"Bicky kahkaha içi boş bir sıralama verdi."Bicky gav en hul slags latter.
"Bicky kahkaha içi boş bir sıralama verdi."Bicky gav en ihålig slags skratt.
"Bicky kahkaha içi boş bir sıralama verdi."Bicky ha dato una sorta di vuoto ridere.
"Bicky kahkaha içi boş bir sıralama verdi."Bicky 웃을의 빈 정렬했다.
"Bicky kahkaha içi boş bir sıralama verdi."Bicky έδωσε μια κούφια είδος γέλιο.
"Bicky kahkaha içi boş bir sıralama verdi.Bicky дав порожнисті роду сміх.
"Bicky kahkaha içi boş bir sıralama verdi.Bicky даде кухи нещо от смеят.
"Bicky kahkaha içi boş bir sıralama verdi.Bicky дал полые рода смех.
"Bicky kahkaha içi boş bir sıralama verdi.Sir, saat ia melewati pintu perpustakaan "memberi. Bicky semacam hampa tertawa.
"Bicky kahkaha içi boş bir sıralama verdi.يا سيدي ، كما نجح في باب المكتبة. "أعطى نوعا Bicky مجوفة من الضحك.
"Bicky kahkaha içi boş bir sıralama verdi.誰もがそれについてのすべてを知っているようなので"まあ、、それは暗い維持しようとする必要はありません。
Bildiğim şey ot içtikleriydi. (Kahkaha)Jag visste att de rökte på.
Bildiğim şey ot içtikleriydi. (Kahkaha)(Смех)
Bildiğim şey rastalı saçları olduğuydu. Bildiğim şey ot içtikleriydi. (Kahkaha)저는 그들이 이상하게 땋은 머리를 하고 있다는 것을 알았습니다. 그들이 마약을 한다는 것도 알았구요.
Bildiğim şey rastalı saçları olduğuydu. Bildiğim şey ot içtikleriydi. (Kahkaha)環境には興味がありませんでした あるわけないでしょう?
Bilgisayarımın yazıcımın varlığını farkettiği günlerle ilgili endişelenmeye başlayacağım. (Kahkaha) (Alkışlar)TÔi sẽ lo lắng đến những điều đó nếu có ngày cái máy tính của tôi nhận ra được cái máy in (Cười) (Vỗ tay)
Bilgisayarla Oluşturulmuş Soyut Resimler (Kahkahalar)Abstract Computer Generated Images. (Risate)
Bilgisayarla Oluşturulmuş Soyut Resimler (Kahkahalar)Abstrakcyjna Grafika Komputerowa. (Śmiech)
Bilgisayarla Oluşturulmuş Soyut Resimler (Kahkahalar)Abstraktné počítačom generované obrázky. (Smiech)
Bilgisayarla Oluşturulmuş Soyut Resimler (Kahkahalar)Des images abstraites générées par ordinateur. (Rires)
Bilgisayarla Oluşturulmuş Soyut Resimler (Kahkahalar)Imágenes Abstractas Generadas por Computadora. (Risas)
Bilgisayarla Oluşturulmuş Soyut Resimler (Kahkahalar)컴퓨터로 만든 추상적 이미지입니다. (웃음)
Bilgisayarla Oluşturulmuş Soyut Resimler (Kahkahalar)Абстрактные изображения, созданные компьютером. (Смех)
Bilgisayarla Oluşturulmuş Soyut Resimler (Kahkahalar)תמונות מיוצרות מחשב אבסטרקטיות. (צחוק)
Bilgisayarla Oluşturulmuş Soyut Resimler (Kahkahalar)الصور المجردة التي يصنعها الحاسوب (ضحك)
Bilgisayarla Oluşturulmuş Soyut Resimler (Kahkahalar)素晴らしいものです
Bilirsiniz, ama tutup da Radiohead dinlemez, değil mi? (Kahkaha)Δεν ακούει όμως Ρέϊντιοχεντ, ακούει; (Γέλια)
Bilirsiniz işte, bir sözlüğe baktı mı? (Kahkaha) Evet, ben de öyle düşünmüştüm.(웃음) 제 생각대로군요.
Bilirsiniz işte, bir sözlüğe baktı mı? (Kahkaha) Evet, ben de öyle düşünmüştüm.Στο λεξικό; (Γέλια) Ναι, όπως το περίμενα.
Bilirsiniz işte, bir sözlüğe baktı mı? (Kahkaha) Evet, ben de öyle düşünmüştüm.أنتم تعرفون ، بالقاموس ؟ (ضحك) نعم , هذا ما اعتقدته .
Bilirsiniz işte, bir sözlüğe baktı mı? (Kahkaha) Evet, ben de öyle düşünmüştüm.この単語はどうでしょう
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)"Các bạn biết đấy, tôi nghĩ rằng chúng ta vốn đã còn sẵn một quầy bar ở lại trong chúng ta." (Tiếng cười)
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)"Cred că am ratat un bar." (Râsete)
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)"사실, 남아있는 다른 술집 하나를 찾아가고 있었죠." (웃음)
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)"Myślę, że został na jeszcze jeden bar do zwiedzenia." (Śmiech)
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)"Sabem que mais, acho que ainda aguentamos mais um bar." (Risos)
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)"Saben qué, creo nos está faltando un bar". (Risas)
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)"Sapete una cosa, credo che abbiamo saltato un bar." (Risate)
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)"Tudjátok mit, simán jók vagyunk még egy kocsmára." (Nevetés)
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)"Ved du hvad, jeg tror vi har endnu en bar tilbage i os." (Latter)
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)"Viete čo, myslím si, že ešte máme nejakú tú rezervu." (Smiech)
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)"Víte co? Myslím, že v sobě máme ještě nějakou rezervu." (Smích)
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)"Volgens mij zit er nog één café in ons." (Gelach)
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)" Vous savez quoi, je crois que nous pouvons faire un autre bar. " (Rires)
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)"Wisst ihr was, ich glaube wir haben noch Platz für eine weitere Bar." (Gelächter)
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)"Παιδιά, πρέπει να μας έμεινε ένα μπαρ ακόμα". (Γέλια)
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)"Знаете ли, мисля, че имаме още една консерва". (Смях)
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)"Знаєте, що, я думаю, у нас залишилася лише одна палочка заряду". (Сміх)
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)"Послушайте, мы просто должны зайти ещё в один бар". (Смех)
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)כבר היינו די שתויים באותו לילה, אבל אני אמרתי
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)" انظروا ، أعتقد أنه لازال بإستطاعتنا الذهاب إلى البار" (ضحك)
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)みんなでタクシーに乗り込み そのドライバーの写真がこちらで
"Biliyormusunuz, siz birlikte çalıştığım insanlardan çok daha zekisiniz." Şimdi - (Kahkahalar)"Các em biết không, các em còn thông minh hơn những người tôi làm việc cùng đấy. (Cười)
"Biliyormusunuz, siz birlikte çalıştığım insanlardan çok daha zekisiniz." Şimdi - (Kahkahalar)"Jullie zijn slimmer dan de mensen waar ik mee werk." (Gelach)
"Biliyormusunuz, siz birlikte çalıştığım insanlardan çok daha zekisiniz." Şimdi - (Kahkahalar)"Kalian tahu, kalian lebih cerdas dibandingkan rekan-rekan kerja saya," Kini -- (Tawa)
"Biliyormusunuz, siz birlikte çalıştığım insanlardan çok daha zekisiniz." Şimdi - (Kahkahalar)"그거 아니? 너희들은 내 동료들보다 똑똑하구다."라고 했습니다. (웃음)
"Biliyormusunuz, siz birlikte çalıştığım insanlardan çok daha zekisiniz." Şimdi - (Kahkahalar)"Saben chicos, Uds. son más inteligentes que la gente con la que trabajo". Ahora... (Risas)
"Biliyormusunuz, siz birlikte çalıştığım insanlardan çok daha zekisiniz." Şimdi - (Kahkahalar)"Sapete, voi bambini siete più intelligenti della gente con cui lavoro". Ora -- (Risate)
"Biliyormusunuz, siz birlikte çalıştığım insanlardan çok daha zekisiniz." Şimdi - (Kahkahalar)"Tudjátok, ti okosabbak vagytok, mint akikkel együtt dolgozom." Ez... (nevetés)
"Biliyormusunuz, siz birlikte çalıştığım insanlardan çok daha zekisiniz." Şimdi - (Kahkahalar)"Ved I hvad, I børn er klogere end de folk, jeg arbejder med." Men -- (Latter) Det var de ligeglade med.