kalınca ile cümle

kalınca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
53
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Konuşamadığımız insanlar arasında kalınca, kendimizi çok rahatsız hissedeceğiz.Det kommer å bli obekvämt mellan personer. Vi kommer inte ens kunna prata.
Konuşamadığımız insanlar arasında kalınca, kendimizi çok rahatsız hissedeceğiz.Diventerà scomodo tra le persone. Non riusciremo neanche a parlare.
Konuşamadığımız insanlar arasında kalınca, kendimizi çok rahatsız hissedeceğiz.Es wird unangenehm zwischen Leuten. Wir werden uns nicht mal mehr möglich sein zu sprechen.
Konuşamadığımız insanlar arasında kalınca, kendimizi çok rahatsız hissedeceğiz.Het zal oncomfortabel worden tussen mensen. We zullen niet meer in staat zijn om te praten.
Konuşamadığımız insanlar arasında kalınca, kendimizi çok rahatsız hissedeceğiz.Ini akan menjadikan kita semua merasa tidak nyaman. Kita bahkan tidak akan bisa saling berbicara.
Konuşamadığımız insanlar arasında kalınca, kendimizi çok rahatsız hissedeceğiz.Jeśli zostaniemy dłużej, zrobi się dziwnie.
Konuşamadığımız insanlar arasında kalınca, kendimizi çok rahatsız hissedeceğiz.Mọi người sẽ thấy bất tiện. Chúng ta thậm chí sẽ chẳng nói chuyện được.
Konuşamadığımız insanlar arasında kalınca, kendimizi çok rahatsız hissedeceğiz.Neprijetno nam bo. Še pogovarjati se ne bomo več mogli.
Konuşamadığımız insanlar arasında kalınca, kendimizi çok rahatsız hissedeceğiz.Va fi foarte incomfortabil . Nu vom putea nici sa vorbim
Konuşamadığımız insanlar arasında kalınca, kendimizi çok rahatsız hissedeceğiz.Θα είναι άβολα για όλους μας. Δεν θα μπορούμε καν να συζητήσουμε.
Konuşamadığımız insanlar arasında kalınca, kendimizi çok rahatsız hissedeceğiz.Между людьми возникнет стеснение. Мы даже не сможем общаться.
Konuşamadığımız insanlar arasında kalınca, kendimizi çok rahatsız hissedeceğiz..יהיה מביך בין אנשי הבית, אפילו לא נוכל לדבר
Konuşamadığımız insanlar arasında kalınca, kendimizi çok rahatsız hissedeceğiz.ستصبح الأمور غير مريحة بين الأشخاص, لن نتمكن حتى من تبادل الحديث
Konuşamadığımız insanlar arasında kalınca, kendimizi çok rahatsız hissedeceğiz.スンジョが... オ・ハニは本当に良い娘なのに
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.A gdy sam tylko był, pytali go ci, co przy nim byli ze dwunastoma, o to podobieństwo.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.A když pak byl sám, tázali se ho ti, kteříž při něm byli, se dvanácti, na to podobenství.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.A keď bol sám, opýtali sa ho tí, ktorí boli okolo neho, s tými dvanástimi, na tie podobenstvá.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Cînd a fost singur, ceice erau în jurul Lui împreună cu cei doisprezece, L-au întrebat despre pilde.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.In ko je bil sam, ga vprašajo tisti, ki so bili pri njem z dvanajsterimi, po prilikah.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Khi Ðức Chúa Jêsus ở một mình, những kẻ xung quanh Ngài cùng mười hai sứ đồ hỏi Ngài về các lời thí dụ.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Khi_Ðức_Chúa_Jêsus ở một_mình , những kẻ xung_quanh Ngài cùng mười_hai sứ đồ hỏi Ngài về các lời thí_dụ .
