Bunu kafamı takip ederek görebilirsiniz. (Kahkahalar)אתם רואים את זה לפי תנועות הראש שלי.
Bunu kanıt için saklarım. (Kahkahalar)Je garde ça comme preuve.
Bunu kariyerimin ilk zamanlarında öğrendim: "Tom'un burnunu acıtma!" (Kahkaha)A já se poměrně brzo ve své kariéře naučil: nezraňuj Tomův nos.
Bunu kariyerimin ilk zamanlarında öğrendim: "Tom'un burnunu acıtma!" (Kahkaha)E l'ho imparato molto in fretta, nella mia carriera: non ferire il naso di Tom (Risate).
Bunu kariyerimin ilk zamanlarında öğrendim: "Tom'un burnunu acıtma!" (Kahkaha)Én pedig a karrierem során már nagyon korán megtanultam: ne bántsd Tom orrát.
Bunu kariyerimin ilk zamanlarında öğrendim: "Tom'un burnunu acıtma!" (Kahkaha)Et j'ai appris cela très tôt dans ma carrière : ne blesse pas le nez de Tom.
Bunu kariyerimin ilk zamanlarında öğrendim: "Tom'un burnunu acıtma!" (Kahkaha)Ik leerde dit al vroeg in mijn carrière: de neus van Tom doe je geen pijn (Gelach).
Bunu kariyerimin ilk zamanlarında öğrendim: "Tom'un burnunu acıtma!" (Kahkaha)제 경력상 톰의 코를 다치게 해선 안된다는 걸 알고 있었죠 (웃음)
Bunu kariyerimin ilk zamanlarında öğrendim: "Tom'un burnunu acıtma!" (Kahkaha)Opin tämän hyvin aikaisessa vaiheessa uraani: älä satuta Tomin nenää.
Bunu kariyerimin ilk zamanlarında öğrendim: "Tom'un burnunu acıtma!" (Kahkaha)Şi am învăţat asta foarte devreme în cariera mea: nu răni nasul lui Tom.
Bunu kariyerimin ilk zamanlarında öğrendim: "Tom'un burnunu acıtma!" (Kahkaha)To była ważna lekcja: szanować nos Toma.
Bunu kariyerimin ilk zamanlarında öğrendim: "Tom'un burnunu acıtma!" (Kahkaha)А я выучил еще в начале своей карьеры: не делай больно носу Тома. смех
Bunu kariyerimin ilk zamanlarında öğrendim: "Tom'un burnunu acıtma!" (Kahkaha)Така научих много рано в кариерата си това: не наранявай носа на Том.
Bunu kariyerimin ilk zamanlarında öğrendim: "Tom'un burnunu acıtma!" (Kahkaha)ודבר שלמדתי מוקדם מאד בקריירה שלי: לא להכאיב לאף של טום.
Bunu kariyerimin ilk zamanlarında öğrendim: "Tom'un burnunu acıtma!" (Kahkaha)وتعلمت في وقت مبكر جدا من حياتي : لا تؤذي أنف توم.
Bunu kariyerimin ilk zamanlarında öğrendim: "Tom'un burnunu acıtma!" (Kahkaha)やってはいけないことが3つあります 第2番はトムの鼻を傷つけない ということです
Bunun çevresine şöyle güzel bir çerçeve alırım, çünkü Nina'nın öyle bir çerçevesi var. [kahkaha atar]Je vais la mettre dans un joli cadre, comme celle de Nina.
Bunun gibi bir şey. (Kahkaha)이렇게 말이죠.
