kalıntıları ile cümle
kalıntıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Остатки шпагат, а старые торты из роз, были тонко scatter'd, чтобы до шоу.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.שרידי packthread, ועוגות הישן של ורדים, האם scatter'd דק, כדי לפצות על הצגה.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.وهل scatter'd رقيقة بقايا packthread ، والكعك القديمة من الورود ، لتشكل المعرض.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.男は今毒を必要としなかった場合、自分に私は言った、この極端な欠乏に留意し、
Amerika kıtasında bulunan kalıntılardan, bu kalıntıların soyut özelliklerinden ilham alıyor. .Je to inspirováno abstrakcí.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Dar nu găsești rămășițe umane, precum Selam și Lucy în fiecare zi.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Denn man findet menschliche Überreste wie die von Selam oder Lucy nicht gerade alle paar Tage.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Jednak nie znajduje się tam skamieniałości ludzkich, takich jak Selam i Lucy, nie codziennie.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Maar wat je er dagelijks vindt zijn geen menselijke resten, zoals Selam en Lucy.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Mais ce que vous y trouvez ce ne sont pas des restes humains, comme ceux de Selam et de Lucy, au quotidien.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Ma quello che troverete non saranno resti umani, come Selam e Lucy, nella ricerca giornaliera.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Men det man finder er ikke menneskelige efterladenskaber, såsom Selam og Lucy, på daglig basis.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Pero lo que encuentra no son los restos humanos, como Selam y Lucy, diariamente.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Selamin ja Lucyn kaltaisia hmisjäännöksiä ei löydetä harva se päivä.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Αλλά δεν βρίσκεις ανθρώπινα υπολείμματα, όπως η Σελάμ και η Λούσι, κάθε μέρα.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Але те, що ви знаходите щодня - не останки людей, як Селам і Люсі.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Намираш слонове, носорози, маймуни, прасета и др.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.Но то, что вы найдёте в обычный день это не человеческие останки такие как, Селам и Люси.
Antik dönem kalıntıları ile çevrelenmiş.Er ist umgeben von den Ruinen der klassischen Antike.
Antik dönem kalıntıları ile çevrelenmiş.Il est encerclé par les ruines d'antiquité classique.
Antik dönem kalıntıları ile çevrelenmiş.Je obklopen antickými ruinami.
Antik dönem kalıntıları ile çevrelenmiş.Postać jest otoczona ruinami starożytnych budowli.
Antik dönem kalıntıları ile çevrelenmiş.وكان محاط من قبل الأطلال من العصور الكلاسيكية القديمة
Antik Roma uygarlığının özenle ortaya çıkarılan ve korunan kalıntıları arasındayız.Darius Arya & Dr. Beth Harrisovou.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Als je door het landschap loopt, richt het zich op als je bent langsgelopen om te proberen afval te pakken.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Cînd vă plimbaţi prin peisaje, sare în urma paşilor voştri încercînd să prindă sfărîmături.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Cuando caminamos por un paisaje va tras nuestras pisadas tratando de atrapar desechos.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Gdy spacerujesz na łonie natury po twoich krokach wyrywa się w górę próbując wychwycić odpadki.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Ha keresztülmész egy földön, lábnyomaid után feltör, és próbálja összeszedni a törmeléket.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Když kráčíte krajinou, vyzdvihuje se v otiscích vašich stop, snažíce se získat částečky.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Ketika anda berjalan di atas tanah, miselium melonjak setelah langkah kaki anda untuk mengikat sisa tanaman.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Khi bạn bước qua những khu vực địa hình, nó nhảy đến nơi dấu chân để lại, cố chiếm được mớ tàn dư.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.인간이 지나가면 균사체는 인간의 발걸음을 감지하고 발걸음이 남긴 잔해물을 움켜잡으려고 합니다.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Kun kävelet maastossa, se ponnahtelee kannoillasi yrittäen tarttua pirstaleisiin.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Når I går henover landskaber, rækker det op i jeres fodspor, for at finde efterladenskaber.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.När man vandrar över landskapen hoppar det upp efter dina fotsteg för att fånga spillror och skräp.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Vie o vás. Keď prechádzate krajinou, mycélium ide po vašich stopách; vylezie a zbiera, čo po vás zostalo.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Όταν περπατάτε σε μια περιοχή, ακολουθεί τα βήματά σας για να πιάσει σκύρα.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Като вървиш през местностите, той подскача след стъпките ти и се опитва да грабне отломки.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Когда вы гуляете по лугам, он вибрирует в такт вашим шагам, пытаясь ухватить органические остатки.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.כשאתם הולכים על האדמה, הוא מזנק כלפי מעלה אחרי כל צעד שלכם בנסיון לתפוס שפוכת.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.عندما تمشي عبر المسطحات فإنها تقفر بعد خظواتك محاولة التعلق بالبقايا
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.通った所で跳びはねて 堆肥をつかみ取ろうとする だから私はインターネットの発明は
Birinin kalıntıları sık sık yada ilk defa görmesi... ...çok heyecan vericidir.Ces fragments sont si excitants, ils sont souvent les seuls, ou les premiers à être découverts.
Birinin kalıntıları sık sık yada ilk defa görmesi... ...çok heyecan vericidir.발굴작업은 무척이나 흥미롭고 첫 발굴의 순간은 특히 그렇습니다.
Birinin kalıntıları sık sık yada ilk defa görmesi... ...çok heyecan vericidir.To niezwykle pasjonujące; często obcujemy z czymś, czego nikt wcześniej nie widział.
Birinin kalıntıları sık sık yada ilk defa görmesi... ...çok heyecan vericidir.И это всё ужасно интересно. Часто это единственные, если не самые первые найденные кем-либо останки.
Birinin kalıntıları sık sık yada ilk defa görmesi... ...çok heyecan vericidir.והדברים האלה הם כל כך מלהיבים, כי בד"כ זאת הפעם הראשונה שמישהו אי פעם ראה את השרידים האלה.
Birinin kalıntıları sık sık yada ilk defa görmesi... ...çok heyecan vericidir.وهذه الأمور مثيرة جدا، وأنها غالبا ما تكون كذلك فقط، أو للوهلة الأولى، لأي شخص يرى البقايا في أي وقت.
Birinin kalıntıları sık sık yada ilk defa görmesi... ...çok heyecan vericidir.何か見つけた瞬間は格別です めったに見つけられる物ではありません 私と母親が人類の祖先の痕跡を 発掘している とても特別な瞬間です
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.만년설과 같은 전설로만 존재합니다.
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.Oggi li conosciamo grazie alle calotte polari.
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.Știm datorită calotelor glaciare.
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.Tunnemme ne tänään jääleikkauksista.
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.Vi kender dem i dag fra indlandsisen.
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.Днес ги познаваме от ледените шапки.
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.Сегодня мы знаем о них благодаря ледяным шапкам.
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.من الأغطية الجليدية (جليد يغطي مساحات واسعة)
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.穴に暮らす鳥もいます
Burası, fırtına kalıntıları üzerinde çalıştığımız korunaklı bir alan.이것은 폭풍의 잔해를 이용할 수 있는 공간절약적 방법입니다.