Ana içeriğe geç
Sözlük

kalıntı ile cümle

kalıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tarihi kalıntı yerleri zaman zaman turistler tarafından ziyaret edilmektedir.Άλλοτε πάλι η τοποθεσία της είναι δύσκολο να προσδιορισθεί από τους κατα καιρούς επισκέπτες της.
Tarih öncesi kalıntılar da bulunmaktadır.Υπάρχουν όμως και παλαιότερα ευρήματα.
Ancak böyle kalıntılar arkeologlar tarafından bulunulamamıştır.Μέχρι και σήμερα, αυτά τα αριστουργήματα δεν έχουν παρατηρηθεί από αρχαιολόγους.
Deniz kenarındaki sur kalıntıları da bugün görülebilir.Τα βυζαντινά απομεινάρια είναι ορατά και από τη θάλασσα.
Kalıntı şizofreniden ayrımı öykü ile yapılır.Η διάρκεια βοηθά στον διαχωρισμό της σχιζοφρένειας από τη διπολική διαταραχή.
Günümüzde bu döneme ait birçok arkeolojik kalıntıya ulaşılmıştır.Λίγα αρχαιολογικά ευρήματα υπάρχουν μέχρι σήμερα.
Portekiz Ordusunun son kalıntıları da ülkeyi terk edecektir.Έναν μήνα μετά αποσύρθηκαν και τα τελευταία πορτογαλικά στρατεύματα.
Mahallede çok eski tarihlere ait uygarlıkların kalıntıları halen mevcuttur.Στην οροσειρά υπάρχουν πολλά απομεινάρια παλιών πολιτισμών.
Bu bölgede eski köy mezarlığı ve diğer kalıntılar hala mevcuttur.Στο χωριό έχουν βρεθεί αρχαίοι τάφοι και όστρακα διαφόρων εποχών.
Diolkos'un kalıntıları bugün halâ modern kanal boyunca görülebilir durumdadır.Απομεινάρια της Διόλκου υπάρχουν ακόμη σήμερα δίπλα στη σύγχρονη διώρυγα.
Mahallede "Theotokos Kilisesi" 'nin kalıntıları vardır.Στην περιοχή της συνοικίας υπάρχει και η εκκλησία Κοιμήσεως της Θεοτόκου.
Parkın en ünlü kalıntıları Australopithecus ve erken homo fosilleridir.Det mest kendte fund i parken er Australopithecus og tidlige menneskelige fossiler.
Panamá Viejo eski Panama City şehrinin kalıntıları ve ülkenin eski başkentidir.Panama Viejo er de resterende dele af den gamle Panama City og landets tidligere hovedstad.
Bu sıralarda 4. Panzer Ordusu'nun dağılan kalıntıları hala Alman hatlarına ulaşabilme çabasındadırlar.I mellemtiden forsøgte de forrevne rester af 4. panserarmé stadig at nå tilbage til de tyske linjer.
Şu an hiçbir kalıntı kalmamıştır.Der er nu ingen rester tilbage.
Ancak kalıntıları görülmektedir.Resterne kan stadig ses.
Yelken Atarcası da bu kalıntıyla ilişkilidir.Aflejringsprocessen hænger sammen med tidevandet.
Bu, Kuzey Amerika Kıtasında fosilleri ve kalıntıları bulunmuş dinozorların listesidir.Der er hovedsageligt fundet fossiler og rester af denne type dinosaurus i Nordamerika.
Mahallede, eski dönemlere ait tarihi kalıntılar da bulunmaktadır.Men selve historierne har uden tvivl eksisteret i folket i forvejen.
Bugün müzenin bodrum katında hala kalenin kalıntılarından izler görülebilir.Flere steder på museet kan man derfor stadig i dag se enkelte spor af branden.
Ayrıca bunların Dorset kültürünün son kalıntıları olduğuna dair de kanıtlar bulunmuştur.Også det må have været spor efter dorset-kulturen.
Kalıntılar 13.900 yıllıktır.Malerierne er mellen 13.000 og 9.500 år gamle.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Hun var passager på Titanic.
Karıncayiyengillerin fosilleşmiş kalıntıları Güney Amerika'dan başka kıtalarda da bulunmuştur.Dyret opdrættes nu også uden for Sydamerika.
Bu sınırda kilise kalıntıları yer almaktadır.I Sjelle Sogn ligger Sjelle Kirke.
Bu köyün kalıntılarına halen rastlanmaktadır.Man kan stadig se rester af bosætningen.
Bu Süpernova Kalıntısı katalog isimlerinde B Cas olarak da isimlendirilir.Schuberts værker identificeres ud fra D-numrene i dette katalog.
Kalıntıları hala mevcuttur.Rester af denne står fortsat.
Kalıntıları bugün de mevcuttur.Selv i dag er der rester af den.
Dığrak denilen mevkii de halen kalıntılar ortaya çıkar.Den ting der så er tilbage er så den stjålet ting.
