kahvaltı ile cümle

kahvaltı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Si vous ne m'épousez pas mes Rakshasas vous abatteront pour mon petit déjeuner !
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Wenn Du mich nicht heiratest, werden meine Rakshasas Dich für mein Frühstuck schlachten!
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.А если ты не выйдешь за меня... ... мои ракшасы приготовят тебя мне на завтрак!!
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Ако не се омъжиш за мен, моите Ракшаси ще те накълцат за сутрешната ми закуска.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.אם לא תינשאי לי, שדי הרקשאסה שלי יטבחו אותך ויגישו לי אותך בארוחת הבוקר.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.その欲望にみちた目は潰されるであろう
Emmanuel kahvaltısını edecek mi diye bekliyorlar.És azokkal az emberekkel, akik követni fognak és segíteni dolgokat megtenni.
Emmanuel kahvaltısını edecek mi diye bekliyorlar.임마누엘이 아침을 먹는 날
Emmanuel kahvaltısını edecek mi diye bekliyorlar. Yani o zaman okulumuzu yapmak için param olacak.Emmanuel desayunará, lo que significa que consiguió el dinero para construir nuestra escuela.
Emmanuel kahvaltısını edecek mi diye bekliyorlar. Yani o zaman okulumuzu yapmak için param olacak.Emmanuel wieder frühstücken wird, denn das bedeutet, er hat das Geld beisammen um die Schule zu bauen.
Emmanuel kahvaltısını edecek mi diye bekliyorlar. Yani o zaman okulumuzu yapmak için param olacak.Эммануэль позавтракал — значит, он собрал деньги на строительство школы.
Emmanuel kahvaltısını edecek mi diye bekliyorlar.שבו עמנואל יאכל ארוחת בוקר
Emmanuel kahvaltısını edecek mi diye bekliyorlar.اليوم الذي سيأكل فيه إيمانيول وجبة إفطاره
Emmanuel kahvaltısını edecek mi diye bekliyorlar.心待ちにしている
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.Äta frukost med min fru och mina barn.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.Fare colazione con moglie e figli.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.Iau micul dejun cu soţia şi copiii mei.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.아내와 아이들과 아침 식사하기.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.Mať raňajky so ženou a deťmi.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.Mit meiner Frau und den Kindern frühstücken.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.Ontbijten met mijn vrouw en kinderen.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.Pomilovat se.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.Pozajtrkovati s svojo ženo in otroki.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.Prendre le petit-déjeuner avec ma femme et mes enfants.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.Reggeli az asszonnyal és a gyerekekkel.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.Sarapan bersama istri dan anak-anak.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et. Tekrar seviş.Закуска с жена ми и децата.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.Tomar el desayuno con mi mujer e hijos.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.Tomar o pequeno-almoço com a minha mulher e filhos.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.Τρώω πρωινό με τη γυναίκα και τα παιδιά μου.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.Позавтракать с женой и детьми.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.Поснідати з моєю дружиною і дітьми.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.לאכול ארוחת בוקר עם אשתי והילדים.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.أتناول وجبة الفطور مع زوجتي وأطفالي.
Eşin ve çocuklarınla kahvaltı et.またセックスする
Evde değilsem, akşam yemeği yiyemeyeceksek, aile kahvaltısı yaparız bizde.Ha nem vagyok otthon, nincs családi vacsora. Majd lesz családi reggeli.
Evde değilsem, akşam yemeği yiyemeyeceksek, aile kahvaltısı yaparız bizde.Ich bin nicht zu Hause und kann nicht kochen?
Evde değilsem, akşam yemeği yiyemeyeceksek, aile kahvaltısı yaparız bizde.Ik ben 's avonds niet thuis om te eten?
Evde değilsem, akşam yemeği yiyemeyeceksek, aile kahvaltısı yaparız bizde.제가 집에 없어서 함께 모여 저녁 식사를 할 수 없다면
Evde değilsem, akşam yemeği yiyemeyeceksek, aile kahvaltısı yaparız bizde.Nie ma mnie w domu, nie ma obiadu? Będziemy mieć rodzinne śniadanie.
Evde değilsem, akşam yemeği yiyemeyeceksek, aile kahvaltısı yaparız bizde.No estoy en casa, ¿no puedo hacer de cenar para mi familia? Hago un desayuno.
Evde değilsem, akşam yemeği yiyemeyeceksek, aile kahvaltısı yaparız bizde.Non sono a casa e non posso cenare con la famiglia? Faremo una colazione di famiglia.
Evde değilsem, akşam yemeği yiyemeyeceksek, aile kahvaltısı yaparız bizde.Saya tidak di rumah, tidak dapat membuat makan malam keluarga? Kami akan sarapan keluarga.
Evde değilsem, akşam yemeği yiyemeyeceksek, aile kahvaltısı yaparız bizde.Δεν είμαι σπίτι, δεν μπορώ να φτιάξω οικογενειακό δείπνο; Θα έχουμε οικογενειακό πρωινό.
Evde değilsem, akşam yemeği yiyemeyeceksek, aile kahvaltısı yaparız bizde.Аз не съм у дома, не мога да правя семейна вечеря? Ние ще имаме семейна закуска.
Evde değilsem, akşam yemeği yiyemeyeceksek, aile kahvaltısı yaparız bizde.Меня нет дома, мы не можем устроить семейный обед? Мы устроим семейный завтрак.
Evde değilsem, akşam yemeği yiyemeyeceksek, aile kahvaltısı yaparız bizde.Я не вдома і не можу приготувати вечері? Тоді ми поснідаємо разом.
Evde değilsem, akşam yemeği yiyemeyeceksek, aile kahvaltısı yaparız bizde.אני לא בבית, ולא יכול לערוך ארוחת ערב משפחתית?
Evde değilsem, akşam yemeği yiyemeyeceksek, aile kahvaltısı yaparız bizde.لست في البيت، لا يمكني تناول العشاء مع العائلة؟
Evde değilsem, akşam yemeği yiyemeyeceksek, aile kahvaltısı yaparız bizde.じゃあ朝食を家族の時間にしたり それか 夜食でもいい
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Gruba, ho!" Teraz zawołał właściciela, rzucając otworzyć drzwi, a my poszliśmy do śniadanie.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Grub, ho!" Agora gritou o senhorio, escancarando uma porta, e fomos para café da manhã.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Grub, ho!" Ahora-gritó el dueño, abriendo una puerta, y nos fuimos a desayuno.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Grub, ho!" Bây giờ đã khóc chủ nhà, flinging mở một cánh cửa, và chúng tôi đã đi bữa ăn sáng.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Grub, ho!" Jetzt rief der Wirt, warf eine Tür zu öffnen, und in fuhren wir nach Frühstück.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Grub, ho!" Most kiáltotta a földesúr, ledobta nyissa ki az ajtót, és mi elmentünk reggeli.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Grub, ho!" Nu råbte kromanden og slog åbne en dør, og vi gik til morgenmad.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Grub, ho!" Nu riep de verhuurder, wierp een deur open, en in gingen we naar ontbijt.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Grub, ho!" Nu ropade hyresvärden, kasta öppna en dörr, och vi åkte till frukost.
"Grub, ho!" Şimdi bir kapı açık flinging, ev sahibi diye bağırdı ve gitti kahvaltı."Grub, ho!" Nyní zvolal hostinský, odhodil otevřít dveře, a šli jsme do Snídaně.

İlgili Sayfalar