Ana içeriğe geç
Sözlük

kainat ile cümle

kainat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kâinat ondan doğmuştur, ilk yaratılan odur.을불은 처음에 거절하였으나 이들의 설득에 결국 창조리를 찾아 왔다.
Bu süre, Kâinat'ın bilinen ömrünün hatırı sayılır bir kesridir.이소룡은 이 때 알게 된 당시 엑스트라 배우인 청룽(성룡)을 후원해 준다.
Kainat'ın en büyük sihirbazlarından biridir.카타라기 (神多羅木) 마법 선생 중 1명.
Ruh, Tanrı'dan fışkırmıştır, bütün Kâinat'ı kuşatır, vâsîdir.인간 모두는 하나님을 직접적으로(성서), 간접적(일반계시)으로 배우는 존재이다.
Ruh, Tanrı'dan fışkırmıştır, bütün Kâinat'ı kuşatır, vâsîdir.Imaš Boga, pa ćeš imati sve.“ Bio je voljen i cijenjen od župljana i vjeroučenika svih uzrasta.
1632 - Galileo'nun, "İki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar" adlı eseri yayımlandı.1288. - Nikola IV. postao papom 1632. - Objavljen Galilejev Dijalog o dvama glavnim sustavima svijeta.
1920'lere kadar, insanlar kainatın durağan olduğunu ve zamanla değişmediğini düşünüyordu.1920년 대 까지만 해도 모두들 우주는 고정적이고 시간이 흘러도 변하지 않는다고 생각했습니다
1920'lere kadar, insanlar kainatın durağan olduğunu ve zamanla değişmediğini düşünüyordu.1920-luvulle asti kaikki uskoivat että maailmankaikkeus oli muuttumaton ja pysyvä.
1920'lere kadar, insanlar kainatın durağan olduğunu ve zamanla değişmediğini düşünüyordu.Até 1920, toda a gente pensava que o universo era essenciamente estático e imutável no tempo.
1920'lere kadar, insanlar kainatın durağan olduğunu ve zamanla değişmediğini düşünüyordu.Až do 20. let 20. století se předpokládalo, že vesmír je svou podstatou statický a nemění se v čase.
1920'lere kadar, insanlar kainatın durağan olduğunu ve zamanla değişmediğini düşünüyordu.Až do 20. rokov 20. storočia sa predpokladalo, že vesmír je vo svojej podstate statický a v čase sa nemení.
1920'lere kadar, insanlar kainatın durağan olduğunu ve zamanla değişmediğini düşünüyordu.Aż do lat 20. wszyscy myśleli, że wszechświat był w gruncie rzeczy statyczny i niezmienny w czasie.
1920'lere kadar, insanlar kainatın durağan olduğunu ve zamanla değişmediğini düşünüyordu.Egészen az 1920-as évekig mindenki azt hitte, hogy a világegyetem lényegében statikus és időben változatlan.
1920'lere kadar, insanlar kainatın durağan olduğunu ve zamanla değişmediğini düşünüyordu.Fram till 1920-talet trodde alla att universum var statiskt och inte förändrades över tid.
1920'lere kadar, insanlar kainatın durağan olduğunu ve zamanla değişmediğini düşünüyordu.Hasta los años 1920. todos pensaban que el universo era esencialmente estático e invariable en el tiempo.
1920'lere kadar, insanlar kainatın durağan olduğunu ve zamanla değişmediğini düşünüyordu.Jusqu'aux années 20, tout le monde pensait que l'univers était essentiellement statique et immuable.
1920'lere kadar, insanlar kainatın durağan olduğunu ve zamanla değişmediğini düşünüyordu.Până prin anii 1920, toată lumea a crezut că universul era esenţialmente static şi neschimbat în timp.
1920'lere kadar, insanlar kainatın durağan olduğunu ve zamanla değişmediğini düşünüyordu.Μέχρι τη δεκαετία του 1920, όλοι νόμιζαν ότι το σύμπαν ήταν ουσιαστικά στατικό και αμετάβλητο στο χρόνο.
1920'lere kadar, insanlar kainatın durağan olduğunu ve zamanla değişmediğini düşünüyordu.До 1920-го року усі вважали, що всесвіт переважно є статичним і незмінним.
1920'lere kadar, insanlar kainatın durağan olduğunu ve zamanla değişmediğini düşünüyordu.До 20-те години на 20-и век, всички мислеха, че Вселената е статична и непроменяща се във времето
1920'lere kadar, insanlar kainatın durağan olduğunu ve zamanla değişmediğini düşünüyordu.עד שנות ה-20 של המאה הקודמת, כולם חשבו שהיקום סטטי במהותו ואיננו משתנה ביחס לזמן.
