Ana içeriğe geç
Sözlük

kahvehane ile cümle

kahvehane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bu nedenle, kahvehanelerin yğkeslişine kadar aslında hemen hemen bütün nüfüs gün boyu sarhoş geziniyordu.Таким чином, до появи кав"ярень майже все населення весь день було п"яним.
Bu nedenle, kahvehanelerin yğkeslişine kadar aslında hemen hemen bütün nüfüs gün boyu sarhoş geziniyordu.וכך, בפועל, עד לעלייתם של בתי-הקפה, האוכלוסייה כולה היתה למעשה שתויה כל היום.
Bu nedenle, kahvehanelerin yğkeslişine kadar aslında hemen hemen bütün nüfüs gün boyu sarhoş geziniyordu.لذلك، و بصورة فعليّة، و حتّى ظهور المقاهي، كان لديك شعب بأَسْره يشرب الخمر طوال النّهار.
Bu nedenle, kahvehanelerin yğkeslişine kadar aslında hemen hemen bütün nüfüs gün boyu sarhoş geziniyordu.市民全員が一日中 酔っぱらっていたといえます 一日中 酒を飲んでいたら
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.제가 이 사진을 찍은 이유는 이곳이 바로 1650년 영국에서 처음으로 문을 연 커피 전문점이기 때문입니다.
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.1650年にイングランドで はじめて開業したコーヒー店だからです すばらしく由緒ある店です
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.Am făcut această poză pentru că s-a dovedit a fi prima cafenea deschisă în Anglia în 1650.
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.Azért készítettem, mert éppenséggel ez Anglia legelső kávéháza, 1650-ben nyílt meg.
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.Ho scattato questa foto perché si tratta della prima caffetteria aperta in Inghilterra, nel 1650.
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.Ich machte dieses Foto, weil es tatsächlich das erste Café in England war, eröffnet im Jahr 1650.
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.Ik heb deze foto genomen, omdat dit het eerst geopende koffiehuis bleek te zijn in Engeland in 1650.
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.Jag tog bilden för att detta visade sig vara det första café som öppnades i England 1650.
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.J'ai pris cette photo parce qu'il s'avère être le premier café à avoir ouvert en Angleterre en 1650.
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.La tomé porque resulta que fue el primer café de Inglaterra; es de 1650.
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.Odfotil som to, lebo je to prvá kaviareň otvorená v Anglicku, v roku 1650.
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.Tôi chụp tấm hình này là tại vì đây là tiệm cà phê đầu tiên được khai trương ở Anh vào năm 1650.
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.Tuhle fotku jsem si udělal, když jsem zjistil, že to byla první kavárna otevřená v Anglii - roku 1650.
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.Zrobiłem to zdjęcie ponieważ, jak się okazuje, to pierwsza kawiarnia otwarta w Anglii, w 1650 roku.
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.Έβγαλα αυτή τη φωτογραφία γιατί καθώς φαίνεται ήταν και το πρώτο καφενείο στην Αγγλία το 1650.
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.Направих тази снимка, защото това се оказва, че е първото кафене, което е отворило в Англия през 1650 година.
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.Я сфотографировал его, потому что выяснилось, что это первая кофейня, открытая в Англии в 1650 году.
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.Я сфотографував його, тому що, як виявилось, це перша кав"ярня, яка була відкрита в Англії в 1650 році.
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.צילמתי את התמונה מכיוון שמתברר שזה היה בית-הקפה הראשון שנפתח באנגליה ב-1650.
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.التقطت هذه الصّورة لأنّه تبيّن أنّه يُمثّل أوّل مقهى يفتح للعموم في انجلترا سنة 1650.
Kahvehanelere gider, izleyicilerin önünde hikayeler anlatırlar, çoğu zaman doğaçlama yaparlardı.Andavano nelle sale da caffè, dove raccontavano delle storie in pubblico, spesso improvvisando.
Kahvehanelere gider, izleyicilerin önünde hikayeler anlatırlar, çoğu zaman doğaçlama yaparlardı.Chodili do kaváren, kde vyprávěli příběh před publikem a často improvizovali.
Kahvehanelere gider, izleyicilerin önünde hikayeler anlatırlar, çoğu zaman doğaçlama yaparlardı.De gick till caféer, där de berättade en historia inför publik, ofta improviserade de.
Kahvehanelere gider, izleyicilerin önünde hikayeler anlatırlar, çoğu zaman doğaçlama yaparlardı.Eles iam aos cafés, onde contavam uma história perante uma audiência, frequentemente improvisando.
Kahvehanelere gider, izleyicilerin önünde hikayeler anlatırlar, çoğu zaman doğaçlama yaparlardı.Họ tới những quán cà phê, nơi họ kể chuyện trước đám đông, thường là ngẫu hứng.
Kahvehanelere gider, izleyicilerin önünde hikayeler anlatırlar, çoğu zaman doğaçlama yaparlardı.Iban a los café, donde contaban un cuento frente a una audiencia, casi siempre improvisando.
Kahvehanelere gider, izleyicilerin önünde hikayeler anlatırlar, çoğu zaman doğaçlama yaparlardı.Ils allaient dans des cafés, où ils racontaient une histoire devant un auditoire, en improvisant souvent.
Kahvehanelere gider, izleyicilerin önünde hikayeler anlatırlar, çoğu zaman doğaçlama yaparlardı.Kávéházakba ültek be, és nézőközönség előtt történeteket meséltek, gyakran improvizáltak.
Kahvehanelere gider, izleyicilerin önünde hikayeler anlatırlar, çoğu zaman doğaçlama yaparlardı.커피가게에서 들러 사람들 앞에서 이야기를 전했어요. 종종 즉석에서 만들어 냈다죠.
