
Gördüğümüz büyük ölçüde Augustan'dan 2. yüzyıla kadar olan dönemin kalıntıları.What you see is largely on the Augustan to second century A.D. levels.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.But the Indus people also left behind artifacts with writing on them.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Remnants of packthread, and old cakes of roses, Were thinly scatter'd, to make up a show.
Ve ben bunlari kalintilar diye adlandirdim.And I called them relics.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Rivers washed sediment into the seas, until the organic remains of the algae were buried.
Antik dönem kalıntıları ile çevrelenmiş.He's surrounded by the ruines of classical antiquity.
O şehrin kalıntıları işlek yollar üzerinde hala durmaktadır.This (city) lies on a road that still survives.
Aklını kullanan bir toplum için apaçık bir ders olarak oradan bazı kalıntılar bıraktık.Verily We have left a clear sign of this for people of sense to see.
Kalıntıları Yunanistan’a geri getirme çabaları, tesis yetersizliği nedeniyle sonuçsuz kalıyordu.The lack of adequate facilities has been a sticking point in efforts to win their return.
1990'ların Kosova ihtilafı, Priştine morgunda çürüyen kimliği belirsiz kalıntılarda devam ediyor.The 1990s Kosovo conflict drags on in the unidentified remains languishing in Pristina's morgue.
Butrint'teki tiyatro kalıntıları ve agoranın bir kısmı görülüyor. [Wikipedia]Remains of a theatre and part of the agora in Butrint. [Wikipedia]
Sadece yakın geçmişin ‘karanlık’ yapılarının kalıntıları.Only the remnants of the 'dark' structures of the near past.
Ekip birinci yüzyıldan kalma bir amforanın kalıntıları, seramikler ve başka kalıntılar da buldu.They discovered the fragments of an amphora from the first century, ceramics and other remains.
İslami, eski MUP binasının kalıntılarına bakarken geçmişi hatırlıyor.He reflected on the past as he gazed over the ruins of the old MUP building.
Kalıntılar beş ila on milyon yıl öncesine dayanıyor. [Tomislav Georgiev]The remains date back five to ten million years. [Tomislav Georgiev]
Geraads, "İlk noktada, Avrupa'da bir ilk olarak tarih öncesi bir zürafanın kalıntılarını bulduk."In the first location, we found remains of a prehistoric giraffe, the first such finding in Europe.
Kosova'daki bir sahada bulunan Roma kalıntıları yeni bir anlaşmaya konu oldu.Roman ruins at a site in Kosovo are the focus of a new agreement.
Kazı ekibi, birbirleri üzerine inşa edilmiş toplam altı adet yerleşimin kalıntılarını buldu.The team discovered remnants of a total of six settlements built one upon another.
Mozaik, Yunanistan'ın Philippi kentinin kalıntıları arasında bulundu.The mosaic was discovered in the ruins of Philippi, Greece.
Tüfek üzerindeki DNA kalıntıları Jovanoviç ile uyuşmuyor.DNA traces found on the rifle do not match Jovanovic.
Arkeologlar, çelenklerin bir kadının kalıntılarını süslediğini ortaya çıkardılar.Archaeologists found the wreaths decorating a woman's remains.
Kazılarda dini bir kompleksin kalıntıları da gün ışığına çıkarıldı.The remains of a religious complex were also unearthed.
Bu hafta ayrıca: Saraybosnalı arkeolog ve ekibi İliryalı gemi kalıntıları buldu.Also this week: a Sarajevo archaeologist and her team discover Illyrian ship remains.
Göçmenlerin kullandığı bir lastik botun kalıntıları kıyıya vurmuş. [Getty Images]The remains of a rubber boat used by migrants washed up on shore. [Getty Images]
Bilim ve teknoloji haberlerinde ayrıca: Türkiye'de 500 bin yaşında insan kalıntıları bulundu.Also in science and technology news: 500,000-year-old human remains are discovered in Turkey.
Dünyaca ünlü tapınak kalıntıları yerel saate göre 20:30'da karanlığa bürünecek.The world-famous temple ruins will go dark at 8:30pm local time.
Yunanistan'da ortaya çıkarılan ender bir bulguda Neolitik kalıntılar yer alıyor.A rare find in Greece includes Neolithic ruins.
Paleontologlar bugüne kadar Vjetrenica'da sekiz fosilleşmiş hayvanın kalıntılarını buldular.Paleontologists have found the remains of eight fossilised animals in Vjetrenica to date.
Bilim ve Teknoloji: Arnavutluk sularında gemi kalıntıları bulunduScience and Technology: Albanian waters reveal ship remains
Mezarda, birbirlerine sarılmış şekilde gömülmüş iki genç sevgilinin kalıntıları yer alıyor.It contains the bodies of two young lovers, buried together in an embrace.
Makedonya'daki Toplu Mezardan Çıkarılan Kalıntılar Teşhis EdildiRemains From Mass Grave in Macedonia Identified
Hasan babasının kalıntılarını 11 Temmuz 2007'de Potocari Anıt Mezarlığı'nda toprağa verdi.Hasan buried his father's remains at a ceremony in Potocari Memorial Cemetery on July 11th 2007.
Günümüzdeki kalıntılar üstüne oturtulmuş İmparatorluk Forumları haritası.Map of the imperial forums over the current ruins.
Nerva Forumu'nun ön kısmında yer alan Minerva tapınağının kalıntılarıRemains of the peristyle of the Temple of Minerva which defined the Forum of Nerva
Tarquinius Priscus tarafından yıkılan bu merkezin kalıntıları belirlenmiş ve kazısı yapılmıştır.Destroyed by Tarquinius Priscus, its remains have been identified and excavated.
Kalıntıları henüz belirlenememiştir.Its ruins have not yet been identified.
Demir Çağı yerleşmesinin kalıntıları Pabbay'da da görülebilir.Remains of an Iron Age settlement can also been seen on Pabbay.
Iona Rahibe Manastırı'nın kalıntılarıRuins of the Iona Nunnery
Bunlar Tunç Çağı evlerinin kalıntıları.These are the remnants of Bronze Age houses.

İlgili Sayfalar