Ana içeriğe geç
Sözlük

kalıntı ile cümle

kalıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Uzaktaki antik kalıntıları görebilirsiniz.You can see the ancient ruins in the distance.
Antik uygarlıkların kalıntılarını korumaya çalışmalıyız.We must try to preserve the remains of ancient civilizations.
Kalıntılar görülmeye değerler.The ruins are worth visiting.
Orada kalenin kalıntılarını hâlâ görebilirsin.You can still see the remains of the fortress there.
O kalıntılar bir zamanlar görkemli bir saraydı.Those ruins were once a splendid palace.
Taş Devri kalıntıları keşfedildi.The Stone Age ruins were discovered.
Kazı sırasında insan kalıntıları bulundu.Human remains were found during the excavation.
Tek kanıt iç çamaşıra yapışmış meni kalıntılarıydı.The only proof was the remains of the semen which had stuck to the underwear.
Eski bir uygarlıkla ilgili kalıntılar bulduk.We discovered relics of an ancient civilisation.
Onlar tarihte kaybolmuş bir uygarlığın kalıntılarını çaldılar.They took away the remains of a civilization lost in history.
Bu uygarlığın bilinen pek çok kalıntısı vardır.There aren't many known ruins from this civilization.
İnsan kalıntıları içeren bir kutuyu kazarak çıkardılar.They dug up a box containing human remains.
İnsan şehirleri kalıntıları Dünyayı benekler.The remains of human cities dot the Earth.
Dede ve ninelerinin kalıntıları bu kilisededir.The relics of your grandparents are in this church.
Bu kalıntılar hakkında daha fazla bilmek istiyorsan, bir arkeoloğa sormalısın.If you want to know more about these ruins, you should ask an archaeologist.
Ben terk edilmiş bir köyün kalıntıları yanında kamp kurdum.I camped near the ruins of an abandoned village.
Tom ertesi gün acı bir kalıntı ile uyandı.Tom woke up the next day with a painful hangover.
Dedektifler fabrikanın kömürleşmiş kalıntılarında yürüdüler.The detectives walked through charred ruins of the factory.
Eski hisarın kalıntılarına bakıyorduk.We were looking at the ruins of the old fortress.
Bu arkeologlar antik kalıntıları inceliyor.These archeologists study ancient ruins.
O yerde birçok insan kalıntısı vardı.There were a lot of human remains in that place.
O, kök kalıntısı üzerinde tökezledi.He stumbled on the stump.
Sadece birkaç kalıntı var.There remain only a few ruins.
Tom'un kalıntıları asla kurtarılamadı.Tom's remains were never recovered.
Tom'un kalıntıları asla ortaya çıkarılmadı.Tom's remains were never recovered.
Kalıntılar ziyaret edilmeye değerdir.The ruins are worth a visit.
Sami bir bebeğin mumyalaşmış kalıntılarını buldu.Sami found the mummified remains of a baby.
Tom ve Mary, Maya kalıntılarını ziyaret etti.Tom and Mary visited the Mayan ruins.
Kültürel kalıntılarımıza değer verin; hepsi bizim görevimizdir.Cherish our cultural relics; it is all our duty.
Bunlar bir hayvanın kalıntıları değil.These are not the remains of an animal.
Sami o evin bodrumunda insan kalıntıları keşfetti.Sami discovered human remains in the basement of that house.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Shin Eun-soo at JYP Entertainment Shin Eun-soo at HanCinema Shin Eun-soo on IMDb
Bugün, Latin kilisesine ya da eski camiye ait çok fazla kalıntı bulunmamaktadır.Today very little remains of either the Latin church or the old mosque.
Bryer, Tzanicha'da (Canca) eski bir kalenin ve iki şapelin kalıntılarının bulunduğunu belirtir.Bryer states that at Tzanicha (Canca) exists the remains of an old castle and two chapels.
2010 yılında, Kudüs’teki en eski yazılı Tarihi kalıntı, eski şehrin duvarlarının dışında bulundu.In 2010, Jerusalem's oldest fragment of writing was found outside the Old City's walls.
Parkın en ünlü kalıntıları Australopithecus ve erken homo fosilleridir.The most famous remains from the park are the Australopithecus and early homo fossils.