Kahvehanelere gider, izleyicilerin önünde hikayeler anlatırlar, çoğu zaman doğaçlama yaparlardı.Mergeau în cafenele, unde spuneau o poveste în faţa publicului, improvizând adesea.
Kahvehanelere gider, izleyicilerin önünde hikayeler anlatırlar, çoğu zaman doğaçlama yaparlardı.Wędrowali z kawiarni do kawiarni, opowiadając historie przed publicznością, często improwizując.
Kahvehanelere gider, izleyicilerin önünde hikayeler anlatırlar, çoğu zaman doğaçlama yaparlardı.Ze gingen naar koffiehuizen waar ze een verhaal vertelden voor een publiek, vaak al improviserend.
Kahvehanelere gider, izleyicilerin önünde hikayeler anlatırlar, çoğu zaman doğaçlama yaparlardı.Πήγαιναν στα καφενεία, όπου αφηγούνταν μια ιστορία μπροστά σε ένα κοινό, συχνά αυτοσχεδίαζαν.
Kahvehanelere gider, izleyicilerin önünde hikayeler anlatırlar, çoğu zaman doğaçlama yaparlardı.Вони ходили по кав'ярнях і розповідали слухачам історії, часто імпровізуючи.
Kahvehanelere gider, izleyicilerin önünde hikayeler anlatırlar, çoğu zaman doğaçlama yaparlardı.Они ходили по кофейням и рассказывали истории перед публикой, часто импровизируя.
Kahvehanelere gider, izleyicilerin önünde hikayeler anlatırlar, çoğu zaman doğaçlama yaparlardı.Те отивали в кафенетата, където разказвали истории пред публика, често импровизирайки.
Kahvehanelere gider, izleyicilerin önünde hikayeler anlatırlar, çoğu zaman doğaçlama yaparlardı.הם נהגו להגיע לבתי קפה, שבו היו מספרים סיפור אל מול קהל היושבים, לעיתים מאלתרים.
Kahvehanelere gider, izleyicilerin önünde hikayeler anlatırlar, çoğu zaman doğaçlama yaparlardı.كانوا يذهبون إلى المقاهي, حيث يحكون قصة أمام جمهور من المستمعين وغالبا ما يرتجلون
Kahvehanelere gider, izleyicilerin önünde hikayeler anlatırlar, çoğu zaman doğaçlama yaparlardı.披露するのです メッダフは登場人物によって 声を使い分け
Kahvehaneleri önemli kılan bir diğer unsur ise bu mekanların mimarisi.Akan tetapi hal-hal lain yang membuat kedai kopi penting adalah arsitektur ruangnya.
Kahvehaneleri önemli kılan bir diğer unsur ise bu mekanların mimarisi.Ale druhá vec, ktorá robí kaviarne dôležitými, je architektúra toho priestoru.
Kahvehaneleri önemli kılan bir diğer unsur ise bu mekanların mimarisi.A másik dolog, ami a kávéházakat fontossá teszi, a belső terük felépítése.
Kahvehaneleri önemli kılan bir diğer unsur ise bu mekanların mimarisi.Dar un alt aspect care face cafeneaua atât de importantă este arhitectura spaţiului respectiv.
Kahvehaneleri önemli kılan bir diğer unsur ise bu mekanların mimarisi.Drugą rzeczą, dzięki której kawiarnie stały się ważne była architektura ich przestrzeni.
Kahvehaneleri önemli kılan bir diğer unsur ise bu mekanların mimarisi.Ein weiterer wichtiger Aspekt des Kaffeehauses war dessen räumliche Architektur.
Kahvehaneleri önemli kılan bir diğer unsur ise bu mekanların mimarisi.En annan faktor som gjorde caféerna så framstående är hur platserna var utformade.
Kahvehaneleri önemli kılan bir diğer unsur ise bu mekanların mimarisi.하지만 커피 전문점을 중요하게 만드는 다른 요소가 있는데 그건 바로 공간의 건축양식입니다.
Kahvehaneleri önemli kılan bir diğer unsur ise bu mekanların mimarisi.Lo otro que hizo que los cafés fueran importantes, es la arquitectura del espacio.
Kahvehaneleri önemli kılan bir diğer unsur ise bu mekanların mimarisi.Maar wat koffiehuizen ook nog belangrijk maakt is de architectuur van de ruimte.
Kahvehaneleri önemli kılan bir diğer unsur ise bu mekanların mimarisi.Mais l'autre chose qui rend le café important est l'architecture de l'espace.
Kahvehaneleri önemli kılan bir diğer unsur ise bu mekanların mimarisi.Ma l'altro motivo che rende le caffetterie importanti è l'architettura degli spazi.
Kahvehaneleri önemli kılan bir diğer unsur ise bu mekanların mimarisi.Nhưng 1 chuyện khác làm cho quán cà phê này trở nên quan trọng chính là không gian kiến trúc của nơi này.
Kahvehaneleri önemli kılan bir diğer unsur ise bu mekanların mimarisi.Tato kavárna je ale důležitá ještě jedním aspektem a tím je rozvržení prostoru.
Kahvehaneleri önemli kılan bir diğer unsur ise bu mekanların mimarisi.Αλλά κάτι άλλο που κάνει το καφενείο σημαντικό είναι ο αρχιτεκτονικός του χώρος.
Kahvehaneleri önemli kılan bir diğer unsur ise bu mekanların mimarisi.Але інший аспект, що робить кав"ярні важливими, це архітектура простору.
Kahvehaneleri önemli kılan bir diğer unsur ise bu mekanların mimarisi.Но другой аспект, что делает кофейни значимыми это архитектура пространства.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod