Klima tamir altında iken kahvehane kapalıdır.The coffee shop is closed while the air conditioning is under repair.
Bu kahvehane rahat.This coffee shop is cozy.
Okula yakın bir kahvehane vardı.There used to be a coffee shop near the school.
Toplantı için kahvehanede buluştular.They gathered at the coffee shop for a meeting.
Orada karşıda bir kahvehane var.There is a coffee shop over there.
Parkın yanındaki küçük kahvehanede hızlı bir öğle yemeğini alalım.Let's grab a quick lunch at that small coffeeshop near the park.
Biz kahvehanede takıldık.We hung out in the coffee shop.
Yerel kahvehane dükkanının yerini bir Starbucks aldı.The local coffee shop was replaced by a Starbucks.
Tipik Paris kafeleri kahvehane değildir.Typical Paris cafés are not coffee shops.
İşleri Almanya'da gelişti ve aynı zamanda Köln'de iki kahvehane açtı.His business flourished in Germany and also he opened two coffee houses in Cologne.
Caribou Coffee, bir Amerikan kahve şirketi ve kahvehane zinciridir.Caribou Coffee Company is an American coffee company and coffeehouse chain.
Donduşeni'de bir hastane, bir otel, bir karakol, birkaç kahvehane ve restoran vardır.Dondușeni has a hospital, a hotel, a police office, some cafes and restaurants.
Meydanda iki kahvehane bulunuyordu.There are two cafes in the park.
1980'lerden bu yana kahvehane daha çok bir gececi kahvehaneye dönüşmüştür.Since the 1980s, the Kaffee Alt Wien has developed into a night café.
1680'lerin sonuna doğru Edward Lloyd, Londra'da denizcilerin gittiği bir kahvehane açmıştı.In the late 1680s, Edward Lloyd opened a coffee house on Tower Street in London.
İbrahim Çiftçi: İzmir Alsancak'ta bir kahvehane'de uğradığı el bombalı saldırıda öldürüldü.İbrahim Çiftçi: A bomb in a cafe in Alsancak suffered was killed in the assassination.
2 Adet Kahvehane ve 1 adet camii mevcuttur.Dos cafés y una mesa.
Erkeklerin bir kısmı boş vakitlerini Yenikonak merkezde bulunan 4 kahvehanede geçirirler.Four friends spend their time at a neighborhood café.
Bakkalı, Kahvehanesi bile yoktur.There is a toilet but no café.
Erkekler, zamanlarının büyük bir bölümünü köy kahvehanelerinde geçirir.Adults spend most of their time on land.
Şey Köylüler Marmaris'in Beldibi Mahallesinde bir kahvehaneyi devralmışlardır.He had to get a mandate from the bakers of Marseille.
Küçük Billy cevap verir: "Bir esrarkeş kahvehanesinde piyano çalar"And little Billy says, "My father plays the piano in an opium den."
Sizin bir esrarkeş kahvehanesinde piyano çaldığınızı söyledi."Just heard that he claimed that you play the piano in an opium den."
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.I took this picture because this turns out to be the first coffeehouse to open in England in 1650.
Kahvehaneleri önemli kılan bir diğer unsur ise bu mekanların mimarisi.But the other thing that makes the coffeehouse important is the architecture of the space.
Yolun hemen aşağısında, sevdiğim bir kahvehane var.Gleich die Straße runter gibt es ein Café, das ich mag.
1935 yılında kahvehaneyi Karl Hummel devraldı ve o tarihten sonra da kahvehaneyi Hummel ailesi işletti.1935 übernahm es Karl Hummel, dessen Familie seither das Kaffeehaus führt.
1980'lerden bu yana kahvehane daha çok bir gececi kahvehaneye dönüşmüştür.Seit den 1980er Jahren entwickelte sich das Lokal zu einem Nachtcafé.
1973 yılında kahvehane bir cafe-restaurant olarak geliştirildi ve daha sonar birçok kez tadilattan geçti.Georg ließ 1973 das Café zu einem Café-Restaurant erweitern und in der Folge mehrmals umbauen.