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.예수께서 홀로 계실 때에 함께한 사람들이 열 두 제자로 더불어 그 비유들을 묻자오니
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Lorsqu`il fut en particulier, ceux qui l`entouraient avec les douze l`interrogèrent sur les paraboles.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Mikor pedig egyedül vala, megkérdezék õt a körülötte lévõk a tizenkettõvel együtt a példázat felõl.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Og da han blev ene, spurgte de, som vare om ham, tillige med de tolv ham om Lignelserne.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Og da han var blitt alene, spurte de tolv og de andre som var med ham, om lignelsene.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Quando poi fu solo, i suoi insieme ai Dodici lo interrogavano sulle parabole. Ed egli disse loro
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Quando se achou só, os que estavam ao redor dele, com os doze, interrogaram-no acerca da parábola.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Und da er allein war, fragten ihn um dies Gleichnis, die um ihn waren, mitsamt den Zwölfen.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Οτε δε εμεινε καταμονας, ηρωτησαν αυτον οι περι αυτον μετα των δωδεκα περι της παραβολης.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.И каза: Който има уши да слуша, нека слуша.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Когда же остался без народа, окружающие Его, вместе с двенадцатью, спросили Его о притче.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Як же був на самоті, питались у Него ті, що з Ним, разом з дванайцятьма, про приповість.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.ויהי בהיותו לבדו וישאלוהו האנשים אשר סביביו עם שנים העשר על המשל׃
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.ولما كان وحده سأله الذين حوله مع الاثني عشر عن المثل.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.無 人 的 時 候 、 跟 隨 耶 穌 的 人 、 和 十 二 個 門 徒 、 問 他 這 比 喻 的 意 思
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.無人 的 時候 、 跟隨 耶穌 的 人 、 和 十二 個 門徒 、 問 他 這比喻 的 意思
Zamanla birkaç balık kalınca, buna taban seviyesi deriz.Au fil du temps, il nous reste quelques poissons et nous pensons que c'est le niveau de référence.
Zamanla birkaç balık kalınca, buna taban seviyesi deriz.Con el tiempo quedan pocos peces pero pensamos que ese es el punto de partida.
Zamanla birkaç balık kalınca, buna taban seviyesi deriz.Cu timpul rămân doar câțiva și credem că asta e starea de referință.
Zamanla birkaç balık kalınca, buna taban seviyesi deriz.Dari waktu ke waktu hanya tersisa beberapa ikan lagi dan kita berpikir inilah patokannya.
Zamanla birkaç balık kalınca, buna taban seviyesi deriz.Dopo un po' di tempo ne rimangono pochi e noi pensiamo che sia questo lo standard di riferimento.
Zamanla birkaç balık kalınca, buna taban seviyesi deriz.Geleidelijk aan hebben we enkele vissen over en zien dat als onze referentiewaarde.
Zamanla birkaç balık kalınca, buna taban seviyesi deriz.얼마후에는 소수만 남게되고 우리는 그것이 기준선이라고 생각하죠.
Zamanla birkaç balık kalınca, buna taban seviyesi deriz.Mit der Zeit bleibt wenig Fisch übrig und wir denken, das ist der Normwert.
Zamanla birkaç balık kalınca, buna taban seviyesi deriz.Theo thời gian chúng ta chỉ còn rất ít cá và chúng ta nghĩ đây là đường mốc giới.
Zamanla birkaç balık kalınca, buna taban seviyesi deriz.Z czasem zostanie mała ich liczba, a my uznamy to za normę, punkt odniesienia.
Zamanla birkaç balık kalınca, buna taban seviyesi deriz.Με τον καιρό απομένουν όλο και λιγότερα ψάρια και νομίζουμε ότι αυτή είναι η γραμμή βάσης.
Zamanla birkaç balık kalınca, buna taban seviyesi deriz.С времето имаме останала малко риба и мислим, че това е базовата линия.
Zamanla birkaç balık kalınca, buna taban seviyesi deriz.Со временем рыбы становится меньше, и мы думаем это точка отсчёта.
Zamanla birkaç balık kalınca, buna taban seviyesi deriz.עם הזמן נותרים דגים מעטים ואנחנו חושבים שזה קו הבסיס.
Zamanla birkaç balık kalınca, buna taban seviyesi deriz.مع مرور الوقت لدينا بضع أسماك متبقة ونظن أن هذا هو خط الأساس.
Zamanla birkaç balık kalınca, buna taban seviyesi deriz.それがベースラインだと思ってしまいます では なぜ
İlgili Sayfalar