kalınca ile cümle
kalınca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tostunun üstüne kalınca bal yaydı.She spread honey thickly on her toast.
O, yalnız kalınca mektubu açtı.As soon as he was left alone, he opened the letter.
Derse geç kalınca hoca beni sınıfa almadı.When I came to class late the teacher didn't let me in.
Ayrılmak zorunda kalıncaya kadar yaklaşık bir saatim var.I've got about an hour until I have to leave.
Tom sigara içmeye karşı uyarıları çok geç kalıncaya kadar ciddi olarak almadı.Tom didn't take the warnings against smoking seriously, until much too late.
Gözleri görmemektedir ve Muhtar olaylar karşısında çaresiz kalınca ona danışmaktadır.Unbeknownst to him, they are a vigilante group who plan on taking him down.
1908 yılında serbest kalınca Moskova’ya taşındı ve Moskova parti örgütünde çalıştı.In 1908, after liberation, she moved to Moscow and worked in the Moscow Party organization.
Budurum iki kişi kalıncaya dek devam eder.The game continues until two remain.
1981 yılında serbest kalınca politik sürgün olarak ülkeyi terk etti.When she was released in 1981, she left the country via political exile.
QPR sahada on adamla kalınca maçı da 2-1 kaybetti.With QPR down to ten men, they went on to lose the game 2–1.
Bu da yeni doğmuş buzağıların boyunlarına takılan kalınca ip anlamına gelmektedir.Therefore, if a word contains back vowels, neutral vowels may appear alongside them.
Zamanla birkaç balık kalınca, buna taban seviyesi deriz.Over time we have a few fish left and we think this is the baseline.
Konuşamadığımız insanlar arasında kalınca, kendimizi çok rahatsız hissedeceğiz.It'll get uncomfortable between people. We won't even be able to talk.
Kelimeler kifayetsiz kalınca ben ne yaparım, diyeyim sana.Words no longer say it; let me tell you what I always do.
Çaresiz kalınca Kendimi kurtaracak gücüm mü olur?Isn't it that I have no help in me, That wisdom is driven quite from me?
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.When he was alone, those who were around him with the twelve asked him about the parables.
Ona gebe kalınca onunla uzak bir bölgeye çekildi.When she conceived him she went away to a distant place.
Belşassar'ın bilgeleri yetersiz kalınca Daniel yazıyı yorumlaması için çağrılır.Daniel is called to interpret the writing after Belshazzar's wise men are unable.
Tekrar geç kalınca, onunla bir daha buluşmayacağımı söyledim.Ich sagte ihm, wenn er noch mal zu spät komme, würde ich mich nicht mehr mit ihm treffen.
Fakat Bening hamile kalınca kadrodan çıkarıldı.Als sie schwanger wurde, entfernte man sie vom Hof.
9. sınıfta ikinci kez kalınca 17 yaşında okulu bıraktı.Mit 17 Jahren verließ er nach der 9. Klasse die Schule.
Budurum iki kişi kalıncaya dek devam eder.Das geht so lange bis nur noch zwei Kandidaten übrig bleiben.
Kuruduktan sonra kalınca bir kâğıt gibi sökülür, nişastaya bulanarak yapışması önlenir.Als er zurückkehrt, versucht er, Erin durch eine Bestechung zu besänftigen, woraufhin sie ihn ersticht.
Gözleri görmemektedir ve Muhtar olaylar karşısında çaresiz kalınca ona danışmaktadır.Dort wo sie nicht verfolgt wird, wird sie gegenüber dem Menschen sehr zutraulich.
1945 yılında serbest kalınca ülkesine döndü.Libéré en 1945, il rentre au pays.
Ancak tamamen su altında kalınca ölür.Mais il meurt après être tombé à l'eau.
Budurum iki kişi kalıncaya dek devam eder.Esto se repite hasta que quedan solo dos.
Kalincar Kalesi'nin fotoğraf galerisiGalería de fotos del castillo
İşini bırakmak zorunda kalınca ayda 7.44 guldenlik maaş bağlandı.Quando morì, nel 1739, il debito nazionale superava i 4 milioni di Gulden.
1908 yılında serbest kalınca Moskova’ya taşındı ve Moskova parti örgütünde çalıştı.В 1908 году после освобождения переехала в Москву и работала в Московской партийной организации.
Hamile kalınca, Julia çıkan söylentilere göre düşük yapmaya zorlanması (kuşkulu olmasına rağmen) sonucu öldü.Перед смертью Зоя просила Бога указать, принято ли её покаяние.
Bu da yeni doğmuş buzağıların boyunlarına takılan kalınca ip anlamına gelmektedir.Лишь сами новобрачные наслаждаются на ложах — и краснеют».
