Ana içeriğe geç
Sözlük

kaide ile cümle

kaide kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Birçok muhabir Yemen'e geliyor ve El Kaide ya da terörizme dair bir haber yazman istiyorlar.Veliko novinarjev pride v Jemen in hoče napisati zgodbo o Al Kajdi ali terorizmu.
Birçok muhabir Yemen'e geliyor ve El Kaide ya da terörizme dair bir haber yazman istiyorlar.Viele Reporter kommen in den Jemen und wollen eine Story über Al-Qaida oder Terrorismus schreiben.
Birçok muhabir Yemen'e geliyor ve El Kaide ya da terörizme dair bir haber yazman istiyorlar.В Йемен приезжает много журналистов с целью написать об Аль Каиде или терроризме.
Birçok muhabir Yemen'e geliyor ve El Kaide ya da terörizme dair bir haber yazman istiyorlar.До Ємену приїжджають багато журналістів з метою написати статті про Аль-Каїду чи тероризм.
Birçok muhabir Yemen'e geliyor ve El Kaide ya da terörizme dair bir haber yazman istiyorlar.Много репортери идват в Йемен и искат да напишат история за Ал-Кайда или тероризма.
Birçok muhabir Yemen'e geliyor ve El Kaide ya da terörizme dair bir haber yazman istiyorlar.כתבים רבים מגיעים לתימן והם רוצים לכתוב סיפור על אל-קאעידה או על טרור.
Birçok muhabir Yemen'e geliyor ve El Kaide ya da terörizme dair bir haber yazman istiyorlar.العديد من المراسلين يأتون الى اليمن وهم لا يريدون سوى كتابة مقالة عن تنظيم القاعدة او الارهاب
Birçok muhabir Yemen'e geliyor ve El Kaide ya da terörizme dair bir haber yazman istiyorlar.アルカイダやテロばかり書きますが こんな事もありました
Bir şekilde size sayısız fırsatlar sunuyor... daha yüksek bir kaideyi (zemini) kurmak için...Daje wam niezliczone okazje, aby jakoś wznieść się na wyższy poziom.
Bir şekilde size sayısız fırsatlar sunuyor... daha yüksek bir kaideyi (zemini) kurmak için...Det erbjuder dit otaliga möjligheter att på något sätt, ta steget till högre mark.
Bir şekilde size sayısız fırsatlar sunuyor... daha yüksek bir kaideyi (zemini) kurmak için...Ele oferece a você inúmeras oportunidades para, de alguma forma, passar a um nível mais elevado.
Bir şekilde size sayısız fırsatlar sunuyor... daha yüksek bir kaideyi (zemini) kurmak için...Es bietet dir unzählige Möglichkeiten, um irgendwie...zu Höherem voranzuschreiten.
Bir şekilde size sayısız fırsatlar sunuyor... daha yüksek bir kaideyi (zemini) kurmak için...Il offre d'innombrables possibilités, pour en quelque sorte, s'élever à un niveau supérieur.
Bir şekilde size sayısız fırsatlar sunuyor... daha yüksek bir kaideyi (zemini) kurmak için...Ofrece innumerables oportunidades para, de alguna forma, subir a un terreno más elevado.
Bir şekilde size sayısız fırsatlar sunuyor... daha yüksek bir kaideyi (zemini) kurmak için...Ponuja nešteto priložnosti, da nekako stopimo na višja tla.
Bir şekilde size sayısız fırsatlar sunuyor... daha yüksek bir kaideyi (zemini) kurmak için...Számtalan lehetőséget kínál, hogy valamiképpen egy magasabb szintre léphess.
Bir şekilde size sayısız fırsatlar sunuyor... daha yüksek bir kaideyi (zemini) kurmak için...Она предлагает тебе бесчисленные возможности каким-то образом подняться на более высокий уровень.
Bir şekilde size sayısız fırsatlar sunuyor... daha yüksek bir kaideyi (zemini) kurmak için...הוא מציע לך אינספור הזדמנויות שבהם יש איזושהי אפשרות לגדול.
Bir şekilde size sayısız fırsatlar sunuyor... daha yüksek bir kaideyi (zemini) kurmak için...يوفر لكم فرص لا تحصى. بطريقة ما أن ... ترتقي إلى درجات أعلى.
Bir yil boyunca Incil'in kaidelerine gore yasamaya calistim --Jag ägnade ett år åt att försöka följa reglerna i bibeln.
Bu dönemde, milletler üzeri bir silahlı örgüt olan El Kaide'nin doğuşunu görüyoruz.Dit is als we de geboorte zien van de transnationale gewapende organisatie Al Qaeda.
Bu dönemde, milletler üzeri bir silahlı örgüt olan El Kaide'nin doğuşunu görüyoruz.Aici putem vedea nașterea organizației armate transnaționale Al Qaeda.
Bu dönemde, milletler üzeri bir silahlı örgüt olan El Kaide'nin doğuşunu görüyoruz.Det er her vi ser fødslen af den tværnationale væbnet organisation Al-Qaeda.
Bu dönemde, milletler üzeri bir silahlı örgüt olan El Kaide'nin doğuşunu görüyoruz.Tady spatřujeme zrození nadnárodní ozbrojené organizace Al Kajda.
Bu dönemde, milletler üzeri bir silahlı örgüt olan El Kaide'nin doğuşunu görüyoruz.Takto sa zrodila nadnárodná ozbrojená organizácia Al Kajdá.
Bu dönemde, milletler üzeri bir silahlı örgüt olan El Kaide'nin doğuşunu görüyoruz.To tu obserwujemy narodziny ponadnarodowej organizacji zbrojnej - Al Kaidy.
Bu dönemde, milletler üzeri bir silahlı örgüt olan El Kaide'nin doğuşunu görüyoruz.Έτσι βλέπουμε τη γένεση της υπερεθνικής ένοπλης οργάνωσης Αλ-Κάιντα.
Bu dönemde, milletler üzeri bir silahlı örgüt olan El Kaide'nin doğuşunu görüyoruz.Вот тогда мы и увидели рождение транснациональной вооруженной группировки Аль-Каида.
Bu dönemde, milletler üzeri bir silahlı örgüt olan El Kaide'nin doğuşunu görüyoruz.Ось тоді ми і побачили народження транснаціонального збройного угрупування Аль-Каіда.
Bu dönemde, milletler üzeri bir silahlı örgüt olan El Kaide'nin doğuşunu görüyoruz.Това е, когато виждаме раждането на транснационалната милитаристична организация "Ал Кайда".
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.Acesta e un risc sistemic, un şoc sistemic.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.Ada resiko dan kejutan yang sistemik.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.Đây là một loại rủi ro hệ thống, cú sốc hệ thống.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.Dies ist eine systemische Gefahr, ein systemischer Schock.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.Dit is een systemisch risico, een systemische schok.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.Este é um risco sistémico, um choque sistémico.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.Es un riesgo sistémico, una conmoción sistémica.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.Ez egy rendszerkockázat, rendszersokk.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.Il s'agit d'un risque systémique, d'un choc systémique.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.Je to systémové riziko, systémový šok.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.이것은 시스템 전체의 위험과 충격이 될 수 있습니다.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok. Onu finansal krizde gördük. Grip salgınında gördük.Це системні ризик та криза, що проявилися у фінансових кризах та пандеміях грипу.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.Questo è un rischio sistemico, uno shock sistemico.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.Tämä on globalisaation systeeminen riski.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.To je systémové riziko, systémový šok.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.To ryzyko i szok dla całego układu.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.Πρόκειται για συστημικό κίνδυνο, συστημικό σοκ.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.Това е цялостен риск, цялостен шок.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.Это - системный риск, системный шок.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.זהו סיכון מערכתי, הלם מערכתי.
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.هذه هي المخاطر النظامية ، وصدمة منظمة .
Bu kaideli bir risk, kaideli bir şok.我々はそれを金融危機で目の当たりにし、インフルエンザの感染爆発でも体験しました
Bu para aksi takdirde El Kaide'ye gidecekti.Ведь деньги, в ином случае ушли бы в Аль-Каиду.
Burada dört tane küçük tahta kaide var Steve.1 2 3 4
Burada dört tane küçük tahta kaide var Steve.Allora Steve, ho quattro piedistalli in legno.
Burada dört tane küçük tahta kaide var Steve. Bir, iki, üç ve dört.Aquí tengo cuatro plintos de madera, Steve, uno, dos, tres y cuatro.
Burada dört tane küçük tahta kaide var Steve. Bir, iki, üç ve dört.Тук имам 4 дървени поставки, Стийв, 1, 2, 3, 4.
Burada dört tane küçük tahta kaide var Steve.Ich habe hier vier Holzsplinte, Steve.
Burada dört tane küçük tahta kaide var Steve.Ik heb hier vier houten onderzetters, Steve.
Burada dört tane küçük tahta kaide var Steve.J'ai là quatre socles en bois, Steve.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod