Ana içeriğe geç
Sözlük

kahvehane ile cümle

kahvehane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Köyde pek çok market ve kahvehane bulunmaktadır.В селе имеются несколько магазинов и кафе.
Kahvehanelerde genellikle küçük çaplı yiyecekler ve hamur tatlıları ya da pastalar bulunur.К кофе иногда подают сладости, например, печенье или плюшки.
Köy Kahvehanesinde küçüklerle büyükler bir arada oturmaz.Но в комнате вместо детей уже взрослые полицейские.
Mahallede dükkan ve kahvehane mevcuttur.يوجد بجانب الواحة مقهى ومطعم.
Sokakları kahvehanelerle doludur.معظم شوارعها مرصوفة بالحجارة.
Köy odası; Köyde kahvehane bulunmamaktadır.لو وضعت كل ما تملك في المقهى لن تستطيع شراء فنجان قهوة.
Bu binada muhtarlık hizmet bürosu ve kahvehane yer almaktadır.في المبنى تتعايش المساكن الفاخرة والمكاتب.
Orada bir kahvehane tutup sazını müzikseverlere dinletti.والأبقار تدر حليباً أثناء استماعها للموسيقى.
Sokakları kahvehanelerle doludur.As ruas eram pavimentadas.
Tipik Paris kafeleri kahvehane değildir.Café bombón é um café típico da Espanha.
Köy muhtarlık binası ve bitişiğinde kahvehane mevcuttur.Er ligt overal koffie naast je kopje.
Sokakları kahvehanelerle doludur.De straten lagen vol met lijken.
Mahallede 5 adet kahvehane vardır.In het koor zijn vijf glas in loodramen aanwezig.
Caribou Coffee, bir Amerikan kahve şirketi ve kahvehane zinciridir.Denny's is een Amerikaanse koffiebar en familierestaurantketen.
Mahallede bir bakkal ve bir de kahvehane vardır.Voorts heeft het dorp ook een bakkerij en een café.
Köyde 3 bakkal ve 1 kahvehane de yer almaktadır.Het dorp omvat 7 straten en heeft één café.
Kahvehanede bir fincan kahve içtim.Ik heb in het café een kopje koffie gedronken.
Karl Kraus'un çıkardığı ünlü Fackel dergisi büyük oranda kahvehanelerde ortaya çıkıyordu.Słynny dziennik Die Fackel Karla Krausa podobno powstawał głównie w kawiarniach.
Ayrıca 2 adet kahvehanesi vardır.Otworzyła też kilka kawiarni.
Bu zorbalardan bazıları lüks kahvehaneler kurmakla nam salmıştı.Ty słyszał, ży tam kubity fajny byli?
1544 yılında İstanbul’da Tahtakale’de iki Suriyeli Arap ilk kahvehaneyi açmışlardır.W 1554 w Stambule otwarto pierwszą kawiarnię.
4 kahvehane, 3 bakkal bulunmaktadır.Kiedy mamy trzy osoby, a sześć kawałków ciasta.
Bu dönemde kahvehaneler altın çağlarını yaşadılar.W tym czasie miejscowość przeżyła swój złoty wiek.
Ayrıca 2 restoran ve 3 de kahvehane bulunmaktadır.Det finns även två restauranger och ett café.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Terrängen runt Kavarna är platt.
Donduşeni'de bir hastane, bir otel, bir karakol, birkaç kahvehane ve restoran vardır.В Дондюшанах є лікарня, готель, відділення поліції, кілька кафе і ресторанів.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Вулиці були вимощені черепками.
Ayrıca 2 adet kahvehanesi vardır.Слід випити не менше двох чашок.
Kahvehanenin müşteri profili çeşitlidir.Пристосування для художнього кування різноманітні.
Avlusu bir kahvehane olarak kullanıldı.Зерна какао використовували як гроші.
Orada bir kahvehane tutup sazını müzikseverlere dinletti.Ona však s ním tančila, pila kořalku a nechala si zamotat hlavu muzikou.
Tipik Paris kafeleri kahvehane değildir.Cafenelele pariziene nu sunt, însă, magazine de cafea.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Străzile se golesc.
Köyde bir okul, bir sağlık ocağı ve birkaç kahvehane vardır.În sat este o școală, o clinică și niște magazine.
Caribou Coffee, bir Amerikan kahve şirketi ve kahvehane zinciridir.Costa Coffee este un lanț de cafenele din Marea Britanie.
Bu kahvehane rahat.Această cafenea este liniștită.
Okula yakın bir kahvehane vardı.Era o cafenea în apropierea școlii.
Okula yakın bir kahvehane vardı.Aproape de școală era o cafenea.
Ancak sonbaharda Leopold Hawelka askere alındığı için kahvehane kapanmak zorunda kaldı.Ugyanezen év őszén a kávézójuk bezárt, mert Leopold Hawelkát behívták a seregbe.
Kahvehane KantinKávéháza
Bu dönemde kahvehaneler altın çağlarını yaşadılar.Ebben az időszakban a város aranykorát élte.
Bunun yanı sıra köyde hiçbir kahvehanenin olmaması da ilginç bir durum.Érdekesség, hogy a faluban nem működött kocsma.
Kahvehane hala bir aile işletmesi özelliğini taşımaktadır.Családi vállalkozásban működtetnek egy kávézót.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Az utcák színaranyból vannak.
Sonbahar 1945’te kahvehane yeniden açılabildi.Az 1945-ös újranyitásig a kávéház zárva tartott.
2 Adet Kahvehane ve 1 adet camii mevcuttur.Ismét kettős bolt kamrával és előszobával.
PTT şubesi yoktur,PTT acentesi de yoktur, bakkal yoktur, kahvehane yoktur.Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur.Ei VIP:tä, ei peilejä vessassa, ei kalliita cocktaileja, vain hyvä äänentoisto ja mahtava porukka.”
Sokakları kahvehanelerle doludur.Kadut on päällystetty mukulakivillä.
Otelde 684 oda, iki restoran ve 24 saat açık bir kahvehane bulunmaktadır.Hotellissa on yhteensä 260 huonetta, neljä ravintolaa sekä kahdeksan kokoustilaa.
Kahvehane hala bir aile işletmesi özelliğini taşımaktadır.Hallinnollinen keskus on Perejaslavkan taajama.
Köyde pek çok market ve kahvehane bulunmaktadır.Kyläkaupan alueelta löytyy useita ravintoloita ja kahviloita.
Eskiden köyde 20 tane bıçkı ve 20 tane kahvehanenin olduğu söylenmektedir.Lisäksi kokouksessa annettiin 20 kanonia eli sääntöä.
Ayrıca 2 adet kahvehanesi vardır.Υπάρχουν 2 ακόμη καφενεία.
Meydanda iki kahvehane bulunuyordu.Στην πλατεία βρίσκονται τα δυο καφενεία του χωριού.
Köyde bir tane kahvehane vardır.Στο χωριό υπάρχουν δύο καφενεία.
Karl Kraus'un çıkardığı ünlü Fackel dergisi büyük oranda kahvehanelerde ortaya çıkıyordu.Det kendte blad Die Fackel af Karl Kraus siges primært at være skrevet i caféer.
Kahvehane KantinCafé Cafeteria
Erkekler, zamanlarının büyük bir bölümünü köy kahvehanelerinde geçirir.Mennene på sin side tilbringer veldig mye tid i en manneklubb.
Kahvehane ve lokanta da bulunmamaktadır.Imidlertid finnes det ingen caféer og restauranter.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Gatene er brolagte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod