Ana içeriğe geç
Sözlük

kahkaha ile cümle

kahkaha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom iyi bir kahkahayı sever ve mizah duygusu olmayan insanlardan kaçınır.Tom loves a good laugh and avoids people who haven't got a sense of humour.
Bu dünyada bir bebeğin kahkahasından daha güzel çok az sayıda ses vardır.There are few sounds in this world more beautiful than a baby's laugh.
Gök gürültüsü nedir? Şeytanın kahkahasıdır.What is thunder? It's Satan's laughter.
Seni böyle gördüklerinde iyi kahkaha atacaklar.They will have a good laugh when they see you like this.
Çocukların kahkahası uzaktan duyulabiliyordu.Children's laughter could be heard in the distance.
Tom'un kahkahası üç blok öteden duyulabilirdi.Tom's laughing could be heard three blocks away.
Tom birden kahkahayı patlattı.Tom suddenly burst out laughing.
Güzel bir kahkahan var.You have a nice laugh.
Kelebeklerin kahkahasını dinleyebilen biri, bulutların tadını da bilir.Whoever can listen to butterflies laughing can also know how clouds taste.
Aniden herkes kahkahayı patlattı.Everybody suddenly burst out laughing.
Herkes aniden kahkahaya boğuldu.Everyone suddenly burst into laughter.
O beni çıplak görünce kahkaha patlattı.When she saw me naked, she burst out laughing.
Tom'un güzel bir kahkahası var.Tom has a nice laugh.
Komik bir kahkahan var.You have a funny laugh.
Kahkaha ağrının geçmesine yardım eder.Laughter helps ease the pain.
Kalabalık kahkahalara boğuldu.The crowd erupted into laughter.
Biz kahkahanı özleyeceğiz.We'll miss your laughter.
Kahkaha iyi bir ilişkide esastır.Laughter is essential in a good relationship.
Harika bir kahkahan var.You have a great laugh.
Herkes kahkaha atıyor.Everybody is laughing.
Tom bir aptal gibi kahkaha attı.Tom laughed like an idiot.
Kahkaha bir insan özelliğidir.Laughter is a human trait.
Kahkaha ciddi bir konudur.Laughter is a serious matter.
Sirk ve gösteri eğlence ve kahkahalarla doludur.The circus and the show are brimful of fun and laughter.
Kahkaha izleyiciler arasında yayıldı.Laughter rippled through the audience.
Ara sıra kahkaha vardı.There was occasional laughter.
Oda kahkahalarla patladı.The room exploded in laughter.
Tom beni kahkahalara boğar.Tom cracks me up.
Kahkaha atmaya devam ettim.I kept laughing.
Neredeyse kahkaha atıyordum.I almost laughed.
Herkes kahkaha atıyordu.Everybody was laughing.
Çok uzun zamandır öyle kahkaha atmamıştım.I hadn't laughed like that in a very long time.
Yıllardır öyle kahkaha atmadım.I haven't laughed like that in years.
Birinin kahkahasını duydun mu?Did you hear anyone laughing?
Sadece kahkaha atıyorlardı.They were just laughing.
Bütün öğrenciler kahkahalar attı.All the students burst into laughter.
Derin kahkaha gözyaşları getirir.Deep laughter brings tears.
Onun kahkahası yaşamanın keyfinin otantik bir ifadesi.Her laughter is an authentic expression of the joy of living.
Tom'un kahkahasını seviyorum.I like Tom's laugh.
Sami'nin evi sevgi ve kahkaha ile doluydu.Sami's home was filled with love and laughter.
Tom kahkaha ile cevap verdi.Tom answered with laughter.
Tom sert bir kahkahayla cevap verdi.Tom answered with a harsh laugh.
Kahkahanın hiçbir yabancı aksanı yoktur.Laughter has no foreign accent.
Tom isterik biçimde kahkaha atmaya başladı.Tom began to laugh hysterically.
İzleyiciler kahkahaya boğulmuştu.There was a roar of laughter from the audience.
Seyirciler arasında kahkaha tufanı koptu.There was a roar of laughter from the audience.
Tom duvardan kahkahaları duyabiliyordu.Tom could hear laughter through the wall.
Gunter'in kahkahası uzun sürmedi.Gunter's laugh didn't last long.
Karl o korkunç kahkahayı tekrar duydu.Karl heard that horrific laughing again.
Ne yaptığımı da pek hatırlamıyorum; ama seyirci kahkahadan kırılıyor.It was reshot but the audience still laughed.
Espriler birbirini kovalıyor, kahkahalar yüksek sesle atılıyor.We would joke about the same things and laugh at the same shit.
Minnie bunlara kahkahalarla güler.Andie just laughs it off.
Seyirciler kahkahalarla gulmektedir.The audience roars with laughter.
"Hiçbir şey bir kahkahadan daha iğrenç değildir.""It's not funny laughter.
Don Giovanni uşağının bu yanıtına kahkahalarla gülmeye başlar.Her elder sisters laugh at this simple wish.
Sonra kahkahalar atarak oradan ayrılır.After that, they continue laughing.
"Bangladeşli birine benziyor" -- (Kahkahalar)-- ve aklımda sadece şu iki gerçek vardı,düşündüm,"He looks Bangladeshi," — (Laughter) — and I just have those two facts, and I just think,
"Bu belki işe yarayabilir." (Kahkahalar)"This could work somehow." (Laughter)
Paul Noth. " O tamamen haklı.Sadece biraz daha pro-İsrailli olmasını isterdim. " (Kahkahalar)Paul Noth. "He's all right. I just wish he were a little more pro-Israel."
Lanet olasıca New Yorker dergisine karikatür sattın.] (kahkahalar)You really sold a cartoon to the fucking New Yorker magazine.] (Laughter)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kahkaha ile cümle - Sayfa 2 - kahkaha kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App