1920'lere kadar, insanlar kainatın durağan olduğunu ve zamanla değişmediğini düşünüyordu.حتى حقبة العشرينات إعتقد الكل أن الكون ساكن لا يتحرك ولا يتغير بمرور الزمن
1920'lere kadar, insanlar kainatın durağan olduğunu ve zamanla değişmediğini düşünüyordu.宇宙とは基本的に静的な存在であると 誰もが考えていた 時間が経過しても変化しない しかし 宇宙が膨張していることが発見された
Ama, kainatın doğasını anlamak da çok önemlidir. -Pero es todavia mas divertido cuando tienes la intuicion.
Ay dünyadaki mevsimlerin ötesinde, kainatla bile bağlantılı değil.Кажется, что полумесяц находится вне космоса, даже вне времён года Земли.
Ay dünyadaki mevsimlerin ötesinde, kainatla bile bağlantılı değil.لا يدرك القمر النظام الكوني حتى فصول السنة في الأرض
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.Có lẽ chúng ta nên bảo vệ quyền sở hữu vũ trụ và tính thuế mọi người vì chính sự tồn tại của họ.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.Ehkä meidän pitäisi patentoida maailmankaikkeus ja veloittaa kaikilta rojalteja heidän olemassaolostaan.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.Forse dovremmo brevettare l'Universo e far pagare a ogni vivente i diritti per la sua esistenza.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.Kanske borde vi ta patent på universum och ta betalt av alla för att de får finnas.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.어쩌면 우리는 우주에 대한 특허를 취득하고, 존재하는 모든 것들에 대해 저작권을 받아야 할지도 모릅니다
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.Lehet, hogy le kéne védetnünk az univerzumot és jogdíjat szedünk mindenkitől a létezéséért.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.Misschien moeten we het heelal patenteren en iedereen royalties laten betalen voor hun bestaan.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.Może powinniśmy opatentować wszechświat i otrzymywać od wszystkich tantiemy za istnienie.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.Možná bychom si měli dát vesmír patentovat a vybírat poplatky za jeho používání.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.Možno by sme si mali dať vesmír patentovať a vyberať poplatky za jeho používanie.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.Mungkin kami harus mempatenkan alam semesta dan meminta royalti dari semua orang akan keberadaan mereka.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.Peut-être nous devrons faire breveter l'univers et facturer chacun pour son existence.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.Poate că ar trebui să patentăm Universul şi să taxăm existenţa celorlalţi.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.Tal vez deberíamos patentar el universo y cobrarles a todos regalías por su existencia.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.Talvez devamos patentear o Universo e cobrar a toda a gente regalias pela sua existência.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.Vielleicht sollten wir das Universum patentieren und jedem eine Lizenzgebühr für seine Existenz berechnen.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.Може би трябва да патентоваме Вселената и да наложим такси на всички за това, че съществуват.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.Может быть, нам стоит запатентовать вселенную и брать сбор с каждого за его существование.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.Можливо, варто запатентувати всесвіт і збирати з усіх людей роялті за те, що вони існують.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.אולי עלינו לרשום פטנט על היקום ולחייב את כולם בתמלוגים בתמורה לקיומם.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.ربما يجب علينا أن نسجل براءة حل هذا اللغز ومن ثم يجب على كل واحد أن يدفع مقابل لوجوده في هذا الكون.
Belki de kainatı patentleyip, herkesten varolma ayrıcalığı parası almalıyız.存在するすべてのものからロイヤリティを徴収すべきかもしれない 次に二つ目の問いについて話そう
Ben şimdi ikinci büyük soruya geçiyorum: Yalnız mıyız, kainatta başka yaşam var mı?Passo ora alla seconda grande domanda: siamo soli, o c'è altra vita nell'Universo?
Ben şimdi ikinci büyük soruya geçiyorum: Yalnız mıyız, kainatta başka yaşam var mı?Siirryn nyt toiseen suureen kysymykseen: olemmeko yksin, vai onko maailmankaikkeudessa muuta elämää?
Ben şimdi ikinci büyük soruya geçiyorum: Yalnız mıyız, kainatta başka yaşam var mı?Тепер, перейдемо до другого великого питання: чи є ще інше життя у всесвіті?
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Cả đời tôi đã dành để cố gắng nắm bắt vũ trụ và tìm những câu trả lời cho những câu hỏi này.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Celý svoj život sa snažím porozumieť vesmíru a nájsť odpovede na svoje otázky.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Celý svůj život se snažím porozumět vesmíru a nalézt odpovědi na své otázky.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Egész életemben próbáltam megérteni az univerzumot és ezekre a kérdésekre kerestem a választ.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Hela mitt liv har jag försökt förstå universum för att hitta svar på de här frågorna.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.저는 평생을 우주를 이해하고 이 물음들에 대한 답을 찾고 있습니다
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Koko elämäni ajan olen yrittänyt ymmärtää maailmankaikkeutta ja etsiä vastauksia näihin kysymyksiin.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Mein ganzes Leben lang wollte ich das Universum verstehen und Antworten auf diese Fragen finden.
Ben tüm hayatım boyunca kainatı anlamaya ve bu soruları cevaplamak için uğraştım.Mijn hele leven heb ik geprobeerd het heelal te begrijpen en antwoorden te vinden op deze vragen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod