Hatta, insan yerleşimi ile ilgili kalıntılar, 7000 yıl kadar eskidir.На его территории при раскопках были найдены культурные остатки, возраст которых составляет 7000 лет.
Hatta, insan yerleşimi ile ilgili kalıntılar, 7000 yıl kadar eskidir.لقد تم العثور على بقايا من المناطق المسكونة يعود تاريخها إلى 7000 سنة.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.Así que no tenemos un artefacto como ese para la escritura Indus
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.Chúng ta không có một cổ vật cho hệ thống chữ Indus.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.Für die Indus-Schrift gibt's kein solches Artefakt.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.Kita tidak memiliki artefak seperti itu untuk naskah Indus.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.인더스 스크립트의 경우에는 그런 유물이 없지요.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.Não temos um artefacto assim para a escrita do Indo.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.Nie mamy odpowiednika dla pisma induskiego.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.Nincs ilyen tárgyi lelet az Indus-völgyi írással kapcsolatban.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.Non esiste un manufatto del genere per la scrittura dell'Indo.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.Nous ne possédons pas de tel un objet pour l'écriture Indus.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.Nu avem un asemenea artefact pentru manuscrisul indus.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.Pre harappské písmo takýto artefakt nemáme.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.Pro protoindické písmo takový artefakt nemáme.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.Sellaista artefaktia ei Indus-kirjoitukselle ole löytynyt.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.Vi har ikke sådan en genstand for Indusskriften.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.Vi har inget motsvarande föremål för Indusskriften.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.Zo'n voorwerp hebben we niet voor het Indusschrift.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.Δε διαθέτουμε τέτοιο κατασκεύασμα για τη γραφή του Ινδού.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.Для Індського письма немає такого артефакту.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.Ние нямаме такъв предмет за индуската писменост.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.У нас нет такого артефакта для хараппского письма.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.אין ברשותנו פריט כזה עבור הכתב מאינדוס.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.ليس لدينا مثل هذه الأداة لكتابة الاندوس.
Indus yazısı için, böyle bir kalıntı yok.さらに話されていた言語も不明です
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.A folyók üledéket sodortak a tengerekbe, amíg az algák szerves maradványai be nem lettek temetve.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Floder sköljde ut sediment i haven tills det organiska materialet från algerna helt begravts.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Flüsse wuschen Sedimente in die Meere unter denen die organischen Überreste der Algen begraben wurden.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.I fiumi trasportarono sedimenti nei mari, perfino i resti organici delle alghe furono sepolti.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Joet huuhtoivat sedimenttejä meriin kunnes ne hautasivat alleen levien orgaaniset jäänteet.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.강은 침전물을 바다로 씻어내렸고, 조류의 유기물 잔재가 묻혔다.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Les rivières entraînent des sédiments dans les mers, qui viennent recouvrir les résidus des algues.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Râurile au transportat sedimente în mări până când ramasitele organice au fost îngropate.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Reke so odnaale sedimente v morja. Ti so sčasoma zakopali organske ostanke alg.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Rieky zmyli tento nános do oceánov, kde živočíšne pozostatky rias ostali pochované.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Rzeki zmyły osad do mórz, aż szczątki organiczne glonów zostały pogrzebane.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Ποτάμια ξέπλεναν το ίζημα στις θάλασσες, έως ότου τα οργανικά κατάλοιπα των άλγεων να θαφτούν.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.А реки выносили в моря ил и прочие осадки, и засыпали ими эту братскую могилу.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Реките отмивали седимент в моретата, докато органичните останки от водораслите били затрупани.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.נהרות סחפו את המשקעים אל הים, עד שהשאריות האורגניות של האצות נקברו.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.وجرفت الأنهار الرواسب إلى البحار، حتى انطمرت البقايا العضوية من الطحالب،
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.河水將沉澱物仲入海裏面 淹蓋咗藻類遺骸中嘅有機物
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.藻たちの死骸は埋められた 圧力によって温まると
Kolları yok. Bir tarafında küçük bir bacak kalıntısı vardı.Nie miał rąk, tylko kikut po jednej stronie.
Konuyu biraz görselleştirmek için; işte burada bir süpernovanın kalıntıları var.Jen pro představu. Tady je pozůstatek supernovy.
Konuyu biraz görselleştirmek için; işte burada bir süpernovanın kalıntıları var.Щоб вам легше було це уявити, візьмемо залишок наднової.
Neandertal kalıntılarınınDNA를 추출하는
Neandertal kalıntılarınınDNAを抽出する方法を研究しています
Neandertal kalıntılarınınוחיות שנכחדו
Neandertal kalıntılarınınوالحيوانات المنقرضة
Ortaçağ'dan günümüze değin ulaşan kalıntılar da korunmaya değecek kadar önemli.Así, incluso el aspecto Medieval de la es importante preservar.
Ortaçağ'dan günümüze değin ulaşan kalıntılar da korunmaya değecek kadar önemli.A więc nawet średniowieczny aspekt powinien być zachowany.
Ortaçağ'dan günümüze değin ulaşan kalıntılar da korunmaya değecek kadar önemli.Così, anche l'aspetto medievale di esso è importante per essere conservato.
Ortaçağ'dan günümüze değin ulaşan kalıntılar da korunmaya değecek kadar önemli.Vzhledem k vývoji je důležité zachovat i středověké prvky.
Ortaçağ'dan günümüze değin ulaşan kalıntılar da korunmaya değecek kadar önemli.Поэтому даже средневековый аспект этого места важно было сохранить.
Ortaçağ'dan günümüze değin ulaşan kalıntılar da korunmaya değecek kadar önemli.Тому, важливо зберегти навіть її середньовічний аспект.
Resimde bir manastırın kalıntılarını görüyoruz, oldukça eski bir manastır.هذا صحيح في هذه اللوحة نرى الدمار لدير،دير قديم
Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.매일매일 살람과 Lucy 대신
Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.כמו סלאם ולוסי, על בסיס יומיומי.