Ana içeriğe geç
Sözlük

kalıntı ile cümle

kalıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Batı yarıküredeki en eski sinagogun kalıntıları ve bir Yahudi mezarlığı bulunur.В селі збереглася стара синагога та єврейське кладовище.
Çalküy’de Bizans dönemine ait kalıntılar günümüze kadar varlıklarını sürdürmüşlerdir.Залишки римських споруд в Цресі збереглись до нашого часу.
Tespit edilen iki ayrı şato kalıntısının, Kraliçe Bona'ya ait olduğu zannedilmektedir.Археологи виявили залишки двох замків і думають, що це може бути замок королеви Бони Сфорца.
Ancak bu iki terim arasındaki sınır belirsizdir ve genelde 20-30 kalıntı dolayındadır.Популяції цього виду вкрай нечисельні і зазвичай складаються з 2-3 особин.
Ancak böyle kalıntılar arkeologlar tarafından bulunulamamıştır.Ці кургани досі так і не досліджені археологами.
"Salonina", Yunan ve Roma Kalıntıları Sözlüğü, William Smith (1870).Словник Грецької і Римської Географії, Вільяма Сміта (1856).
Kaleden günümüze yalnızca kuzey ve doğu yönünde uzanan sur duvarı kalıntısı gelebilmiştir.Під час останнього зледеніння льодовик вкривав лише східні й північні райони країни.
Titanic'in kalıntılarına saygı gösterilmesi gerektiğini ısrarla vurgulamıştım.Названий на честь захоплення форту Тікондерога.
Buradaki kalıntılar, Harran Sin kültürüne aittir.Стоянка належить, до Мізинської культури.
Yine Mercümek tepe mevkiinde toprak altında kale kalıntılarının olduğu söylenir.Легенди розповідають, що під фортецею є підземні ходи.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Належить до клади титанозаврів.
S Andromeda'nın kalıntıları 100 yıl sonra gözlenebilmiştir.Патогенні штами F. oxysporum були вивчені протягом більш ніж 100 років.
Tarihi kalıntıları ve doğal güzellikleri ile tanınır.Жупанія відома своїми природними красотами.
Kalıntıları ilk kez 1950'lerde, daha sonra 1990'larda Ankara yakınlarında bulunmuştur.Їх рештки були знайдені поруч з Анкарою в центральній Туреччині, починаючи з 1950-х років.
Masal, aynı zamanda Şamanizmin kalıntıları (Gök Tanrı inanışları) ile örülüdür.Див. також: Сесвете (значення) Велике Сесвете (хорв.
Ayrıca bir yüzyıldır tarım yapılan tepede Hitit Çağı'yla ilişkilendirilecek hiçbir mimari kalıntı yoktur.Не дивно, що протягом багатьох століть на неприступній скелі зводили укріплення.
Aksaz Hamamının olduğu yerde tarihi Roma hamamının kalıntıları bulunmaktadır.Біля Відня збереглися залишки римського акведуку.
Cami kalıntıları, 2011 Cami kalıntıları, 2012 Kalıntılar içerisinden bir görünüm, 2011Руїни мечеті, 2011 Руїни мечеті, 2012 Вид руїн з середини, 2011
Adada, 10. yüzyıldan kalma, bugün sadece bazı kalıntıları mevcut olan bir manastır vardır.На острові є монастир, датований 10 століттям, від якого сьогодні збереглися лише деякі залишки.
21 Ocak 1815'te birkaç kemik, grileşmiş bir öbek kalıntı ve bir jartiyer bulundu.21. ledna 1815 bylo nalezeno několik kostí a zbytek látky s dámským podvazkem.
Taylor ve Nova kıyı şeridini takip ederler ve sonunda Özgürlük Anıtı'nın kömürleşmiş kalıntılarını bulurlar.Taylor s Novou dále putuje sám a na pobřeží nakonec nalezne napůl pohřbenou Sochu Svobody.
Sene 1992'de geminin kalıntıları Fransız arkeolog Franck Goddio tarafından bulundu.Ruiny ponořené v moři byly nalezeny francouzským podvodním archeologem Franckem Goddio v roce 2000.
Eski Sovyet komuta yapısının son kalıntıları da 1993 haziranında ortadan kaldırıldı.Zbytky přežívající sovětské moci pak definitivně odstranily říjnové události roku 1993.
2012 yılında, Powazki Mezarlığı kısmen Pilecki'nin kalıntıları bulabilmek için bir çaba ile kazılmıştır.V roce 2012 proběhl na hřbitově Powązki průzkum s cílem najít Pileckého ostatky.
Kendi türleri dahil ölü böcek kalıntıları ile beslenirler.Sbírá a požírá i mrtvý hmyz, včetně jedinců vlastního druhu.
Tarihöncesi dönemlerden kalma kalıntıları bulunmaktadır.Ostatky tedy pochází z tohoto časového období.
Günümüzde bu değirmenlerden sadece bir tanesi ayakta durmakta olup, diğerlerinin kalıntıları bile kalmamıştır.Každý týden vypadla jedna diva, dokud tam nezůstaly poslední tři.
