"Biliyormusunuz, siz birlikte çalıştığım insanlardan çok daha zekisiniz." Şimdi - (Kahkahalar)"Vocês são mais inteligentes do que as pessoas com quem trabalho". (Risos)
"Biliyormusunuz, siz birlikte çalıştığım insanlardan çok daha zekisiniz." Şimdi - (Kahkahalar)"Voi copii, sunteți mai deștepți decât cei cu care lucrez." (Râsete)
"Biliyormusunuz, siz birlikte çalıştığım insanlardan çok daha zekisiniz." Şimdi - (Kahkahalar)"Wiecie, jesteście mądrzejsi niż ludzie, z którymi pracuję". (Śmiech)
"Biliyormusunuz, siz birlikte çalıştığım insanlardan çok daha zekisiniz." Şimdi - (Kahkahalar)"Wisst ihr, ihr Kinder seid schlauer, als die Leute, mit denen ich arbeite." (Gelächter)
"Biliyormusunuz, siz birlikte çalıştığım insanlardan çok daha zekisiniz." Şimdi - (Kahkahalar)"Ξέρετε κάτι, εσείς είσαστε πιο έξυπνοι από τους συνεργάτες μου." Τώρα — (Γέλια)
"Biliyormusunuz, siz birlikte çalıştığım insanlardan çok daha zekisiniz." Şimdi - (Kahkahalar)"Знаете, а вы, дети, гораздо умнее людей, с которыми я работаю". (Смех)
"Biliyormusunuz, siz birlikte çalıştığım insanlardan çok daha zekisiniz." Şimdi - (Kahkahalar)"Знаете ли деца, вие сте по-умни от хората, с които работя." Сега- (Смях)
"Biliyormusunuz, siz birlikte çalıştığım insanlardan çok daha zekisiniz." Şimdi - (Kahkahalar)"אתם יודעים, אתם ילדים יותר חכמים מהאנשים שאני עובד איתם."-- (צחוק)
"Biliyormusunuz, siz birlikte çalıştığım insanlardan çok daha zekisiniz." Şimdi - (Kahkahalar)"أن تعلمون أيها الأولاد أنكم أذكى من الأشخاص الذين أعمل معهم." (ضحك)
"Biliyormusunuz, siz birlikte çalıştığım insanlardan çok daha zekisiniz." Şimdi - (Kahkahalar)私が一緒に働いている人よりもね 」と ー(笑) 彼らはそんなことも気にしませんでした
Biliyorum, doğaüstü bir güç gibi geliyor. (Kahkahalar) fakat buna siz de sahipsiniz.Ich weiß, das klingt nach Superkräften -- (Lachen) -- aber Sie können das auch.
Biliyorum, doğaüstü bir güç gibi geliyor. (Kahkahalar) fakat buna siz de sahipsiniz.Знаю, это звучит, будто я обладаю сверхспособностью, (Смех) но вы тоже ею обладаете.
Biliyorum." (kahkahalar)Je sais. " (Rires)
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi. (Kahkaha)(Egyesítő Egyház) (Nevetés)
Binanın ön cephesine bakarken -- toplamda 70 pencere vardı -- ne yapmam gerektiğini biliyordum. (Kahkahalar)Ved at se på hele facaden - var der 70 i alt vinduer - vidste jeg hvad jeg skulle gøre (latter)
Bip ) (Kahkahalar)Bip) (Râsete)
Bip ) (Kahkahalar)Bip) (Rires)
Bip ) (Kahkahalar)(웃음)
Bip ) (Kahkahalar)Piep) (Lachen)
Bip ) (Kahkahalar)Piknięcie) (Śmiech)
Bip ) (Kahkahalar)Писукане) (Смях)
Bip ) (Kahkahalar)(צחוק)
Bip ) (Kahkahalar)(ضحك)
Bip ) (Kahkahalar)たまに電源が入っていることを忘れて
Bir arkadaşım, eski bir arkadaşım --gerçekten çok eski, kendisi öldü. (Kahkaha)Un un vechi prieten... chiar foarte vechi, de fapt e mort... (Rîsete)
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar)Az én képen van a CD-n -- (Nevetés)
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar)CD 표지에는 제가 제일 앞에 있지만 (웃음)
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar)Đây là những hình ảnh của tôi trên bìa các đĩa CD (Tiếng cười)
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar)Det er mit billede på forsiden af CD'en - (Latter)
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar) -- fakat şef bir tek ses çıkarmıyor.A sua força depende da sua força para tornar as outras pessoas fortes.