Bunun iyi bir fikir olduğunu nerden çıkardım?" (Kahkaha)Σε ποιο σημείο πίστεψα ότι αυτό ήταν καλή ιδέα;" (Γέλια)
Bunun " Mixtape Love Song's Nest " . (Kahkahalar)Cái này được gọi là "Chiếc tổ cuộn băng hỗn hợp nhạc tình" (Tiếng cười)
Bunun nasıl yürüdüğünü hep merak etmişimdir, çünkü... (Kahkahalar) (Alkış)Et je me suis toujours demandé, comment c'est supposé fonctionner ? parce que... (Rires) (Applaudissements)
Bunun nasıl yürüdüğünü hep merak etmişimdir, çünkü... (Kahkahalar) (Alkış)Ich habe mich immer gefragt, wie genau das funktionieren soll, denn ... (Gelächter) (Applaus)
Bunun nasıl yürüdüğünü hep merak etmişimdir, çünkü... (Kahkahalar) (Alkış)저는 항상 이 둘이 어떻게 가능할 수 있는지 모르겠는데.. 그 이유는... (웃음) (박수)
Bunun nasıl yürüdüğünü hep merak etmişimdir, çünkü... (Kahkahalar) (Alkış)Я всегда удивлялась, как именно это может сработать, ведь... (Смех) (Аплодисменты)
Bunun nasıl yürüdüğünü hep merak etmişimdir, çünkü... (Kahkahalar) (Alkış)وهذا ما يجعلني أتساءل كيف يمكن أن ينجح ذلك لأنه .. (ضحك الجمهور) (تصفيق)
Bunun nasıl yürüdüğünü hep merak etmişimdir, çünkü... (Kahkahalar) (Alkış)だって- (笑) (拍手) だって処女や童貞を失うっていうのは...
Bunun sıradan şeylerden farklı olduğunu anlamanız için biraz zaman geçer. (Kahkahalar)Și îți ia ceva timp până când de fapt - te prinzi că scrie altceva decât ceea ce scrie de obicei (râsete)
Bunun sıradan şeylerden farklı olduğunu anlamanız için biraz zaman geçer. (Kahkahalar)И ти отнема малко време докато всъщност не разбереш, че знакът казва нещо по-различно от обикновеното (Смях)
Bunun üstüne çok-parmaklı jestler yapabilirsiniz ve biz bunu patentini aldık. (Kahkahalar)Je kan met meerdere vingers werken, en reken maar dat we het gepatenteerd hebben.
Bunun üstüne çok-parmaklı jestler yapabilirsiniz ve biz bunu patentini aldık. (Kahkahalar)Több ujjal lehet rajta gesztusokat végezni, és tökig levédettük." (Nevetés)
Bunu sadece fakir insanlar yaşayacak diye bir şey yok. (Kahkaha) (Alkış)Chẳng có lý do nào khiến chỉ người nghèo mới phải chịu cảnh này. cười, vỗ tay
Bunu söylediğim için üzgünüm. (Kahkahalar)Хоч як прикро це звучить.(Сміх)
Bunu söylediğim için üzgünüm. (Kahkahalar)私たち病院などの関係者は
"Bunu söyleyen çevreci biri değildi" diyor. (Kahkaha)"El nu era un ecologist." (Râsete)
"Bunu söyleyen çevreci biri değildi" diyor. (Kahkaha)"사실 그는 환경주의자는 아니었어요." (웃음) 그린(Green): 돈을 의미하는 속어
"Bunu söyleyen çevreci biri değildi" diyor. (Kahkaha)"Nebol environmentalista." (smiech)
"Bunu söyleyen çevreci biri değildi" diyor. (Kahkaha)"Non era un ambientalista." (Risate)
"Bunu söyleyen çevreci biri değildi" diyor. (Kahkaha)"ông ta không phải một nhà môi trường học"
"Bunu söyleyen çevreci biri değildi" diyor. (Kahkaha)" لم يكن شخصا مناصرا لحماية البيئة " (ضحك)
Bunu şu düşük donanımlı botla yakaladık (Kahkahalar), ve üzerinde altı ton kokain bulunuyordu.우린 저걸 저 '저차원 기술'의 고무보트로 잡았죠. (웃음) 6톤 가량의 코카인을 싣고 있었습니다.
Bunu şu düşük donanımlı botla yakaladık (Kahkahalar), ve üzerinde altı ton kokain bulunuyordu.6トンのコカインを運んでいました 4人乗りで高度な通信傍受性能をもちます
Bunu şu düşük donanımlı botla yakaladık (Kahkahalar), ve üzerinde altı ton kokain bulunuyordu.Chúng tôi đã bắt được nó bằng chiếc bè máy nhỏ này - (Cười) - và bên trong nó có chứa 6 tấn thuốc phiện.
