Temelde şöyle diyor: "Bana layık olacak ne yazabileceksin ki?" (Kahkaha)It basically says, what are you going to write worthy of me?
Anlatabiliyor muyum? Sürekli... (Kahkaha) - yoksa hiç seyretmediniz mi?You know -- so it keeps us -- (Laughter) -- have you guys not seen that?
(Kahkaha) Gerçekten iyidir!(Laughter) It's huge!
"Tom'un burnunu acıtma!" (Kahkaha)Don't hurt Tom's nose. (Laughter)
(Kahkaha) Her neyse.(Laughter) Anyway.
(Kahkahalar) ve dediğimi yaptılar, şunu biraz izleyelim.(Laughter) They did that, and watch a little bit of this.
Tamam, öyleyse [kahkahalar].Okay, so [laughter].
Sonuç olarak, [kahkaha] benim için iyi bir makale yazarsanız, bu makale, B alır.Consequently, [laughter] if you were to write a good paper for me, that would get a B.
(15) "O sadece kendi dünyasında gevezelik ediyor [kahkahalar].(15) "He's just in his own world babbling on and on [laughter].
Ben, makalelerim için aldığım düşük notlara hep şaşırdım. [kahkaha]I was consistently surprised by how poorly I did on papers [laughter].
Bunu yazan kişi salaktır. [kahkaha]Whoever wrote this remark is an idiot [laughter].
Farklı bir alıntı daha. " Kagan, kendini beğenmiş, küçük bir adam"[kahkaha].Different quote. "Kagan is a self-righteous
Başka bir konuda, (Kahkahalar)On another subject -- (Laughter) --
Fakat güvenilir Dutchman (Hollandalı)" -- (Kahkahalar)But everybody says they're reliable. But, reliable Dutchman" -- (Laughter) --
4 aylık olduğunda bir bebek kahkaha atmaya başlar.By four months of age, a baby starts to laugh.
Onlarla ilgilendiğinizde hoşlarına gider, ve karşılık olarak kahkaha atarlar.They like when you pay attention to hem, they respond to your laughter and they laugh back.
Son olarak şunu da etkilemeliyim ki kahkaha atmanın zeka belirtisi olduğu bir efsanedir.Finally, I'd just like to add that there's a myth that laughing is a sign of intelligence.
Şimdi, şey yapmadan önce -- (Kahkahalar)Actually, it's not really an experiment, because I know the outcome.
Bunu kafamı takip ederek görebilirsiniz. (Kahkahalar)You can see it by looking at my head.
Bunlar ise klasik müziği önemsemeyen insanlar. (Kahkahalar)The people who don't mind classical music.
Arkaplanda biraz Vivaldi'nin zararı olmaz. (Kahkahalar)A little Vivaldi in the background doesn't do any harm.
Aslında, şunu çok duyarım, "Benim kocam ton sağırıdır." (Kahkahalar)Actually, I hear a lot, "My husband is tone-deaf."
(Kahkahalar) Pekala.(Laughter)
Ve yapıyor, değil mi? (Kahkahalar)And it does, doesn't it?
(Kahkahalar) (Alkışlar) Evet.(Laughter) (Applause)
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar)My picture appears on the front of the CD -- (Laughter)
İşte bir bebek kamerası videosu... (Kahkahalar) (Alkışlar)Here's what a baby-cam video looks like. (Laughter) (Applause)
(Cırcır böceği sesleri) (Bağırmalar) (Isırma sesleri) (Kahkaha) (Alkış)(Crickets chirping) (Shouts) (Chomping) (Laughter) (Applause)
Aslında daha kültürel bağlantılı yapmayı düşündüm, ama -- (Kahkaha) neyse.Actually, I thought about making it more culturally relevant, but -- (Laughter) anyway.
Su geçirmez, su geçirmez (kahkaha)look you know...its waterproof, waterproof. (laughter)
Bu şekilde -- (Kahkaha)In this way -- (Laughter)
Bir dakika.[kahkaha atar]Wait a minute. [laughs]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][woman #2 speaking native language] [woman laughs] man:
[kahkaha atar] [Kendi dilinde konuşur][laughs] [speaking native language] That's nice.
[Adam kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][man speaking native language] [woman laughs]
[çocuklar soluk soluğadırlar] [çocuk çığlıkları ve kahkahaları][shrieks and laughter]
[kahkaha atar] Kadın: Ben, "mamihlapinatapai" kelimesini seviyorum.I love the word "mamihlapinatapai."
[kadın kahkaha atar][woman laughs]
John diyor ki, "Arada sırada, oral seksten zarar..." [kahkaha]John says, "I suppose an occasional blow job is..." [laughter]
Güle güle, dede. [kahkaha atar][laughs]
(Kahkahalar) -- "Hür Yaşa ya da Öl" (New Hampshire plakası)(Laughter)
Yemek için bir şey bulamadıkları zaman, (Korna sesi) (Kahkahalar)When it didn't find anything to eat -- (Honking sound) (Laughter)
Seni görüyorum.(Kahkahalar)(Laughter) I see you.
Ama olursak -- (Kahkahalar) Bakterilere karşı bir şeyler yapmamız gerekecek.But if we are -- (Laughter) we're going to need something to do with the bacteria.
Bu arada kameranın solundaki iki Danimarkalı kahkahalarla gülüyor.Now in the meantime, the two Danish guys to the left of the camera are cracking up.
( kahkahalar) ve görünüşe bakılırsa bu şekilde yapılıyor. ve hepsi bu kadar .That's all there is to it.
(Kahkahalar) BR:BR:
Vay be, ne biçim bir asır. " (Kahkaha)Wow, some century." (Laughter)
Fakat kararlılık, bak, şey gibi, bak, " Siktir et usulü, yakala boynuzu. " (Kahkaha)But determination, you know, it's like just, you know, 'Fuck the form, get the horn.' (Laughter)
Ve bence bu teknoloji sadece onla değil -- Evet. (Kahkahalar)And I think this technology will not only change the way -- (Laughter)
İşte karşınızda... (Alkışlar) (Kahkahalar)And there you are. (Applause) (Laughter)
Ben de dedim ki, "Tamam, madem makinedir diyorsunuz..." (Kahkahalar) (Alkışlar)So I says, "OK then, if you say it's a machine ..." (Laughter) (Applause)
İşte burada. (kahkahalar)(Laughter)
(Kahkahalar) (Alkışlar) (Kahkahalar) bunu komik olarak düşünüyorsanız, göz önünde bulundurun ki(Laughter) (Applause) (Laughter)
(Kahkahalar) Aslında, aldatıcı bir büyüklüğü var.Actually, it's deceptively large.
Diğer olasılık -- (Kahkahalar) belki de, Enrico Fermi'nin kendisi bir uzaylıdır.The other possibility -- (Laughter) -- is, perhaps, Enrico Fermi himself was an alien.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)Maybe it was swamp gas, but -- (Laughter) --
Ve Robin Hood, Malcolm'du. [kahkaha atar] Bu çocuklar da bunu kabul ederlerdi.Robin Hood was Malcolm. and these white kids would go along with it.
Kucuk kolonilerimiz hakkin da ufak, yerel bir sorunumuz vardi, ama... (Kahkaha)There was a little local difficulty in some of our minor colonies, but ... (Laughter)
" Dünden beri size ulaşmaya çalışıyorum. " (Kahkahalar) (Alkışlar)"I've been trying to contact you since yesterday." (Laughter) (Applause)