kalıntıları ile cümle

kalıntıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Kalıntıları hala mevcuttur.Sus restos todavía están allí.
İlerde, Naziler tarafından bombalanan binaların kalıntıları yer alır.Bajo esta apariencia, construye máquinas de guerra por los nazis.
Kalıntıları 1970 yılında bulunmuştur.Los restos se trasladaron en 1970.
Sene 1992'de geminin kalıntıları Fransız arkeolog Franck Goddio tarafından bulundu.Entre ellas están las expediciones egipcias del arqueólogo submarino Franck Goddio.
Şehir duvarının kalıntıları.Las murallas de la ciudad.
İlçede müze olmasa da tarihi eser kalıntıları çoktur.Aunque no es un museo, tiene muchos detalles históricos.
Kazan hanlarının eski kale kalıntıları üzerine Korkunç Ivan'ın emriyle kurulmuştur.Fue construido a instancias de Iván el Terrible sobre las ruinas del antiguo castillo de los Kanes de Kazán.
Şimdi kalıntıları Filipin halkları müzesinde sergileniyor. ^ Spate, Oskar Hermann Khristian (1983).El artículo de la Wikipedia en inglés cita como fuentes: Spate, Oskar Hermann Khristian (1983).
Şam doğusundaki kalan Suriye doğusu İskender Balas'ın kalıntılarının elindeydi.Del Báltico proceden los restos de ámbar.
Şarlatanlar, günümüzde bu geleneğin kalıntılarıdır.En la actualidad, los hinduistas creen en esa tradición.
Asarılar dağılır ve yurtlarının kalıntıları üzerinde yeniden yedi katlı bir ülke kurulur.Sigue adelante otra vez, encontrarás siete tiendas de paño en otro lugar.
Kalıntıları henüz belirlenememiştir.Sus restos no han podido ser localizados.
Evin kalıntıları hala oradadır.Sus restos se encuentran aquí.
Günümüzde bu kalıntıların tümü Homo erectus olarak sınıflandırılır.La calvaria ahora se identifica como perteneciente a la especie Homo erectus.
Genç devir kalıntıları günümüze gelebilmiştir.Vuelven a nosotros ahora esos emocionantes días de ayer.
Bu ilk kalenin kalıntıları Lindonhofkeller'de görülebilir.Sus restos mortales se hallan en la Catedral de Linköping.
Healy'nin kalıntıları bir yıl sonra doğu Seattle dağlarında bulundu.Los restos de Lynda Ann fueron descubiertos un año después en una montaña cercana.
Ancak bugün medresenin kalıntılarına ait hiçbir bulgu yoktur.No existen restos de ningún cairn allí hoy.
Ancak kalıntıları görülmektedir.Sus restos son todavía visibles.
En eski arkeolojik kalıntıları Anadolu neolitik çağ yerleşimlerinde bulunmuştur.Encuentran los restos más antiguos de mamíferos en la Antártida.
Yanmış evinin kalıntıları üstündeydi.Restos del Edificio incendiado.
İsrail Krallığı'nın kalıntıları iki yüzyıl daha ayakta kaldı.El castillo permaneció en ruinas durante más de dos siglos.
Fakat Kargıcak mevkii civarlarında eski yaşam kalıntıları olduğu hala görülebilir.En las proximidades aún se pueden observar zonas de regadío de una gran antigüedad.
Ardından kalıntıların külleriyle kendisini kapladı.Se movía con paletas adosadas a sus costados.
Aynı zamanda geçmişten günümüze arkeolojik kalıntıların kaldığı ovalardan biridir.Asimismo, abarca el mayor número de restos arqueológicos encontrados hasta la fecha.
Toplanan bitkiler hakkında, ele geçen bitki kalıntıları fikir vermektedir.Además de mantener colecciones de plantas vivas.
Relikt bir türdür (kalıntıları kalmış, çok az sayıda).Mayor fiabilidad (menos piezas).
Kale kalıntıları.Restos de castillo.
Kişinin fiziksel kalıntılarını belirtir.Mejora el aspecto físico de la persona.
Sahne binasının kalıntıları, yapılan kazılarda büyük ölçüde ortaya çıkarılmıştır.Esta vitrina es de gran importancia por los bienes en ella guardados.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Condénese a multa a quien, volviendo de lejanas regiones, introdujesen novedades (?).
Bu, Asya'da fosilleri ve kalıntıları bulunmuş dinozorların listesidir.Esta es una lista de volcanes activos y extintos de Ecuador.
Eski Sovyet komuta yapısının son kalıntıları da 1993 haziranında ortadan kaldırıldı.Le ultime vestigia della vecchia struttura di comando sovietica sono state disciolte nel giugno del 1993.
Bu iki çiçeğin kalıntıları II. Ramses'in mezarında bulunmuştur.Resti di entrambi i fiori sono stati trovati nella camera sepolcrale di Ramses II.
Kroll-Garten Oteli nihayet 1956'da kapanmış ve bir yıl sonra son binaların kalıntıları temizlenmiştir.Il Kroll-Garten chiuse definitivamente nel 1956 e un anno dopo le ultime autorizzazioni vennero revocate.
Anıtsal kalıntıları, yüzyıllar boyunca gezginlerin ve yazarların ilham kaynağı oldu.Queste monumentali rovine hanno ispirato l'immaginazione di turisti e scrittori per molti secoli.
Yakılmış müsveddelerin kalıntıları, yanıbaşında yerde duruyordu."I reggimenti parevano inchiodati al suolo".
Şehir duvarının kalıntıları.Il parco urbano delle Mura.
Eski zaman kalıntılarındaki her insan kafalı hayvan sfenks sayılmaz.Non tutti gli animali con testa umana dell'antichità sono sfingi.
Filmin yapımı Cameron'ın RMS Titanic'in kalıntılarını görüntülediği 1995 yılında başladı.La produzione del film iniziò nel 1996, quando Cameron fece alcune riprese del vero relitto del Titanic.
Katrinanın kalıntıları Pennsylvania'nın doğusunda yeni bir siklona doğru çekilmiştir.I residui di Katrina sono stati assorbiti da un nuovo ciclone ad est attraverso la Pennsylvania.
Geriye küçük lepton kalıntıları kalmıştır.Lì vi trovano i resti di Olson.
Divin kalesi kalıntıları Divin Malikane ev ^ ^ soyisimleriDivinità dei cancelli dell'oltretomba
Ayrıca köy merasında Erken ve Geç Roma Dönemlerine ait yerleşim kalıntıları bulunmaktadır.Ancora molto controverso è il problema sul popolamento della città prima e dopo la conquista romana.
M.Ö. 7. yüzyıla uzanan tarihin kalıntılarına, Ağva'ya bağlı civar köylerde rastlamak mümkün.Si deve forse ai Pasta, nel Settecento, la definitiva evoluzione in villa.
Günümüzde ise sarnıcın kalıntıları hâlâ görülmektedir.Attualmente sono visibili i resti dell'insediamento.
Yanmış evinin kalıntıları üstündeydi.Morta nell’incendio della Casa.
Kazan hanlarının eski kale kalıntıları üzerine Korkunç Ivan'ın emriyle kurulmuştur.Venne eretto su ordine di Ivan il Terribile sopra le rovine del precedente castello dei khan di Kazan'.
San Giovanni Evangelista Bazilikası'nın kalıntıları.Oratorio di San Giovanni Evangelista.
Halen bu su değirmenlerin kalıntıları ve binaları yer almaktadır.Di queste sopravvivono le strutture e le ciminiere.
Sene 1992'de geminin kalıntıları Fransız arkeolog Franck Goddio tarafından bulundu.Il relitto fu scoperto nel 1992 dall'archeologo subacqueo Franck Goddio.
Ama İtalya'da bulunan birçok Bizans kalıntıları Franklara karşı zayiata uğradılar.La stragrande maggioranza dei suini allevati in Italia segue questa filiera.
"Salonina", Yunan ve Roma Kalıntıları Sözlüğü, William Smith (1870).(EN) Voce Amburbium del Dizionario di Antichità greche e romane di William Smith (1875).
Günümüze ulaşabilen kalıntıları yok denecek kadar azdır.Oggi rimane molto poco di quello che potevano essere gli affreschi di un tempo.
Halen ev kalıntıları bulunmaktadır.Sono presenti solo case di vacanza.
Kalıntıları günümüze kadar gelmiştir.Tali rimasero fino ai giorni nostri.
Yediği avlarının kalıntılarını da ağ merkezlerine takarak manken örümcekler kullanır.Имаго питаются пауками, которых хватают прямо с их ловчих сетей.
Kalıntıları henüz belirlenememiştir.Останки идентифицировать не удалось.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Или же он разъединял колонки и делал в них дыры.
Şehir duvarının kalıntıları.Остатки городских стен.

İlgili Sayfalar