Bu, özellikle ülkenin tamamında bulunan eski nehirlerin kalıntıları tarafından kanıtlanmaktadır.This is particularly evidenced by remnants of ancient rivers found throughout the country.
2010 16 Mart: P/2010 A2 asteroid’in kuyruk kalıntısını gözlemleme.2010 16 March – Observation of the dust tail of asteroid P/2010 A2.
Dişler, filmdeki insan kalıntıları olarak kullanılmak üzere bir Maryland dişçisinden temin edildi.Teeth were obtained from a Maryland dentist for use as human remains in the film.
"De Guzman" kalıntıları sadece 400 metre uzakta bulundu.The remains of "de Guzman" were found only 400 metres from a logging road.
Maden ve komşusu Black Trout Adit, gümüş madencilik endüstrisinin kalıntılarıdır.The mine and the neighbouring Black Trout Adit are remnants of a silver mining industry.
Buna benzer kaynaklar; enerji temini sürekli veya geçici olarak sönmüş olan kalıntılar olabilir.Some such sources may be relics whose energy supply has been permanently or temporarily turned off.
Eski Sovyet komuta yapısının son kalıntıları da 1993 haziranında ortadan kaldırıldı.The last vestiges of the old Soviet command structure were finally dissolved in June 1993.
Bu iki çiçeğin kalıntıları II. Ramses'in mezarında bulunmuştur.Remains of both flowers have been found in the burial tomb of Ramesses II.
Son zamanlarda Hubble Uzay Teleskobu bu olayın kalıntılarının fotoğraflamıştır.The Hubble Space Telescope recently took a picture of the remnants of this event.
Tarquinius Priscus tarafından yıkılan bu merkezin kalıntıları belirlenmiş ve kazısı yapılmıştır.Destroyed by Tarquinius Priscus, the remains have been identified and excavated.
Binbaşı Ethan Allen Hitchcock şubat ayında Dade Katliamı kalıntılarını bulmuştur.Major Ethan Allen Hitchcock was among those who found the remains of the Dade party in February.
Ancak bu iki terim arasındaki sınır belirsizdir ve genelde 20-30 kalıntı dolayındadır.However, the boundary between the two is not well defined and usually lies near 20–30 residues.
Bu kalıntılar, ülkenin ilk Dünya Mirası eseridir.These ruins are the country's first World Heritage site.
1887 yılında manastırın toprakları ve kalıntıları Harenne ailesi tarafından satın alındı.In 1887, the land and ruins were acquired by the Harenne family.
2.000 yıl yaşında olduğu tahmin edilen kalıntının kalbinde, x-ışını kaynağı 1E 161348-5055 bulunur.It is approximately 2000 years old and contains x-ray source 1E 161348-5055 at its heart.
San Giovanni Evangelista Bazilikası'nın kalıntıları.Remains of the basilica of San Giovanni Evangelista.
En az 526 kişiyi içeren zor şartlarda insan kalıntıları vardı.The human remains were in poor condition containing a minimum of 526 individuals.
Günümüze ait kalıntıları Arjantin'in Misiones Eyaletinde bulunmaktadır.Its present-day ruins are located in Misiones Province, Argentina.
Diolkos'un kalıntıları bugün halâ modern kanal boyunca görülebilir durumdadır.Remnants of Diolkos still exist today next to the modern canal.
Bu yazıtın kalıntılar Roma'da bulundu ve bugün Kapitoline Müzesi'nde sergilenmektedir.The remnants of this inscription were found at Rome and are now kept in the Capitoline Museum.
Herakleios, Büyük Zab'ın batısından Ninova kalıntılarına biraz uzak bir düzlük bulmuştu.Heraclius had found a plain west of the Great Zab some distance from the ruins of Nineveh.
Bu inhibitörler enzimin aktivitesi için esas olan amino asit kalıntılarını değişime uğratırlar.These inhibitors modify key amino acid residues needed for enzymatic activity.
Bu odalarda insan kemikleri ve olası mezar kalıntıları ya da adak sunuları bulundu.Human bones and possible grave goods or votive offerings were found in these chambers.
Dünyadaki en iyi korunmuş Roma kalıntılarından biridir ve Afrika'da bir benzeri yoktur.It is one of the best preserved Roman stone ruins in the world, and is unique in Africa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod