kalıntılar ile cümle

kalıntılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece Yugoslavya'nın son kalıntıları da ortadan kalktı.Dengan ini, berakhirlah perjalanan panjang negara Yugoslavia.
Ceneviz duvar kalıntıları hâlâ görülebilir.Monumen tersebut masih bisa dilihat.
Tula kentinin kalıntılarının büyük kısmı halen keşfedilmemiş halde, toprak altında durmaktadır.Kebanyakan wilayah kota hilir masih belum ditemukan.
Titanic'in kalıntılarına saygı gösterilmesi gerektiğini ısrarla vurgulamıştım.Hal ini membuat Paramount harus menunda perilisan Titanic di Amerika Serikat.
Ancak böyle kalıntılar arkeologlar tarafından bulunulamamıştır.Teras di atasnya tidak terdapat tinggalan arkeologis.
Bu iki çiçeğin kalıntıları II. Ramses'in mezarında bulunmuştur.Các dấu tích của cả hai loại hoa này đều được tìm thấy trong lăng mộ của Ramesses II.
SN 1054'ün bulutsu kalıntıları şimdi Yengeç Bulutsusu olarak bilinmektedir.Các tàn tích dạng mây của SN 1054 được biết đến như là tinh vân Con Cua.
Chow Chow'un iskelet yapısı birkaç milyon yıl öncesine dayanan fosilleşmiş köpek kalıntılarına benzemektedir.Chow chow có ngoại hình rất giống với hình mẫu chó đá hoá thạch từ hàng triệu năm trước.
Nan Madol adı "aralarındaki boşluk" anlamına gelir ve kalıntıları çaprazlayan kanallara atıfta bulunur.Tên gọi Nan Madol có nghĩa là "khoảng không ở giữa" là tham chiếu cho những con kênh rạch khắp tàn tích.
Bu, hayvan kalıntılarının üç boyutlu yapısını koruduğu anlamına gelmektedir.Điều này có nghĩa là con vật vẫn còn giữ lại cấu trúc ba chiều.
Bu kalıntıların yaşları 300.000 ila 125.000 yıl arasına tarihlenmiştir.Những hóa thạch này có niên đại giữa 300.000 và 125.000 năm.
Diolkos'un kalıntıları bugün halâ modern kanal boyunca görülebilir durumdadır.Chứng tích của Diolkos vẫn còn tồn tại bên cạnh con kênh đào hiện đại ngày nay.
Kalıntıları bugün de mevcuttur.Các di tích này ngày nay vẫn còn.
Günümüzde bu kalıntıların tümü Homo erectus olarak sınıflandırılır.Ngày nay, chúng được phân loại là Homo erectus ("người đứng thẳng").
Tapınağin kalıntıları hala ayaktadır.Đền thờ ông nay vẫn còn.
El-Hutm'daki kalıntılar temelde bir taş kale, çapı 20 metrelik bir kayadan yapılmış bir kuleyi içermektedir.Al-Khutm cơ bản là một pháo đài bằng đá, với một tháp làm bằng đá có đường kính 20 mét.
Günümüze ait kalıntıları Arjantin'in Misiones Eyaletinde bulunmaktadır.Ngày nay, nó thuộc tỉnh Misiones, Argentina.
Yapının restore edilmiş kısmı, yapının orijinal kalıntılarından kırmızı boyalı bir çizgi ile ayırt edilmiştir.Phần phục hồi của tòa nhà đã được phân biệt với phần còn lại ban đầu của phế tích bởi một dòng sơn màu đỏ.
Maden ve komşusu Black Trout Adit, gümüş madencilik endüstrisinin kalıntılarıdır.Mỏ bạc và cửa thoát nước Black Trout gần đó là những tàn dư của ngành công nghiệp khai thác bạc.
Eski zaman kalıntılarındaki her insan kafalı hayvan sfenks sayılmaz.Không phải tất cả các động vật có đầu người thời cổ đều là nhân sư.
Mağara girişlerinde, bodrum ve yıkık bina kalıntılarında bulunurlar.Nó sống ở lối vào hang động, tầng hầm và các tòa nhà bị phá hủy.
Ayrıca bunların Dorset kültürünün son kalıntıları olduğuna dair de kanıtlar bulunmuştur.Tuy nhiên nó lại có những dấu vết của thời kỳ văn hóa tiền Dorset.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Vụ chìm tàu Titanic.
Savaş ve tapınak kalıntıları vardır.Miếu và đền đều có thủ nhang riêng.
Bu, kalıntıları gözlemelenmiş ilk GIP'tı.Ðó là lần đầu tiên tiền sắt được nhắc đến.
Kalıntıları hala mevcuttur.Hàng hóa vẫn còn nguyên.
Fier, Apollonia antik kentinin kalıntılarından 8 km uzaklıktadır.Fier có cự ly 8 km so với phế tích thành phố Hy Lạp Apollonia.
Bunun yanında köyün sınırları içinde kalıntıları mevcut 4 adet kilise bulunmaktadır.Ngoài các chùa thờ Phật, trong làng còn có 4 ngôi đình thờ Thành hoàng.
Ağızdaki bazı bakteriler besin kalıntılarında yaşar özellikle şeker ve nişastada.Một số vi khuẩn trong miệng sống bằng thức ăn thừa, đặc biệt là đường và tinh bột.
Dünya'nın Derinliklerindeki Hayali Kalıntılar (大激突!幻の地底遺跡だってばよ, Daigekitotsu!An nguy của Địa Cầu (カウントダウン!地球の命, Kauntodaun!
O kalıntılara "çegil" denmektedir.Chữ 犭bộ khuyển thì gọi là "muông".
Titanic'in kalıntılarına saygı gösterilmesi gerektiğini ısrarla vurgulamıştım.Nó được kỳ vọng sẽ thay thế Titanic một cách hoàn hảo.
Bu köyün kalıntılarına halen rastlanmaktadır.Phố đông còn nhớ bản làng?
Sene 1992'de geminin kalıntıları Fransız arkeolog Franck Goddio tarafından bulundu.海底遺跡は2000年にフランスの考古学者フランク・ゴディオ(Franck Goddio) によって発見された。
Bu galaksilerin çoğunda birleşme kalıntıları vardır.これらの銀河の多くは融合残骸である。
Kale olarak tanımlanan mimari kalıntılar ve konumu dikkate alınarak bir bey şatosu olduğu düşünülmektedir.主となった建造物が城とみなされるか議論があるもの。
Antik kalıntılar bulunmaktadır.古代の遺跡が存在する。
Nova kalıntıları, süpernova kalıntılarından veya gezegenimsi bulutsulardan daha az kütleye sahiptir.新星残骸は、超新星残骸や惑星状星雲と比べて質量が小さい。
Kendilerinden öncekilerin bıraktıkları nimf ve pup kalıntılarını tüketirler.『法華経』以前の諸経では、実相と仏智とが別々の立場を取っていた境智各別(きょうちかくべつ)であった。
İlk keşfedilen GIP son parılıtısı, GRB 970228'in X ışını kalıntılarıydı.最初に発見されたガンマ線バーストの残光はGRB 970228のX線で、X線を研究するために設計されたベッポサックスによって発見された。
Pirlepe, antik "Styberra" şehrinin kalıntıları üzerine kurulmuştur.プリレプは古代都市Styberraの遺構の上に建てられた。
Katalitik reaksiyon mekanizmasına doğrudan katılan kalıntılar aktif bölge kalıntısı olarak adlandırılır.触媒反応に直接関わる残基は、活性部位残基と呼ばれる。
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?または、大外枠のさらに外側の枠に入れることもある(これを外枠発走と呼ぶ)。
Stalin'in yönetimi sırasında bu heykel kaldırıldı ve Kamo'nun kalıntıları başka bir bölgeye taşındı.スターリンの時代にこの記念碑は取り壊され、カモの墓も別の場所に移動された。
Ayrıca Romalılar döneminden kalan 2000 yılı aşkın tarihi kalıntılar vardır.蛇女の千歳とは過去に何かしらの因縁がある。
2008 yılında gemi kalıntılarında yapılan düzenlemelerle müze gemi olarak kullanılmaktadır.2008年には、退役した練習艦を博物館船として入手している。
Bu kapının üzerinde kemer olduğu kalıntılardan anlaşılmaktadır.誰が小瓶を扉の前に置いたのだろう、と彼女は不思議に思う。
Yakılmış müsveddelerin kalıntıları, yanıbaşında yerde duruyordu."破壊された漆喰やレンガのかけらがそこかしこにばら撒かれていた」。
Bu nedenle bu asil kalıntılarıyla birlikte entrikalar yapmaya başladı.これにより、やはり相続請求権を有した他の貴族達と争うようになった。
Tarih öncesi kalıntılar da bulunmaktadır.もちろん、過去の記録も残っている。
Tarihi Hasankeyf Köprüsünün kalıntıları. ^ yazısı. 歴史的鋼橋一覧
Karıncayiyengillerin fosilleşmiş kalıntıları Güney Amerika'dan başka kıtalarda da bulunmuştur.滑距目に属する動物の化石は南アメリカのみから発見されている。
Kaleye ait kalıntılar halen görülebilir durumdadır.この城はいまでも見ることができる。
Avrupa Uzay Ajansı'nın Mars Express'i muhtemel sülfat epsomite ve kieserite kalıntıları bulmuştur.欧州宇宙機関のマーズ・エクスプレスは、瀉痢塩やキーゼル石が存在するかもしれない証拠を発見した。
Olympian Zeus Tapınağı'nın kalıntıları.オリンピアのゼウス神殿が完成した。
Vela süpernova kalıntısı bize en yakın kalıntılardan birisidir.ほ座超新星残骸は既知のもので最も地球に近いものの1つである。
Altı açmada yürütülen kazı çalışmalarında mimari kalıntılara ulaşılamamıştır.6つの秘宝を入手していないと先に進めない箇所がある。
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.タイタニック号の沈没を描いている。
Halen ev kalıntıları bulunmaktadır.今もホーム跡が残っている。
Günümüze ait kalıntıları Arjantin'in Misiones Eyaletinde bulunmaktadır.現役時代のポジションはフォワードでアルゼンチン代表であった。

İlgili Sayfalar