Gözleri görmemektedir ve Muhtar olaylar karşısında çaresiz kalınca ona danışmaktadır.Они не обращают внимание, что люди оборачиваются и с презрением смотрят на них.
Onu çağıran adamla yalnız kalınca adam maskesini çıkartır.Когда сотрудники уходят, он видит того самого человека в маске.
Fakat Bening hamile kalınca kadrodan çıkarıldı.Во время позирования она была беременна.
Onu çağıran adamla yalnız kalınca adam maskesini çıkartır.Atrindo ele para a casa, ao chama-lo de tio, ele tira a sua máscara.
Fakat Bening hamile kalınca kadrodan çıkarıldı.Quando engravidou dele, foi expulsa da corte.
Budurum iki kişi kalıncaya dek devam eder.Dit gaat door tot er twee spelers overblijven.
Ancak François serbest kalınca sözünde durmadı.Nadat Maximiliaan vrij was gekomen hield hij zich niet aan zijn beloften.
Yine iftara yarım saat kalınca bir iki bin avret kızlar çıkageldiler.Na drie dagen waren er nog 1000 meisjes over.
Aynı yıl hamile kalınca voleybola bir süre daha ara vermek zorunda kaldı.Vanwege de zwangerschap was Bowden een tijdje uit de running.
Onu çağıran adamla yalnız kalınca adam maskesini çıkartır.Als ze zelf probeert zijn masker af te nemen, vermoordt hij haar.
İşini bırakmak zorunda kalınca ayda 7.44 guldenlik maaş bağlandı.W jego następstwie musiał zrezygnować z pracy i zaczął żyć z zasiłku w wysokości 7,44 guldenów tygodniowo.
Fakat Bening hamile kalınca kadrodan çıkarıldı.Była w ciąży, którą usunęła.
İşini bırakmak zorunda kalınca ayda 7.44 guldenlik maaş bağlandı.Ця травма змусила його кинути роботу і жити на пенсію 7,44 гульдени на тиждень.
Fakat Bening hamile kalınca kadrodan çıkarıldı.Невдовзі, коли Ганна подорослішала вона завагітніла.
Light ile yalnız kalınca L, Rem'i kızdırır.Однак Лайту вдається вбити L, маніпулюючи Рем.
Fakat Bening hamile kalınca kadrodan çıkarıldı.Když otěhotněla, byla vykázána od dvora.
Başlangıçta Persler için savaş Romalılar'ın elinde sadece Anadolu kalıncaya kadar iyi gidiyordu.Inițial războiul a mers bine pentru perși, până când numai Anatolia a mai rămas în mâinile romanilor.
Hedefe ulaşıldığında V-1'in motoru kapatılıyor, uçan bomba motor gücünden yoksun kalınca düşüyordu.Tällöin V1:n suunnin sekosi ja pommi putosi kaukana maalistaan.
1913 yılına kadar, kendisi de tifüs ve koleraya maruz kalıncaya kadar Sırp Ordusu'nda hemşirelik yaptı.Συνέχισε να νοσηλεύει στρατιώτες μέχρι το 1913, όταν προσεβλήθη από τύφο και χολέρα.
1974 yılında Watergate skandalı sonucu Nixon da istifa etmek zorunda kalınca başkanlığa yükseldi.Nixon var på dette tidspunktet rammet av Watergate-skandalen og måtte gå av som president i august 1974.
Yine iftara yarım saat kalınca bir iki bin avret kızlar çıkageldiler.Innen de siste to slektene er det skilt ut fler hundre eller tusen småarter.
İki takımın zaman zaman yakaladıkları pozisyonlar sonuçsuz kalınca normal süre 0-0 sonuçlandı.Và khi hai hiệp chính kết thúc hai đội vẫn hòa nhau 0-0.
Budurum iki kişi kalıncaya dek devam eder.まずはこれを残り2人になるまで繰り返す。
Ama cüceler buradan gitmek zorunda kalınca onlar da deniz kıyısına kaçmışlardı.正當衛斯理想抓著他們時,他們卻跳海逃走。
Budurum iki kişi kalıncaya dek devam eder.한 사람이 남을 때까지 계속 진행된다.
Fakat Bening hamile kalınca kadrodan çıkarıldı.만약 임신이 확인된다면 그녀를 쫓아낼 수 있기 때문이다.
Patrik serbest kalınca tükenmiş olarak Renaud'un Kıbrıs seferini finanse etmeyi kabul etti.כאשר שוחרר הפטריארך הסכים לממן את המסע.
Budurum iki kişi kalıncaya dek devam eder.Елиминирането продължава, докато останат двама участници в играта.
İlgili Sayfalar