Kendilerinden öncekilerin bıraktıkları nimf ve pup kalıntılarını tüketirler.V nich byly nalezeny pozůstatky lidí a předchůdců člověka mimo jiné z doby kamenné.
Karıncayiyengillerin fosilleşmiş kalıntıları Güney Amerika'dan başka kıtalarda da bulunmuştur.V poslední době se s chovem těchto zvířat mimo Jižní Ameriku objevují i jiná využití.
Fosil kalıntıları 155 ve 145 milyon yıl öncesi geç Jura Dönemi'ne tarihlenmektedir.Jejich fosilie pocházejí z pozdní jury, období před zhruba 155 až 145 miliony let.
Ildırı'da gözle görülen kalıntıların başında şehir surları gelir.V pozdních stadiích se na očním pozadí objevuje městnavá papila.
Kaleye ait kalıntılar halen görülebilir durumdadır.Část pozůstatků hradu je volně přístupná.
Antik kalıntılar bulunmaktadır.Jsou zde zachovalé zbytky hutě.
Kalıntıları hala mevcuttur.Jeho zbytky jsou dodnes zachovány.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Byl pojmenován po Titánovi Epiméthovi.
Titanic'in kalıntılarına saygı gösterilmesi gerektiğini ısrarla vurgulamıştım.K jeho zálibám patří pěstování tilandsií.
Son zamanlarda Hubble Uzay Teleskobu bu olayın kalıntılarının fotoğraflamıştır.Hubbleův vesmírný dalekohled zachytil několik snímků této mlhoviny.
Günümüzde kalıntılar süregiden bir arkeolojik projenin parçasıdır.V současnosti všechny slouží potřebám architektonického studia.
Ayrıca bu kalıntı, optik olarak belirlenmiş ilk atarcayı da barındırır.Tento padák by také podle pověsti, měl být prvním použitým padákem.
Birçok tarihi kalıntılar vardır.Zachovány jsou četné historické objekty.
Bu kulübenin kalıntıları günümüze kadar gelmiştir.Zbytky jejich chaty dosud existují.
Günümüzde ise sarnıcın kalıntıları hâlâ görülmektedir.Dnes jsou ještě patrné pozůstatky rampy.
Günümüze ait kalıntıları Arjantin'in Misiones Eyaletinde bulunmaktadır.Její zbytky dopadly na území Argentiny.
Kalıntıları henüz belirlenememiştir.Jeho ostatky dodnes nebyly vyzdviženy.
Kentte Roma Çağı kalıntıları da görülmektedir.Zbytky starého římského města lze stále spatřit.
Kalıntıları 1970 yılında bulunmuştur.Rozpuštěni byli v roce 1970.
Toplanan bitkiler hakkında, ele geçen bitki kalıntıları fikir vermektedir.Pro plánovaný sběr se tato statná rostlina pěstuje.
Proteinlerdeki amino asit kalıntı sayısı birkaç on ile birkaç bin arasında değişebilir.Zastoupení v organochloridech se může lišit o několik desetin procenta.
Kalıntılar 1990'lı yılların başında ve 2000'li yılların başında ortadan kalkmıştı.Vyřazovány byly počátkem 90. let 20. století, několik jich zůstalo provozuschopných.
Ayrıca çıkan kalıntılardan daha önce bir şehir olduğu tahmin edilmektedir.V minulosti se věřilo, že se jedná o pozůstatky zničeného města.
SN 1054'ün bulutsu kalıntıları şimdi Yengeç Bulutsusu olarak bilinmektedir.Na místě supernovy SN 1054 se dnes nachází Krabí mlhovina.
1990'lı yılların sonlarına kadar bir kilisenin kalıntıları hala gözükebiliyordu.Uspořádání církevních poměrů bylo možné až od 90. let 20. století.
Süpernova kalıntıları dizini ^ a b c "SN1987A in the Large Magellanic Cloud".SN 1987A je supernova na okraji mlhoviny Tarantule ve Velkém Magellanově oblaku (blízké trpasličí galaxii).
Günümüze herhangi bir kalıntısı ulaşmamıştır.Dnes se z nich nedochovaly žádné pozůstatky.
Ama pek kalıntı bulunmamaktadır.Bohužel ale nemá dlouhé trvání.
Fiji’de yapılan kazılarda küçük yerleşimlerde çanak çömlek türünde eski kalıntılar bulunmustur.V některých dalších zemích střední Evropy se lze s kaštely setkat ve smyslu malých pevností.
Kalenin içerisindeki surlardan çok az bir kalıntı kalmıştır.Z hradu nezůstalo téměř nic.
Kalıntılar Aşağı Kent, Yukarı Kent, Büyük Kale (Kral Kalesi), Yazılıkaya'dan oluşmaktadır.Půda v obci je ve vyšší části písčitá a na níže položené ploše jílovitá.
Kalıntıları günümüze kadar gelmiştir.Jeho pozůstatky se dochovaly do dnešních dnů.
Ermeni Kilisesinden günümüze herhangi bir kalıntı kalmamıştır.Dnes z kostela není zachováno vůbec nic.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod