kalıntıları ile cümle

kalıntıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Dağın üzerinde geç Hitit medeniyetine (MÖ 8. yüzyıl) tarihlenen yerleşme kalıntıları bulunmuştur.В горах имелись богатые залежи меди, которые разрабатывались уже в древности.
Olympian Zeus Tapınağı'nın kalıntıları.Храм Зевса Олимпийского.
SN 1054'ün bulutsu kalıntıları şimdi Yengeç Bulutsusu olarak bilinmektedir.Хорошо наблюдалась сверхновая SN 1054, породившая Крабовидную туманность.
ABD'de Tennessee’de bulunan yerli iskeleti kalıntılarında saptanmıştır.Их обнаружили на остатках скелетов индейцев в Теннесси, США.
Kalıntıları hala mevcuttur.Её остатки сохранились.
İlk fosil kalıntılarına İtalya'nın Olivola kazı alanında rastlanmış ve Panthera toscana adı verilmiştir.Ископаемые остатки, были вначале найдены в Италии и известны под синонимом Panthera toscana.
Kendilerinden öncekilerin bıraktıkları nimf ve pup kalıntılarını tüketirler.Оставшихся в живых Древних Богов и их слуг стали путать с Древними Силами (не считая Хрофта).
Geriye küçük lepton kalıntıları kalmıştır.Останки Вальтера Голяка нашли позже.
Ancak, yüzeyde yapı kalıntılarının izleri görülmektedir.Здесь видны следы земляных укреплений.
Bu, Hindistan ve Madagaskar bölgesinde fosilleri ve kalıntıları bulunmuş dinozorların listesidir.Список динозавров, ископаемые остатки которых были найдены в Индии и на Мадагаскаре.
Kentin öteki mekanları arasında tapınak, tiyatro, akropol, nekropol, agora ve konut kalıntıları sayılabilir.Среди других остатков города можно выделить храм, амфитеатр, акрополь, некрополь, агору и жилые помещения.
İlçede müze olmasa da tarihi eser kalıntıları çoktur.Для нашего времени сказки Музеуса представляют не только исторический интерес.
Tapınağin kalıntıları hala ayaktadır.Изображений храма не сохранилось.
Ama bu kalıntıların çok azı günümüze kadar ulaşabilmiştir.Но следов этой деятельности сохранилось до наших дней очень немного.
Kalıntıları 1970 yılında bulunmuştur.Эти останки были найдены в 1927 году.
Mahallede o zamanlar Rumlar oturduğundan mahalle dışında hala Rum kalıntıları bulunmaktadır.Как и в предыдущем методе, в этом случае остаются свободные комнаты.
Bu galaksilerin çoğunda birleşme kalıntıları vardır.Большинство из этих галактик являются остатками процесса слияния.
Çocukların kalıntılarının bulunuşu ile Holmes'in kaderi tayin edilmiş olur.Найденные останки детей поставили точку в судьбе Холмса, по крайней мере, в умах общественности.
Bu ad, bir liman köyü olan (liman kalıntıları hala durmaktadır.)Онджи́ва, ранее Онжива (порт.
Ancak kalıntıları görülmektedir.Сейчас можно увидеть только её остатки.
Temelinde yerleşim kalıntıları bulunur.Прослеживаются остатки фундамента.
Gözetleme kulesi kalıntıları bulunmuştur.В башне размещены приборы наблюдения.
Söz konusu yapıların Fırtına Tanrısı'na adanmış tapınağın kalıntıları olduğu düşünülmektedir.Горы были местом многих древних храмов бога бури.
Bölgede tarihi kilise kalıntıları bulunur.Внутри церкви находятся исторические места.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Появились из крови титанов.
Titanic'in kalıntılarına saygı gösterilmesi gerektiğini ısrarla vurgulamıştım.Существует гипотеза, что к падальщикам можно отнести тираннозавров.
Nitekim İspanyollar Cuzco’ya yerleşirken binalarını İnka tapınaklarının kalıntıları üzerinde yükseltmişlerdir.Когда испанцы основались в Куско, они заняли в качестве резиденций дворцы Инков.
1991 yılında, kalıntıların Carin Göring'e ait olabileceği tahmin edildi.В 1901 году он посчитал, что останки, возможно, принадлежали птерозавру.
Stalin'in yönetimi sırasında bu heykel kaldırıldı ve Kamo'nun kalıntıları başka bir bölgeye taşındı.Ещё при сталинском правлении останки Камо и памятник были перенесены в другое место.
Dağ yamacına kurulmuş kale kalıntıları ve kaya mezarları vardır.В скалах водятся горные бараны и горные суслики.
İsrail Krallığı'nın kalıntıları iki yüzyıl daha ayakta kaldı.Британская империя росла в течение более двух сотен лет.
Anıtsal kalıntıları, yüzyıllar boyunca gezginlerin ve yazarların ilham kaynağı oldu.Местные пейзажи веками служили источником вдохновения для писателей.
Günümüzde bu kalıntıların tümü Homo erectus olarak sınıflandırılır.Было установлено, что все нейрегулины имеют EGF-подобный домен.
Kilisenin kalıntıları durmaktadır.Состояние церкви — сохранена.