Yere dayalı bir yapının kalıntıları 19. yüzyılda restore edildi.Jordberga blev etableret gård tilbage i 1300-tallet.
Diolkos'un kalıntıları bugün halâ modern kanal boyunca görülebilir durumdadır.Restene av Diolkos finnes fremdeles ved siden av dagens kanal.
Nan Madol adı "aralarındaki boşluk" anlamına gelir ve kalıntıları çaprazlayan kanallara atıfta bulunur.Navnet Nan Madol betyr "avstand mellom" og refererer til kanalene som skiller ruinene på alle kanter.
Filmin yapımı Cameron'ın RMS Titanic'in kalıntılarını görüntülediği 1995 yılında başladı.Produksjonen av filmen begynte i 1995 da Cameron tok opptak av «Titanic»s vrak.
Bu iki çiçeğin kalıntıları II. Ramses'in mezarında bulunmuştur.Rester av planten har blitt funnet i graven til Ramses II av Egypt.
Nitekim İspanyollar Cuzco’ya yerleşirken binalarını İnka tapınaklarının kalıntıları üzerinde yükseltmişlerdir.For å komme til Cuzco hvor de bygget tempelet reiste de i underjordiske huler.
Anıtsal kalıntıları, yüzyıllar boyunca gezginlerin ve yazarların ilham kaynağı oldu.Dets monumentale ruiner har inspirert fantasien til besøkende og skribenter i århundrer.
Sanat eserleri ve Yahudi kalıntılar yağmalandı.Jødiske skrifter og religiøse bøker ble brent.
Günümüze çok az kalıntısı kalmıştır.Det er i dag svært få igjen.
Neolitik Çağ'dan bile kalıntılar bulunmuştur.Her er det også funnet levninger fra neolittisk tid.
Predacon kalıntıyı alır ama Miko tuzağa düşer.Aki sto bak debutfilmenes manus, men Mika satt i registolen.
Kalıntılar 13.900 yıllıktır.Maleriene er mellom 13 000 og 9 500 år gamle.
Bunlardan bazıları iyice harap durumdadır ve sadece kalıntıları görülebilmektedir.Noen arter, som kan gjøre mye skade, utvikler seg i bløte frukter (se skadedyr).
Çünkü Avrupa'da Kutsal Mızrak olduğu iddia edilen diğer "kutsal kalıntılar" bulunmaktadır.Skjønt, de er ikke enig om at det nevnte tempelet er hellig for Europa.»
Günümüze ait kalıntıları Arjantin'in Misiones Eyaletinde bulunmaktadır.Den levde i krittperioden i det som nå er Argentina.
Bu kalıntılar adını antikj Anadolu uygarlıklarının Kır Tanrısı Priapos'tan almıştır.Navnet er avledet av byens antikke skytsgud Poseidon.
Kayacık yaylacılarına ait yayla kalıntıları yörede hâlâ mevcuttur.Restene av disse øvingsskyttergravene finnes fremdeles på Plevnahöjden.
Ancak kalenin kalıntılarını görmek mümkündür.Man kan enda se rester av bosetningen.
Ayrıca altı adet kilise kalıntısı mevcuttur.Inntil videre beholdes alle tre sognekirker.
Başka önemli bir kalıntı St. Nicholaus kilisesidir.Den lokale kirken er St Nicholas Church.
Tarihi kalıntı yerleri zaman zaman turistler tarafından ziyaret edilmektedir.Den er ubebodd, men besøkes fra tid til annen av turister.
Köyde iki adet eski kilise kalıntısı vardır.Det finnes totalt fire kirker i den tidligere kommunen.
Kişinin fiziksel kalıntılarını belirtir.Enkeltmenneskets siste skanse.
Tapınağin kalıntıları hala ayaktadır.Fundamentet til dette tempelet står ennå.
ESO 507-70, muhtemelen önceki bir birleşme sürecinin kalıntısı olan garip görünümlü bir gökadadır.ESO 507-70 er sannsynligvis resultatet av to galakser som har kollidert.
O kalıntılara "çegil" denmektedir.Prekestolen ble beskrevet som «slet».
Kalıntıları henüz belirlenememiştir.Ingen presteklasse har ennå blitt identifisert.
Olgunlar mahallesinde de kilise kalıntıları vardır.I kirkene finnes også relikvier.
Dağın üzerinde geç Hitit medeniyetine (MÖ 8. yüzyıl) tarihlenen yerleşme kalıntıları bulunmuştur.Pada saat itu pula, di Bumi manusia mendeteksi ada sesuatu yang jatuh di bulan.
Anıtsal kalıntıları, yüzyıllar boyunca gezginlerin ve yazarların ilham kaynağı oldu.Reruntuhan-reruntuhan monumentalnya menjadi inspirasi bagi pengelana dan penulis selama berabad-abad.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod