kahvaltı ile cümle

kahvaltı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Grub, ho!" Nyt huusi isäntä, flinging avaa oven, ja menimme aamiainen.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Grub, ho!" Sekarang teriak tuan tanah, melemparkan membuka pintu, dan kami pergi ke sarapan.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Grub, ho!", Strigă acum proprietar, azvârlire deschide o uşă, iar în am dus la micul dejun.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Grub, ho!" Teraz zvolal hostinský, odhodil otvoriť dvere, a išli sme do Raňajky.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Grub, ho!" Zdaj jokala najemodajalec, flinging odpreti vrata, in sva šla zajtrk.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Grub, ho!" Φώναξε τώρα ο ιδιοκτήτης, πετώντας ανοίξει μια πόρτα, και πήγαμε στην πρωινό.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."GRUB, 호는"지금 문을 열고 마리, 집주인을 울고, 및 우리가 갔다 아침 식사.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Grub, oh!" Ora gridò il padrone di casa, spalancando una porta, e siamo andati a la prima colazione.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Grub-хо!" Тепер вигукнув господар, відчинивши двері, і в ми поїхали в сніданок.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Grub-хо!" Теперь воскликнул хозяин, распахнув дверь, и в мы поехали в завтрак.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Сега извика наемодател, широко отваряне на вратата, и в отидохме да закуска.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."גראב, הו!" עכשיו קרא בעל הבית, פתח לרווחה את הדלת, ונכנסנו פנימה אל ארוחת בוקר.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."اليرقة ، هو!" بكى الآن المالك ، والرمي في فتح الباب ، وذهبنا إلى وجبة الإفطار.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı.朝食。 彼らは、世界を見ている男性は、それによって方法で安心してかなりになると言う
Hasta mısınız? Bayan Agda, lütfen kahvaltı hazırlayın.Miss Agda, por favor prepáreme algo para desayunar.
Hepsi kahvaltılarını yaparlar ve hepsi oradayken birbirleri hakkında şikayetlerde bulunurlar.De får alle deres morgenmad og brokker sig over alle der er der.
Hepsi kahvaltılarını yaparlar ve hepsi oradayken birbirleri hakkında şikayetlerde bulunurlar.Fanno tutti colazione e si lamentano di tutti quelli che sono lì.
Hepsi kahvaltılarını yaparlar ve hepsi oradayken birbirleri hakkında şikayetlerde bulunurlar.Họ cùng ăn sáng và phàn nàn về tất cả mọi người ở đó.
Hepsi kahvaltılarını yaparlar ve hepsi oradayken birbirleri hakkında şikayetlerde bulunurlar.Ils prennent tous leur petit déjeuner et se plaignent de tout le monde là-bas.
Hepsi kahvaltılarını yaparlar ve hepsi oradayken birbirleri hakkında şikayetlerde bulunurlar.Jedzą śniadanie i narzekają.
Hepsi kahvaltılarını yaparlar ve hepsi oradayken birbirleri hakkında şikayetlerde bulunurlar.Kaikki syövät aamupalaa ja päästelevät pahimpia höyryjä.
Hepsi kahvaltılarını yaparlar ve hepsi oradayken birbirleri hakkında şikayetlerde bulunurlar.여기서 아침식사를 하고
Hepsi kahvaltılarını yaparlar ve hepsi oradayken birbirleri hakkında şikayetlerde bulunurlar.Ott reggeliznek mind és mindenkire panaszkodnak.
Hepsi kahvaltılarını yaparlar ve hepsi oradayken birbirleri hakkında şikayetlerde bulunurlar.Sie frühstücken dort alle und werden ihre Beschwerden los, alles dort.
Hepsi kahvaltılarını yaparlar ve hepsi oradayken birbirleri hakkında şikayetlerde bulunurlar.Tomam o pequeno-almoço e queixam-se de toda a gente ali mesmo.
Hepsi kahvaltılarını yaparlar ve hepsi oradayken birbirleri hakkında şikayetlerde bulunurlar.Toți își iau micul dejun și se plâng de toată lumea care este acolo.
Hepsi kahvaltılarını yaparlar ve hepsi oradayken birbirleri hakkında şikayetlerde bulunurlar.Ze ontbijten en klagen over iedereen.
Hepsi kahvaltılarını yaparlar ve hepsi oradayken birbirleri hakkında şikayetlerde bulunurlar.Все они завтракают и жалуются на всех прямо там.
Hepsi kahvaltılarını yaparlar ve hepsi oradayken birbirleri hakkında şikayetlerde bulunurlar.Всички те закусват и се оплакват на всеки там.
Hepsi kahvaltılarını yaparlar ve hepsi oradayken birbirleri hakkında şikayetlerde bulunurlar.כולם אוכלים שם ארוחת בוקר
Hepsi kahvaltılarını yaparlar ve hepsi oradayken birbirleri hakkında şikayetlerde bulunurlar.يتناولون الافطار معا
Hepsi kahvaltılarını yaparlar ve hepsi oradayken birbirleri hakkında şikayetlerde bulunurlar.愚痴を言い合ったりしながら 本当に素晴らしい経験です
Her neyse, baba kahvaltıyı bekletmememizi söyledi.Da igual, papá dijo que no le esperásemos para el almuerzo.
Her neyse, baba kahvaltıyı bekletmememizi söyledi.Er kann den Gong nicht hören. Vater sagte, wir sollen mit dem Frühstück nicht warten. Das hat Vater gesagt.
Her neyse, baba kahvaltıyı bekletmememizi söyledi.Isä sanoi, ettei heitä tarvitse odottaa syömään. Muistan sen ihan selvästi. Luumut!
Her neyse, baba kahvaltıyı bekletmememizi söyledi.Papa a dit de ne pas attendre. Oui, papa a dit ça, je me souviens très bien.
Her neyse, baba kahvaltıyı bekletmememizi söyledi.Småprat Pianomusik och sång Plommonen!
Her neyse, baba kahvaltıyı bekletmememizi söyledi.Vater sagte, wir sollen mit dem Frühstück nicht warten. Das hat Vater gesagt. Die Pflaumen!
Hey Ha ni, ya kahvaltı?Ha Ni, a co ze śniadaniem?
Hey Ha ni, ya kahvaltı?Ha Ni à , thế còn bữa sáng?
Hey Ha ni, ya kahvaltı?Ha Ni ! Et ton petit déjeuner ?
Hey Ha ni, ya kahvaltı?Hei Ha Ni, bagaimana dengan sarapanmu?
Hey Ha ni, ya kahvaltı?Hey Ha Ni, ce zici de micul dejun?
Hey Ha ni, ya kahvaltı?Hey Ha Ni, e la colazione?
Hey Ha ni, ya kahvaltı?Hey Ha Ni, frukost då?
Hey Ha ni, ya kahvaltı?Hey Ha Ni, het ontbijt dan?
Hey Ha ni, ya kahvaltı?Hey, Ha Ni, was ist mit Frühstück?
Hey Ha ni, ya kahvaltı?Έι Χα Νι, δε θα φας πρωϊνό;
Hey Ha ni, ya kahvaltı?Эй, Ха Ни, а как же завтрак?
Hey Ha ni, ya kahvaltı?هوا ني , ماذا عن الإفطار؟
Hey Ha ni, ya kahvaltı?食欲がないんです
Hükümet binaları o kadar yakın ki, kahvaltıda Başbakan ile karşılaşabilirsin.Los edificios oficiales están tan cerca que se puede desayunar con el Canciller.
İşler yolundayken yumurta ve sosisle kahvaltı ederdik, tersine döndüğünde ise yulaf lapasıyla.Când lucrurile mergeau bine, aveam ouă şi cârnaţi. Când lucrurile mergeau rău mâncam terci de ovăz.
İşler yolundayken yumurta ve sosisle kahvaltı ederdik, tersine döndüğünde ise yulaf lapasıyla.In goede tijden aten we eieren en worstjes. Als het slecht ging, kregen we pap.
İşler yolundayken yumurta ve sosisle kahvaltı ederdik, tersine döndüğünde ise yulaf lapasıyla.Khi tình hình khá khẩm, chúng tôi ăn trứng và xúc xích. Khi tồi tệ, chúng tôi ăn cháo.
İşler yolundayken yumurta ve sosisle kahvaltı ederdik, tersine döndüğünde ise yulaf lapasıyla.당시에 계란이나 소세지는 구경하기 힘들었고, 오트밀 죽 같은 것으로 때우곤 했습니다.
İşler yolundayken yumurta ve sosisle kahvaltı ederdik, tersine döndüğünde ise yulaf lapasıyla.Quando le cose andavano bene, mangiavamo uova e salsiccie. Quando le cose andavano male, mangiavamo porridge.
İşler yolundayken yumurta ve sosisle kahvaltı ederdik, tersine döndüğünde ise yulaf lapasıyla.W dobrych czasach jedliśmy jajka i kiełbaski. W kiepskich owsiankę.
İşler yolundayken yumurta ve sosisle kahvaltı ederdik, tersine döndüğünde ise yulaf lapasıyla.Wenn die Dinge gut standen, gab es Eier und Wurst. Wenn die Dinge schlecht standen, gab es Haferbrei.
İşler yolundayken yumurta ve sosisle kahvaltı ederdik, tersine döndüğünde ise yulaf lapasıyla.Когато нещата бяха добре имахме яйца и месо. Когато бяха зле имахме каша.

İlgili Sayfalar