Bunu şu düşük donanımlı botla yakaladık (Kahkahalar), ve üzerinde altı ton kokain bulunuyordu.L'abbiamo preso con quella zattera di bassa tecnologia (risata) e stava trasportando 6 tonnellate di cocaina.
Bunu şu düşük donanımlı botla yakaladık (Kahkahalar), ve üzerinde altı ton kokain bulunuyordu.L-am prins cu această plută low-tech. (Râsete) Căra șase tone de cocaină.
Bunu şu düşük donanımlı botla yakaladık (Kahkahalar), ve üzerinde altı ton kokain bulunuyordu.Lo atrapamos con esa balsa sencilla (Risas) y cargaba seis toneladas de cocaína.
Bunu şu düşük donanımlı botla yakaladık (Kahkahalar), ve üzerinde altı ton kokain bulunuyordu.Nous l'avons attrapé avec ce canot rudimentaire (Rires) et il transportait six tonnes de cocaïne.
Bunu şu düşük donanımlı botla yakaladık (Kahkahalar), ve üzerinde altı ton kokain bulunuyordu.Przechwyciliśmy ją z pomocą tratwy. (Śmiech) Na pokładzie było 6 ton kokainy.
Bunu şu düşük donanımlı botla yakaladık (Kahkahalar), ve üzerinde altı ton kokain bulunuyordu.Wij vingen hem met dat low-tech vlot — (Gelach) — Hij had zes ton cocaïne aan boord.
Bunu şu düşük donanımlı botla yakaladık (Kahkahalar), ve üzerinde altı ton kokain bulunuyordu.Wir haben es mit diesem Low-Tech-Floß erwischt. (Lachen)
Bunu şu düşük donanımlı botla yakaladık (Kahkahalar), ve üzerinde altı ton kokain bulunuyordu.Το συλλάβαμε με αυτή την χαμηλής τεχνολογίας λέμβο -- (Γέλια) -- και μετέφερε έξι τόνους κοκαΐνης.
Bunu şu düşük donanımlı botla yakaladık (Kahkahalar), ve üzerinde altı ton kokain bulunuyordu.Ми зловили його на тому застарілому човні - (Сміх) - він перевозив шість тон кокаїну.
Bunu şu düşük donanımlı botla yakaladık (Kahkahalar), ve üzerinde altı ton kokain bulunuyordu.Мы перехватили его вот на этой "суперлодке". (Смех) В ней было 6 тонн кокаина.
Bunu şu düşük donanımlı botla yakaladık (Kahkahalar), ve üzerinde altı ton kokain bulunuyordu.Хванахме го с ниско технологичен сал - (Смях) - и той носеше шест тона кокаин.
Bunu şu düşük donanımlı botla yakaladık (Kahkahalar), ve üzerinde altı ton kokain bulunuyordu.תפסנו אותה עם הרפסודה הלא משוכללת הזו - (צחוק) - והיא נשאה ששה טונות של קוקאין.
Bunu şu düşük donanımlı botla yakaladık (Kahkahalar), ve üzerinde altı ton kokain bulunuyordu.وقد قبضنا عليها بإستخدام تلك العوامة متدنية التقنيات - (ضحك) - وكانت تحمل ستة أطنان من الكوكايين.
Bunu yasallaştırmaya ihtiyacımız var ki bununla bir yıl boyunca başa çıkabilelim. (Kahkahalar)Il faut le légitimer pour pouvoir le faire chaque année. " (Rires)
Bunu yasallaştırmaya ihtiyacımız var ki bununla bir yıl boyunca başa çıkabilelim. (Kahkahalar)법으로 정해야 돼" (웃음)
Bunu yasallaştırmaya ihtiyacımız var ki bununla bir yıl boyunca başa çıkabilelim. (Kahkahalar)Laten we dit legitimeren zodat we er elk jaar mee wegkomen." (Gelach)
Bunu yasallaştırmaya ihtiyacımız var ki bununla bir yıl boyunca başa çıkabilelim. (Kahkahalar)Legitimizálnunk kéne, hogy minden évben megússzuk a megbotránkozást." (Nevetés)
Bunu yasallaştırmaya ihtiyacımız var ki bununla bir yıl boyunca başa çıkabilelim. (Kahkahalar)Musíme to zlegalizovať, aby sme to tak mohli robiť každý rok." (Smiech)