Meydanda iki kahvehane bulunuyordu.Im Ort gibt es zwei Cafés.
Bakkal, kahvehane vb. bulunmamaktadır.Beispiel: Meine Mutter trinkt gern schwach Kaffee.
Günümüzde en iyi korunmuş kahvehanelerden biri Cafe Sperl'dir.Der übrigbleibende feste Bestandteil ist der Instantkaffee.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Die Straßen waren mit Trümmern gefüllt.
Kasaba meydanında bulunan Kahvehanenin sahibidir.Es befindet sich im Wohnquartier Kothen des Stadtbezirks Barmen.
Bakkalı, Kahvehanesi bile yoktur.Aber sie hat sich keinen Kaffee gekocht.
Kahvehane hala bir aile işletmesi özelliğini taşımaktadır.Das Kaufhaus wird nach wie vor als Familienunternehmen geführt.
1980'lerden bu yana kahvehane daha çok bir gececi kahvehaneye dönüşmüştür.Jusque dans les années 1980, on trouvait aussi du café.
Caribou Coffee, bir Amerikan kahve şirketi ve kahvehane zinciridir.Corner Bakery Cafe est une chaîne américaine de boulangeries et de cafés.
Mahallede 5 adet kahvehane vardır.Cette place est bordée de 5 cafés.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Les rues sont bordées de maisons.
Yasaklamalara rağmen İstanbul'daki kahvehanelerin sayısı artmaya devam etmiştir.À l'inverse, en Corée du Sud, le nombre de cybercafés est en constante progression.
Kahvehane KantinPortail du café
Meydanda iki kahvehane bulunuyordu.Des cafés sur la place.
Bugün Alt Wien klasik kahvehaneler arasında sınıflandırılmamaktadır.Le vignoble de Bordeaux n'est traditionnellement pas compté parmi les vignobles du Sud-Ouest.
Bugün Leopold Hawelka hala kahvehanenin girişinde konuklarını selamlamaktadır.Leopold Hawelka todavía puede ser visto en la puerta del café saludando a los clientes.
Ayrıca 2 adet kahvehanesi vardır.También consigue dos Copas de Irak.
Otelde 684 oda, iki restoran ve 24 saat açık bir kahvehane bulunmaktadır.El hotel tiene dos restaurantes y una cafetería abierta las 24 horas.
Geleneksel kahvehanelerin en büyüklerinden biri.El más tradicional de 13 cuerdas.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Le strade si riempiono di bancarelle.
1950'li yıllarla birlikte Viyana kahvehaneleri zor bir döneme girdiler.Negli anni cinquanta del XX secolo, le caffetterie viennesi hanno iniziato a chiudere.
Bugün Alt Wien klasik kahvehaneler arasında sınıflandırılmamaktadır.L'antica Lavinium non coincide con l'attuale Lavinio.
Yasaklamalara rağmen İstanbul'daki kahvehanelerin sayısı artmaya devam etmiştir.Nonostante il divieto, il caffè continuò ad essere bevuto in Svezia.
Erkekler, zamanlarının büyük bir bölümünü köy kahvehanelerinde geçirir.Sembra passare una buona parte del tempo dentro le bare.
Bakkalı, Kahvehanesi bile yoktur.Non beve alcool né caffè.
Mahallede ayrıca 1 otel, 3 market, 2 kahvehane, 2 restaurant bulunmaktadır.A Castel Venier ci sono due alberghi, tre caffè e tre ristoranti.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Улица испещрена воронками.
Köyde 3 bakkal ve 1 kahvehane de yer almaktadır.На территории поселения функционирует 3 магазина и 1 павильон.
Ayrıca 2 adet kahvehanesi vardır.Следует выпить не менее двух чашек.
Bu dönemde kahvehaneler altın çağlarını yaşadılar.В старые времена клали золото.
Bakkal, kahvehane vb. bulunmamaktadır.Полиция не платит за кофе.