90 dakikada bir günbatımı oluyor. (Kahkaha)(Laughter)
"Sosise ne dersin?" (Kahkahalar)"How do you feel about pepperoni?" (Laughter)
Diğer öğretmenlere çok güldü ve ilan panosuna astı. kahkahalarHe had a good laugh at the other teachers and put it up on the notice board. (Laughter)
Herneyse, Bir sonraki slide'da size-- kahkahalarAnyway, the next slide I'm about to show you -- (Laughter)
Bana "Özür dilerim demeyi kes" dediler, "Ben haltım" de. kahkahalarThey said, "Stop saying sorry. Say, my bad." (Laughter)
Şaka yapıyorum kahkahalarI'm joking. (Laughter)
Buraya varana dek yolda birşeyler oldu. kahkahalarSomething happened along the line. (Laughter)
Ama hareketlerimde çok uygarımdır, size garanti ediyorum. kahkahalarBut I'm very civil in my action, I assure you. (Laughter)
" Çok özer dilerim.Bizde şeker yok. " (Kahkahalar)"I am very sorry. We do not have sugar." (Laughter)
" mutluluk seçimlerinizdedir. " (Kahkahalar)"happiness is in your choices." (Laughter)
(Kahkahalar) (Alkışlar) (Kahkahalar)(Laughter) (Applause) (Laughter)
O zaman biz de daha zor bişey yaparız " dedim (Kahkahalar)It's never going to work.
Aidatlarımı zamanında ödedim. (Kahkahalar)I've paid my dues on time, (Laughter)
Eğitimli, iyi giyinen, (Kahkahalar) Bazıları giyim zevklerini sorgulayabilir tabii.Educated, well-dressed, (Laughter) some would dare say questionably dressed.
Kimse. (Kahkahalar)Nobody.
(Kahkahalar) Şu an farklı bir noktaya doğru ilerliyoruz.We're going to kind of go in a different direction right now.
İşte bu. (Kahkahalar)(Laughter)
"Küçük dinozorlar nerede?" (Kahkahalar)(Laughter)
Ya biz kolu koruruz ya da sen Chuck'ı. (Kahkahalar)(Laughter) (Applause)
Fakat -- (Kahkaha)When you get older, it doesn't make any difference, but --" (Laughter)
Bu priz -- (Kahkahalar) ve o yüzden kablo devamlı düşüyor, ben de bantladım.This light socket -- (Laughter) and so the cord keeps falling out, so I taped it in.
Diğer yaratıklar kahkahalar attılar ve 'Salak!' dediler.The other creatures laughed out loud and said: 'Fool!'
Ben arkadaşlarımın 'çocuklarını' ödünç alıyorum- (Kahkaha) Önerilerime biraz ihtiyatla yaklaşın.I borrow my friends' children, so -- (Laughter) take all this advice with a grain of salt.
Dijital Dönem Telif Hakları Yasasının İhlali (Kahkaha)Break the Digital Millennium Copyright Act. (Laughter)
Ve tüm aileniz için oldukça eğlenceli. (kahkaha)(Laughter)
(Kahkahalar) Mutluluktan uçuyordum!(Laughter) Oh!
Bu harika bir şey!" (Kahkahalar) "Bu harika bir şey!This is so cool! (Laughter) This is so cool!
(Kahkahalar) "İnmeye zamanım yok benim!"(Laughter) "I don't have time for a stroke!"
"Voo voo voo voo" (Kahkahalar) Şöyle düşündüm kendi kendime:"Woo woo woo woo." (Laughter) (Laughter)
(Kahkaha) Michael Morpurgo'nun "Friend or Foe" eserindeki çocuklar;(Laughter) -- the boys in Michael Morpurgo's "Friend or Foe;"
İsmi Norman." (Kahkaha)His name is Norman." (Laughter)
TEDx BuenosAires konferansı seyircileirinin 7 katı! (Kahkaha)7 times the TEDxBuenosAires audience (Laughter)
(Kahkahalar) Tekrar deneyin.(Laughter) Try again.
"Uç, Mavi dostum, uç!" [kahkaha]"Fly, Blue buddy, fly!" [laugh]
Komşularımızdan iki kat daha fazla enerji kullandığımız yazıyordu. " (Kahkahalar)It told us we were using twice as much energy as our neighbors." (Laughter)
Bu, aynı çerçevede Dünya'nın büyüklüğündeki -- (Kahkahalar)This is the size of the earth going through that same -- (Laughter)
Hatta, şimdi şu an burayı terkediyorum. (Kahkaha)(Laughter)
(Kahkaha) Çünkü gayet kimse sizi çağırmaz.If you work in education, you're not asked. (Laughter)
Bütün hafta boyunca dışarıda geçirdiğim tek gecede hem de" (Kahkaha)(Laughter)
(Kahkaha) Neyse, hala 15 dakikamiz var.(Laughter) So, 15 minutes left.
(Kahkaha) Konuşmasına gerek yoktu, ama o bölümü bilirsiniz hani üç kralın geldiği.He didn't have to speak, but you know the bit where the three kings come in?
Ne kadar kesintisiz bir geçiş olduğunu hayal edebilirsiniz (Kahkaha) Aslında,So you can imagine what a seamless transition that was. (Laughter)
(Kahkaha) "Daha fazla çalışmalısın".How annoying would that be? (Laughter)
(Kahkaha) Kafalarını toplantılara bu şekilde götürürler.It's a way of getting their head to meetings. (Laughter)
Müsade eder misin?" (Kahkaha)"Give me a break." (Laughter)
(Kahkahalar) ve musterilerim aramadi (Kahkahalar)(Laughter) And clients didn't call. (Laughter)
Ve sen de "Oh, bu ne kadar da soyut" diyorsun. [kahkahalar]And you say, 'Oh, it's so abstract!'
Daha fazla korkuyor musun? [kahkahalar]Feeling more scared?
Sen çok özel bir hiçkimsesin. [Kahkahalar]You're a very special nobody.
Ve şimdi yeniden ciddi oldun. Tekrardan birkimse olmaya girdin. [kahkahalar]Now you're serious again you've gone back to being somebody again.
Hiçkimse... [kahkahalar][makes sad face] Nobody.
Ona şöyle de, "Hiçkimseye!" [kahkahalar]You say, 'To nobody!' [laughter]
Bak, bak burada ne kadar da çok hiçkimse var. [kahkahalar]Look, look how many nobodies are there.
İstemiyorum. [kahkahalar]I don't want to.
[BBC News: Suudi din adamı uyarıyor, kadınlar araba sürerse bu 'Bekaretin Sonu' olur. (Kahkahalar)'End of virginity' if women drive, Saudi cleric warns] (Laughter)
'Dış güçler beni kışkırttı.' (Kahkahalar)'Foreign forces incited me.'" (Laughter)
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.Just be profound." (Laughter) And I took enormous comfort in that.
"Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)I'll get invited to TED one day. This is like -- " (Laughter)
Ama- (Kahkaha)But -- (Laughter)
Aslında biz... (Kahkaha) daha zor olurdu.We'd actually -- (Laughter) it would be harder.