Bu inhibitörler enzimin aktivitesi için esas olan amino asit kalıntılarını değişime uğratırlar.Эти белки проявляют энзиматическую активность АТФазы, необходимую для сокращения актомиозина.
Diolkos'un kalıntıları bugün halâ modern kanal boyunca görülebilir durumdadır.Остатки Диолка в настоящее время существуют рядом с каналом.
Üç kurbanının yalnızca iskelet kalıntıları bulunmuş, bunların kimlikleri hala tespit edilememiştir.Все трое пассажиров погибли на месте и были опознаны только по отпечаткам зубов.
Bu, özellikle ülkenin tamamında bulunan eski nehirlerin kalıntıları tarafından kanıtlanmaktadır.يتضح ذلك بشكل خاص من خلال آثار الأنهار القديمة التي يعثر عليها في جميع أنحاء البلاد.
Ertesi gün Gabrielle'in kalıntıları başka bir soğuk hava kütlesi tarafından emildi.بوقت مبكر في اليوم التالي، تم استيعاب مخلفات غابرييل بجبهة باردة أخرى.
Bu bölgede hala bina kalıntılarına rastlamak mümkündür.ولكن لا زال من الممكن اقتفاء أثره في تلك المنطقة.
Ağızdaki bazı bakteriler besin kalıntılarında yaşar özellikle şeker ve nişastada.تعيش أنواع محددة من البكتيريا على بقايا الطعام في الفم، و خاصةً على السكر و النشا.
Süpernova kalıntıları dizini ^ a b "SIMBAD basic query result".Alpha Centauri A, سيمباد query result.
Bu resimde 6 köylü yediği insanların kalıntılarının başındalar.تنتمي المنطقة لقضاء غور المزرعة الذي يضم 6 مناطق.
Kalıntıları bugün de mevcuttur.وما زالت بقاياها قائمة حتى اليوم.
Şapelin kalıntıları 18. yüzyıl çizimlerinde görülmekteyse de, yapı 1804 yılında ise tamamen yıkılmıştır.وكانت المصلي في القرن ال18 تبدو كبقايا لشكل هندسي، الا انها تهدمت تماما في عام 1804.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?أو ربما، ZərûyZərûy Bāvel ((بالعبرية: זְרוּי בָּבֶל))، معنى " مُغربل بابل"، إشارةإلى منفاه في بابل.
Siklodekstrinler 6-8 glikoz kalıntılarıyla halka şeklinde yapı oluşturmuşlardır.الدكسترينات الحلقية لديها تركيبات حلقية أنشئت من خلال 6-8 نهايات جلوكوز.
İlk keşfedilen GIP son parılıtısı, GRB 970228'in X ışını kalıntılarıydı.ثم استطاعت تلسكوبات أخرى تسجيل الأشعة تحت الحمراء التي صدرت بعد ذلك من GRB 090423 .
Kentin güneyinde bulunan ormanın güneydoğusunda ayrıca yine kilise kalıntıları bulunmaktaydı.وكان هناك في جنوبي غربي القرية, على منحدر التل, بقايا كنيسة صليبية.
Bu inhibitörler enzimin aktivitesi için esas olan amino asit kalıntılarını değişime uğratırlar.هذه المثبطات توجد لتعديل بقايا الأحماض الأمينية الرئيسية اللازمة للنشاط الأنزيمي.
Kalıntıları hala mevcuttur.شلالات رعلة بقنا.
1970 yılında KGB direktörü Yuri Andropov ceset kalıntılarını yok etmek için bir operasyona izin verdi.Em 1970, o director do KGB Iúri Andropov autorizou uma operação para destruir os restos mortais.
Son zamanlarda Hubble Uzay Teleskobu bu olayın kalıntılarının fotoğraflamıştır.O telescópio espacial Hubble recentemente fotografou os remanescentes deste evento.
Panamá Viejo eski Panama City şehrinin kalıntıları ve ülkenin eski başkentidir.O Panamá Viejo são os restos da antiga Cidade do Panamá e antiga capital panamense.
Anıtsal kalıntıları, yüzyıllar boyunca gezginlerin ve yazarların ilham kaynağı oldu.Suas ruínas monumentais inspiraram a imaginação dos viajantes e escritores ao longo de séculos.
Filmin yapımı Cameron'ın RMS Titanic'in kalıntılarını görüntülediği 1995 yılında başladı.A produção começou em 1996, quando Cameron filmou os verdadeiros destroços do RMS Titanic.
Stalin'in yönetimi sırasında bu heykel kaldırıldı ve Kamo'nun kalıntıları başka bir bölgeye taşındı.Este monumento foi posteriormente removido, e os restos de Kamo foram movidos para outro lugar.
Avrupa Uzay Ajansı'nın Mars Express'i muhtemel sülfat epsomite ve kieserite kalıntıları bulmuştur.A sonda Mars Express da Agência Espacial Europeia encontrou evidências do que pode ser epsomita e kieserita.
Gözetleme kulesi kalıntıları bulunmuştur.Há pequenas torres de vigia.
İlk fosil kalıntılarına İtalya'nın Olivola kazı alanında rastlanmış ve Panthera toscana adı verilmiştir.Os primeiros restos de fósseis foram encontrados em Olivola, Itália.

İlgili Sayfalar