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar) -- fakat şef bir tek ses çıkarmıyor.Ma photo était sur les CD -- (Rires) mais le chef d'orchestre ne fait pas de son.
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar) -- fakat şef bir tek ses çıkarmıyor.Poza mea apare pe coperta CD-ului, (Râsete) dar dirijorul nu scoate niciun sunet.
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar) -- fakat şef bir tek ses çıkarmıyor.Моята снимка се появява на обложката на компакт диска, (Смях) но диригентът не произвежда нито звук.
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar) -- fakat şef bir tek ses çıkarmıyor.Но именно я приветствую вас на обложках CD ничего не играя.
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar)Foto saya dipasang di sampul CD -- (Tertawa)
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar)La mia foto è sulla copertina dei CD -- (Risate)
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar)Mein Bild erscheint auf dem CD-Cover - (Lachen)
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar)Mi foto aparece en la tapa del CD -- (Risas)
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar)Mijn foto komt op de voorkant van de cd -- (Gelach)
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar)Min bild förekommer på CD:ns omslag -- (Skratt)
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar)Moja fotka je na obale cédéčka -- (Smiech)
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar)Moje fotka se sice objevuje na obalu CD -- (Smích)
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar)To moje zdjęcie jest na okładkach płyt. (Śmiech)
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar)Η φωτογραφία μου φιγουράρει στο εξώφυλλο του CD -- (Γέλια)
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar)Але саме мене Ви бачите на обкладинках CD. (Сміх)
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar)התמונה שלי מופיעה בחזית התקליטור -- (צחוק)
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar)وصورتي تظهر على غلاف القرص الليزري - (ضحك)
Bir CD'nin ön yüzünde benim resmim görünüyor -- (Kahkahalar)(笑) でも指揮者は音を出していない
Birçok insan çok fazla, hem de bayağı çok fazla ister, iyi günlerde.. (Kahkahalar)A legtöbben azt mondanák nagyon-nagyon sok pénzért -- a jobb napokon. (Nevetés)
Birçok insan çok fazla, hem de bayağı çok fazla ister, iyi günlerde.. (Kahkahalar)A maioria das pessoas diria que por muito, muito dinheiro - em dias bons. (Risos)
Birçok insan çok fazla, hem de bayağı çok fazla ister, iyi günlerde.. (Kahkahalar)De flesta människor skulle säga "För mycket, mycket pengar." "På en bra dag." (Skratt)
Birçok insan çok fazla, hem de bayağı çok fazla ister, iyi günlerde.. (Kahkahalar)De fleste mennesker ville sige for mange, mange penge -- på gode dage. (Latter)
Birçok insan çok fazla, hem de bayağı çok fazla ister, iyi günlerde.. (Kahkahalar)De meeste mensen zouden heel veel geld vragen, op goede dagen. (Gelach)
Birçok insan çok fazla, hem de bayağı çok fazla ister, iyi günlerde.. (Kahkahalar)Die meisten Menschen würden sagen, für viel, viel Geld - an guten Tagen. (Lachen)
Birçok insan çok fazla, hem de bayağı çok fazla ister, iyi günlerde.. (Kahkahalar)Hầu hết mọi người nói rất, rất nhiều tiền -- vào những ngày tốt. (Cười)
Birçok insan çok fazla, hem de bayağı çok fazla ister, iyi günlerde.. (Kahkahalar)Kebanyakan orang akan mengatakan untuk banyak, banyak uang-- pada hari-hari yang baik. (Tawa)
Birçok insan çok fazla, hem de bayağı çok fazla ister, iyi günlerde.. (Kahkahalar)대부분의 사람들이 엄청나게 비싼 값을 부를겁니다. 물론 좋은 날에는요. (웃음)
Birçok insan çok fazla, hem de bayağı çok fazla ister, iyi günlerde.. (Kahkahalar)La maggior parte della gente direbbe un sacco di soldi -- nei giorni buoni. (Risate)
Birçok insan çok fazla, hem de bayağı çok fazla ister, iyi günlerde.. (Kahkahalar)La mayoría diría que por mucho, mucho dinero... si ese día se portaron bien. (Risas)
Birçok insan çok fazla, hem de bayağı çok fazla ister, iyi günlerde.. (Kahkahalar)La plupart des gens répondent, beaucoup, beaucoup d'argent -- en fonction des jours. (Rires)