kahvaltı ile cümle

kahvaltı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çoğunlukla, kahvaltıda tüketilir.Si consuma soprattutto a colazione.
Kahvaltıda ya da diğer öğünlerde tüketilebilir.Si può mangiare a colazione o a merenda.
Tiffany'de Kahvaltı, (roman), Truman Capote'nin 1958 tarihli kısa romanı.Colazione da Tiffany (Breakfast at Tiffany's) è un romanzo breve di Truman Capote pubblicato nel 1958.
Türkçe günün ilk öğünü anlamına gelen "kahvaltı" sözcüğü kahve içimi öncesi yenen şeyler demektir.La parola turca per dire "colazione" è "kahvaltı" che letteralmente significa "prima del caffè".
Kahvaltını bitirmeyecek misin?La colazione?
Kahvaltı Kulübü 1985 yapımı John Hughes'ın yazıp yönettiği komedi-dram filmidir.Breakfast Club (The Breakfast Club) è un film del 1985, scritto e diretto da John Hughes.
Sürk denilen çökelek salatası genelde kahvaltılarda çok tüketilir.Tagliata a fette, la ciambella è spesso consumata a colazione.
Sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinin yerini alır.Mi volle con sé a colazione e a pranzo.
Müsli, popüler bir sabah kahvaltısı gevreğidir.Il pasto era una "prima colazione standard".
Suriyeliler genellikle zengin bir kahvaltı tercih ederler.I suoi uomini preferirono la Siria, più ricca di cibo.
Sabah Kahvaltısı Tatlıca köyünde yapılır.La mattina di Pasqua viene mangiata durante la prima colazione con uova sode benedette.
Lütfen beni kahvaltı için uyandırın.Пожалуйста, разбудите меня к завтраку.
Sabah kahvaltısı için çoğunlukla meyve yerim.На завтрак я в основном ем фрукты.
Genellikle kahvaltıda ne yersiniz?Что вы обычно едите на завтрак?
Kahvaltıdan sonra biraz iş yaptım ve dışarı çıktım.Я сделал кое-какую работу после завтрака и вышел.
Altıda kalktım, sabah kahvaltısı yedim ve sonra okula gittim.Я встал в шесть, позавтракал, а затем пошёл в школу.
Tom her zaman kahvaltıda meyve yiyor.Том всегда ест на завтрак фрукты.
Sabah kahvaltıda kendime patlıcanlı yumurta hazırladım.На завтрак я приготовил себе баклажан с яйцом.
Öğlen oldu biz hala kahvaltı yapmadık.Мы ещё и не завтракали, а уже время обеда.
Kahvaltını bitirmeyecek misin?Разрешите продолжать завтрак?
Çoğunlukla, kahvaltıda tüketilir.Часто подаётся на завтрак.
Tabura, Conk Bayırı’na taarruz için hazırlık yapmaları, bu arada askerin kahvaltı etmesi emredilmişti.Это было объявлено под предлогом того, чтобы дать командам возможность позавтракать.
Sabah 06:30-08:30 saatleri arasında kahvaltı haberleri yayınlanır.6:30 — завтрак, включение радио.
Daha sonra kahvaltı ardından zorunlu okuma saati vardı.После раннего завтрака начинались утренние съёмки.
Tiffany'de Kahvaltı, (roman), Truman Capote'nin 1958 tarihli kısa romanı.За́втрак у «Ти́ффани» (англ. Breakfast at Tiffany’s): «Завтрак у Тиффани» — роман Трумена Капоте (1958).
Bu zaman diliminde, öğle vaktine yakın bir zamanda yapılan kahvaltı, kuşluk kahvaltısı olarak da bilinir.Сама же хозяйка дома в это время преспокойно наслаждается завтраком.
Champurrado, geleneklere göre sabahları kahvaltılarda veya öğleyin atıştırmalıklarda churro ile servis edilir.Чампуррадо традиционно подаётся с чуррос утром в качестве простого завтрака или вечером как снэк.
Maltın kızartılarak yapılmasından oluşan bir kahvaltılık gevrekdir (mısır).При таком убое мясо считается дозволенным (халяль).
Bir sabah kahvaltısı sırasında yığılmış ve 10 dakika sonra evinde ölmüştür.Он прожил еще сто лет и умер во время завтрака.
Ertesi sabah kalktığında ise Jim'i kahvaltı ederken bulur.Майк просыпается только в полдень следующего дня, и Нэнси угощает его завтраком.
Bazı sabah uçuşlarında kahvaltı servis edilir.Отряд военнослужащих шел на завтрак.
Sabah kahvaltısı da dahil olmak üzere gün boyu tüm öğünlerde tüketilebilmektedir.Фирменные завтраки подаются в течение всего дня.
Kahvaltı, genellikle uyandıktan sonraki bir-iki saat içinde yenir.عادة ما يتناول المرء وجبة الإفطار بعد ساعة أو ساعتين من استيقاظه.
Çoğunlukla, kahvaltıda tüketilir.وعادةً ما يكون جزء من الأفطار في البيت.
Aşağıda kahvaltısı hazırdır.لعل حمامة في الاسفل .
Önemli bir kahvaltı ve öğle yemeği olup yemekle birlikte çay içilir.تناول كوب من اللبن مع الغداء والعشاء.
Bu zaman diliminde, öğle vaktine yakın bir zamanda yapılan kahvaltı, kuşluk kahvaltısı olarak da bilinir.ويتم تحضير وجبة عشاء خاصة بهذه الليلة جنبًا إلى جنب مع الشمبانيا.
O, kahvaltıdan önce bir yürüyüşe çıktı.هو، خرج للمشي قبل فطور الصباح.
Kahvaltıda ne yersin?ماذا تأكل في الفطور؟
Kahvaltı saat 7 ile 9 arasında servis edilmektedir.يقدم الإفطار بين ٧ و ٩.
1928'de başarılı bir kahvaltı gevreği olan Rice Krispies'i üretmeye başladı.Em 1928, começou a fabricar Rice Krispies, outro cereal matinal de sucesso, à base de arroz.
Genellikle kahvaltıda tüketilir.Geralmente consumido no café da manhã.
Yarışı bitiremeyen kahvaltıyı hazırlamak zorunda kalır.Foi um dos participantes que não conseguiram terminar a corrida.
Kahvaltını bitirmeyecek misin?Recusou sua última refeição.
Bir kahvaltılık gevreğin üretimi için yarım galon (1.8 litre) petrol harcanmaktadır.Para a produção de um litro de vodca são utilizados 06 litros de água.
Sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinin yerini alır.Pode ser tomada de manhã, com a refeição do pequeno-almoço.
Halk bunu kahvaltıda, çay ile birlikte tüketir.Os três saem para o pequeno almoço juntos.
Yumurta, bal, tahin pekmez Pepee'nin en sevdiği kahvaltılıklar.As folhas da amoreira são o alimento preferido do bicho-da-seda.
Kahvaltım nerededir?Onde está o meu pequeno almoço?
Tiffany'de Kahvaltı, Amerikalı yazar Truman Capote'nin 1958'de yayımladığı novella'nın adıdır.Breakfast at Tiffany's is een novelle van de Amerikaanse schrijver Truman Capote uit 1958.
Türkçe günün ilk öğünü anlamına gelen "kahvaltı" sözcüğü kahve içimi öncesi yenen şeyler demektir.Het Turkse woord voor ontbijt, kahvaltı, betekent 'voor de koffie'.
Çoğunlukla, kahvaltıda tüketilir.Het wordt in de regel bij het ontbijt gegeten.
Kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği gibi bir öğündür.Een ontbijt, middagmaal en avondeten.
Sabah kahvaltısı da dahil olmak üzere gün boyu tüm öğünlerde tüketilebilmektedir.Dit wordt elk moment van de dag gegeten, ook als ontbijt.
Tayland mutfağı çok özgün kahvaltılık yemekler içermez.Thailanders hebben geen echte ontbijtcultuur.
Bazı sabah uçuşlarında kahvaltı servis edilir.Tijdens de kerstdagen is er een ontbijtbuffet.
Café tipi dükkânlar sabahın erken saatlerinde kapılarını açarak kahvaltı servisi yaparlar.De vele cafés daar sluiten pas in de vroege uurtjes hun deuren.
Kahvaltıda, onlardan daha fazla bilgi almayı hedeflemektedirler.Het doel van een verhoor is om meer informatie te verkrijgen.
Genellikle kahvaltılık olarak kullanılır.Het wordt meestal als ontbijt gegeten.
Bu zaman diliminde, öğle vaktine yakın bir zamanda yapılan kahvaltı, kuşluk kahvaltısı olarak da bilinir.Het lunchpakket wordt zoals de naam aangeeft genuttigd rond het middaguur, als lunch.

İlgili Sayfalar