Ana içeriğe geç
Sözlük

kalıntı ile cümle

kalıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Cok gelismis eglendirici irka ait bir kalinti.어떤 인종--고도로 진화한 엔터테이너 인종의 흔적이죠.
Cok gelismis eglendirici irka ait bir kalinti.Pozostałość po bardzo rozwiniętej rasie artystów.
Cok gelismis eglendirici irka ait bir kalinti.Sono i resti di una razza molto evoluta di saltimbanco.
Cok gelismis eglendirici irka ait bir kalinti.Останки расы эволюционировавших артистов.
Cok gelismis eglendirici irka ait bir kalinti.Той е останка от лице на... една много еволюирала раса от артисти.
Cok gelismis eglendirici irka ait bir kalinti.Це рештки дуже розвиненої раси артистів естради.
Cok gelismis eglendirici irka ait bir kalinti.זהו שריד של גזע מפותח מאוד של בדרנים.
Cok gelismis eglendirici irka ait bir kalinti.من بقايا عرق -- عرق فنانين متطور جدا.
Cok gelismis eglendirici irka ait bir kalinti.彼らは昔ブラジルに住んでいました (笑)
Çok sayıda kalıntıya gidiyoruz,또는 유적지에 가서
Çok sayıda kalıntıya gidiyoruz, Yahudi yerleşimleri, Nabat yerleşimleri, Kenan yerleşimleriChúng tôi đi qua nhiều di tích khu định cư nguời Do Thái, Nabatean, và Canaanite
Çok sayıda kalıntıya gidiyoruz,ואנחנו עוברים דרך שרידים
Çok sayıda kalıntıya gidiyoruz,وقمنا بالتجوال حول عدد كبير من انقاض
Çok sayıda kalıntıya gidiyoruz,カナン人入植の跡地を
Denizlere geçtiler. Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.Były pod wodą - dziś są znane z lodowców.
Denizlere geçtiler. Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.Heute kennen wir sie von den Eiskappen.
Denizlere geçtiler. Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.Nosotros ahora los conocemos debido a las capas de hielo.
Denizlere geçtiler. Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.On les connaît désormais aujourd'hui grâce aux calottes glaciaires.
Denizlere geçtiler. Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.We kennen ze vandaag van de ijskappen.
Denizlere geçtiler. Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz.בהן סיפרתי לכם קודם שהם לא חיו.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Aber die Indus Völker hinterliessen auch Schriftstücke.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Cywilizacja ta zostawiła po sobie także przedmioty z pismem.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.De talán az Indus-völgyi emberek feliratos emlékeket is hagytak maguk után.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Eppure la popolazione dell'Indo ci ha lasciato anche dei manufatti con delle scritte.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Însă oamenii Indus au lăsat, de asemenea, în urma lor artefacte cu inscripții pe ele.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.그러나 인더스 사람들은 글자가 적힌 유물도 남겼는데 그중에는
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Lidé z povodí Indu však po sobě rovněž zanechali artefakty s nápisy.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Maar het Indusvolk heeft ook voorwerpen achtergelaten waarop is geschreven.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Mais le peuple indusien a aussi laissé des objets avec de l'écriture dessus.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Mas o povo do Indo também deixou artefactos com escrita.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Men Indusfolket efterlämnade också föremål med saker skrivna på sig.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Men Indusfolket efterlod også genstande med tekst på.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Mutta Induksen ihmisiltä jäi myös esineitä, joissa oli kirjoitusta.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Namun orang Indus juga meninggalkan artefak yang memiliki tulisan.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Nhưng người Indus cũng đã để lại những hiện vật với chữ viết lên đó
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Pero las gentes del Indo también dejaron tras de sí artefactos con textos escritos en ellos.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Όμως οι κάτοικοι του Ινδού άφησαν και αντικείμενα που φέρουν γραφή.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Но древние индусы также оставили после себя артефакты с письменами.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Но хората от Инд са оставили и артефакти с надписи по тях.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.Однак люди Індської цивілізації також залишили артефакти з написами.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.אבל בני האינדוס השאירו מאחור גם פריטים ועליהם כתב.
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.ولكن شعب الاندوس - السند - تركوا أيضا أعمال فنية تملك كتابة عليها
Fakat İndus halkı üstünde yazılar olan kalıntılar da bıraktılar.もちろんプラスチックの破片ではなく
Fakat şunu sormalıyız: Bizim evrenimizin daha büyük başka bir tarihin sadece kalıntısı olması mümkün müdür?Але ми повинні запитати: чи можливо, що наш всесвіт - це лише шлейф від чогось більшого?
Fakat şunu sormalıyız: Bizim evrenimizin daha büyük başka bir tarihin sadece kalıntısı olması mümkün müdür?Но мы должны спросить: возможно ли, что наша Вселенная это всего лишь след какой-то более значимой истории?
Gördüğümüz büyük ölçüde Augustan'dan 2. yüzyıla kadar olan dönemin kalıntıları.Co zde vidíte, je z velké části od úrovní doby Augustovy k úrovním 2. století n. l.
Gördüğümüz büyük ölçüde Augustan'dan 2. yüzyıla kadar olan dönemin kalıntıları.To co widzisz, to w większości ruiny z II w. n.e. powstałe za czasów panowania Augusta.
Gördüğümüz büyük ölçüde Augustan'dan 2. yüzyıla kadar olan dönemin kalıntıları.Wat je ziet zijn voornamelijk de niveaus van de tijd van Augustus tot aan de 2e eeuw na Christus.
Gördüğümüz büyük ölçüde Augustan'dan 2. yüzyıla kadar olan dönemin kalıntıları.То, что вы видите - это в основном период с правления Августа и до II в. н. э.
Halep'te çok insan kalıntısı gördüm ve İngilizce’de bunu pazarlamakta iyiymişim.Eu vi tantos restos humanos em Aleppo e parece que sou boa em vender isso em inglês.
Halep'te çok insan kalıntısı gördüm ve İngilizce’de bunu pazarlamakta iyiymişim.He visto tantos restos humanos en Alepo y parece que soy buena para el marketing de esa experiencia en inglés.
Halep'te çok insan kalıntısı gördüm ve İngilizce’de bunu pazarlamakta iyiymişim.J'ai vu tellement de restes humains è Alep, et apparemment je suis douée pour vendre ce sujet en anglais.
Halep'te çok insan kalıntısı gördüm ve İngilizce’de bunu pazarlamakta iyiymişim.Sono brava nel marketing e in inglese.
Halep'te çok insan kalıntısı gördüm ve İngilizce’de bunu pazarlamakta iyiymişim.V Allepu jsem viděla obrovskou spoustu lidských ostatků a zdá se, že to dokážu v angličtině dobře prodat.
Halep'te çok insan kalıntısı gördüm ve İngilizce’de bunu pazarlamakta iyiymişim.Έχω δει τόσα πολλά ανθρώπινα λείψανα στο Χαλέπι και φαίνεται είμαι καλή στο να το προωθήσω αυτό στα αγγλικά.
Halep'te çok insan kalıntısı gördüm ve İngilizce’de bunu pazarlamakta iyiymişim.Я видела много человеческих останков в Алеппо, и кажется, хорошо презентую это на английском языке.
Hatta, insan yerleşimi ile ilgili kalıntılar, 7000 yıl kadar eskidir.Asutuksesta on löydetty jäänteitä, jotka ovat jopa 7000 vuotta vanhoja.
Hatta, insan yerleşimi ile ilgili kalıntılar, 7000 yıl kadar eskidir.Des vestiges d’habitation, dont certains datent même de 7 000 ans, ont été retrouvés.
Hatta, insan yerleşimi ile ilgili kalıntılar, 7000 yıl kadar eskidir.Man har hittat upp till 7 000 år gamla lämningar efter bosättning.
Hatta, insan yerleşimi ile ilgili kalıntılar, 7000 yıl kadar eskidir.Se han encontrado vestigios de población con 7000 años de antigüedad.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod