İlginç - suçlu bir kahkaha var, yargı gücünüze karşı bir gülüş.There you have an interesting -- the guilty laugh, the laugh against your better judgment.
" Popo-baş.Lütfen yardım edin. " (Kahkahalar)"Ass-head. Please help." (Laughter)
Farklı çerçevelerden referanslar. " Onunla yattın değil mi? " (Kahkahalar)Different frames of reference. "You slept with her, didn't you?" (Laughter)
Yardım getir!! " (Kahkahalar)"Lassie! Get help!!" (Laughter)
Ve bu Einstein'ın yatağı. " Senin için hızlıydı. " (Kahkahalar)And this is Einstein in bed. "To you it was fast." (Laughter)
" İnsanı şöyle bir durup düşünmeye itiyor, değil mi. " (Kahkahalar)"It sort of makes you stop and think, doesn't it." (Laughter)
(Kahkahalar) Ve bence bu harikulade.Which I think is just fascinating.
Ya da 125 dolara ikisi birden. (Kahkahalar)(Laughter)
Birkaç bira sonra, dedim ki, "Geri gelmemiş bir şeyler olmak zorunda." (Kahkahalar)And a few more beers, I said, "There has to be some stuff that hasn't come back." (Laughter)
- (Kahkahalar) - oldukça fazla tartişma yarattı. (Kahkahalar)(Laughter)
O zamanki kız arkadaşım, artık değil - (Kahkahalar) - nefret etti.My girlfriend at the time, who's no longer my girlfriend — (Laughter) — hated it.
Bunu yasallaştırmaya ihtiyacımız var ki bununla bir yıl boyunca başa çıkabilelim. (Kahkahalar)We need to legitimize this so we can get away with it year on year." (Laughter)
Seninle birlikte bir şey yapamayız." (Kahkahalar)We can't have anything to do with you." (Laughter)
"Dinle, eğer olur da bundan para toplayabilirsen, bunu almaktan gurur duyarız." (Kahkahalar)"Listen, if you happen to raise any money out of this, we'll gladly take it." (Laughter)
Öz itibari ile, ben bir bıyık çiftçisiyiml (Kahkahalar)Essentially, I'm a mustache farmer. (Laughter)
Bana baktı, kahkaha attı ve dedi ki:And he looked at me and laughed and said,
"Biliyor musunuz, bence bizim için eksik kalmış bir bar daha var." (Kahkahalar)"You know what, I think we've got one more bar left in us." (Laughter)
Ve ona baktım ve şöyleydim. "Bıyık bırakamadığına hemen hemen eminim." (Kahkahalar)And I looked at him, and I was like, "I'm pretty sure you can't grow a mustache." (Laughter)
Ve dedi ki, "Dünyadaki en kötü bıyığı büyüttüm." (Kahkahalar)And he said, "I grew the worst mustache ever." (Laughter)
(Kahkaha) (Alkış) uhh!(Laughter) (Applause) Whew!
Tamam, şimdi insan biraz durup düşünüyor da (kahkahalar)Okay, now this gives one a little pause. (Laughter)
(kahkahalar) (Alkış)(Laughter) (Applause)
(kahkahalar) (Alkışlar)(Laughter) (Applause)
Eğer bir şey varsa, bu mümkün olmalıdır" (Kahkahalar)"If something exists, it must be possible." (Laughter)
Bunu şu düşük donanımlı botla yakaladık (Kahkahalar), ve üzerinde altı ton kokain bulunuyordu.We caught it with that low-tech raft — (Laughter) — and it was carrying six tons of cocaine.
Yani. .. (Kahkahalar)So ... (Laughter)
Bu normal denilen sıkıcı kişiler var olsalardı, siz onlarla tanışmak ister miydiniz? kahkahalar(Laughter) I don't think so.
Kahkaha bulaşıcıdır.Laughter is contagious.
Kim Moo Yeol Müzikali izlerken kahkahayı ve eğlenceyi yaşayacaksınız. Selam dur!Kim Moo Yeol You will experience laughter and fun while watching the musical salute
(Kahkaha) (Alkış)(Laughter) (Applause)
Kathryn: (Kahkahalar)Kathryn Thomas:
Ama hipnotize olmamış olsan da ne olduğunu unutmak normal. (Kahkahalar)But it's OK that even though you're not hypnotized, you will forget everything that happened.
O adamı düşün, o -- o adam, (Kahkahalar)Think of that guy, that ba -- that guy. (Laughter)
(Kahkahalar) SJ:(Laughter)
Benim alt yarım farklı bir konferansta -- (Kahkaha) farklı bir ülkedeMy lower half is appearing at a different conference (Laughter) in a different country.
Çünkü aslında her halt o dönemde olup bitiyor, (kahkahalar) ve sizin kim olduğunuzu belirliyor.Because that's where all the stuff happens (Laughter) that makes you who you are.
Ama kendimizi eğlendirmek için olmadığına eminim" (kahkahalar)But I'm pretty sure it's not in order to enjoy ourselves." (Laughter)
(kahkahalar) Alkışlar(Laughter) (Applause)
"Biliyormusunuz, siz birlikte çalıştığım insanlardan çok daha zekisiniz." Şimdi - (Kahkahalar)"You know, you kids are smarter than the people I work with." Now — (Laughter)
Dionysos kişiliği ise resmi alır ve gidip ... (Kahkahalar)The Dionysian personality takes the picture and goes: (Laughter)
Başka bir deyişle, "süpermodel fareler" yaratamıyoruz. (Kahkaha)In other words, we can't create supermodel mice.
Bu Bayan Medlock kahkaha kısa bir sıralama güldürdü.That made Mrs. Medlock laugh a short sort of laugh.
Fakat neyse, (Kahkaha)But anyway. (Laughter)
Böylece-- (Kahkaha)So -- (Laughter)
X eşittir Y. (Kahkahalar)X equals Y. (Laughter)
Baskısı tükenmiş -- ama hala ... (Kahkaha) 1.7'ye aldıysanız, ucuza kapatmış olurdunuz.It's out of print -- still ... (Laughter) If you had bought it at 1.7, it would have been a bargain.
Bir sürü boş bakan yüz görüyorum. (Kahkahalar)I see a lot of very blank faces.
(Fotoğraf makinası sesi) (Kahkahalar)(Camera click) (Laughter)
Tamam, biz bunu halledeceğiz.(Kahkahalar)OK, we'll figure that out. (Laughter)
Ve net iki senedir,yetkili müdürlüğünü... ...geri kazanıyorum. (Kahkahalar)(Laughter)
Fakat -- Ah pardon, böyle demek istememiştim -- (Kahkahalar)But it is -- oh, I'm sorry, I didn't mean to -- (Laughter)
Aslında onları çok fazla duygusal, (Kahkaha)I actually find them a lot more emotional -- (Laughter)
Orantı(kapalı bir odak ) için (Kahkaha)(Laughter)
Yakın geçmişte Portekizde boşalan bira kutusu olabilir (Kahkaha)(Laughter)
Aynı havaalanına geri döndüm aynı uçak, sanırım--ve bakındım, ve C söylendi. (Kahkaha)I went back to the same airport -- same plane, I think -- and looked up, and it said C. (Laughter)
O gerçekten hızlandıracak bir şeyler umuyor ve bilirsiniz ... (Kahkaha)He's just really hoping that boots up and, you know ... (Laughter)
Bütün öğrenciler etrafta oturuyordu ve onlar... (Kahkahalar)All the students sat around and they went ... (Laughter)
Yani, (Kahkahalar) Goldie'ye özürlerimi iletiyorum.So -- (Laughter) -- so apologies to Goldie.
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)But the trouble is, it kept on tipping over, but -- (Laughter)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)It's actually a nickname given to priests in the eighteenth century." (Laughter)