Ana içeriğe geç
Sözlük

kahkaha ile cümle

kahkaha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.Barátja! " (Metallic nevet, a legtöbb kellemetlen.) "Ez azt mutatja, hogyan lehet megtéveszteni.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.Hänen ystävänsä! " (Metallinen nauraa, epämiellyttävä.) "Se osoittaa, kuinka kukaan voi pettää.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.Hans vän! " (Metallic skratta, mest obehagligt.) "Det visar hur man kan bli lurad.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.Hans ven! " (Metallic grine, mest ubehagelige.) "Den viser, hvordan man kan blive bedraget.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.Il suo amico! " (Ride metallizzata, più spiacevoli.) "Essa mostra come si può essere ingannato.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.Jego przyjaciel! " (Śmiech metalowe, bardzo nieprzyjemne.) "To pokazuje, jak można dać się zwieść.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.Jeho priateľ! " (Smiech Kovové, najnepríjemnejšie.) "To ukazuje, ako môžeme byť klamaný.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.Jeho přítel! " (Smích Kovové, nejnepříjemnější.) "To ukazuje, jak můžeme být klamán.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.(금속의 웃음, 유쾌한.) "그것은 하나 속임 수있는 방법을 보여줍니다.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.Người bạn của mình! " (Cười kim loại, khó chịu nhất). "Nó cho thấy làm thế nào người ta có thể bị lừa gạt.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.Njegov prijatelj! " (Metallic smeh, najbolj neprijetno.) "To kaže, kako je lahko zavedeni eno.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.Prietenul lui! " (Râde metalice, cele mai neplăcute.) "Aceasta arată cum se poate fi înşelat.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.Sein Freund! " (Metallic lachen, sehr unangenehm.) "Es zeigt, wie man getäuscht werden kann.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.Son ami! " (Rire métallique, les plus désagréables.) "Il montre comment on peut être trompé.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.Temannya! " (Logam tertawa, paling tidak menyenangkan.) "Hal ini menunjukkan bagaimana seseorang bisa tertipu.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.Zijn vriend! " (Metallic lachen, de meeste onplezierig.) "Het laat zien hoe een bedrogen kan worden.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.Ο φίλος του! " (Μεταλλικό γέλιο, πιο δυσάρεστη.) "Αυτό δείχνει πως κάποιος μπορεί να εξαπατηθεί.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.Его друг! " (Металлический смех, самое неприятное.) "Это показывает, как можно быть обманутым.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.Його друг! " (Металевий сміх, найнеприємніше.) "Це показує, як можна бути обдуреним.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.Неговият приятел! " (Метални смях, най-неприятните.) "Това показва как човек може да бъде измамен.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.(تضحك لامع ، ومعظم غير سارة.) "انه يظهر كيف يمكن خداع احد.
Arkadaşı! " (Metalik kahkaha, en tatsız.) "Aldatılmak nasıl gösterir.私はあなたの心優しい人と思っていました。"
Arkadaşlar siz ne yapıyorsunuz -- ah, pardon. (Kahkahalar)Ma che cavolo fate--oh, scusate (Risate)
Arkadaşlar siz ne yapıyorsunuz -- ah, pardon. (Kahkahalar)Wat zitten jullie nou -- o sorry. .
Arkaplanda biraz Vivaldi'nin zararı olmaz. (Kahkahalar)אין בעיה לשים קצת ויוואלדי ברקע.
Artık, bir enfeksiyon kapmışsındır! [Hepsi kahkaha atar]Dobře.
Artık sanattan bahsetsem iyi olacak. (Kahkahalar)Donc, je devrais parler d'art. (Rires)
-- aslen size dayatmaya çalıştığım şey ateizm militanlığıdır. (Kahkahalar) (Alkışlar)-- istället vill jag uppmana er till militant ateism (Skratt) (Applåder)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)그건 사실 18세기의 성직자들에게 붙여진 별명이예요." (웃음)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Até era uma alcunha dada aos padres no século XVIII. (Risos)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)C'est en fait un surnom donné aux prêtres au 18ème siècle". (Rires)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Det är faktiskt ett smeknamn från 1700-talet på präster." (Skratt)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Det er et navn for præster i det 18. århundrede." (Latter)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)E, de fapt, o porecla data preotilor in secolul XVIII". (Rasete)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Era in realtà un nomignolo dato ai sacerdoti nel 18esimo secolo." (Risate)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Es ist einfach ein Spitzname, den man Priestern im 18. Jahrhundert gegeben hat." (Lachen)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Ez valójában a papok gúnyneve volt a tizennyolcadik században." (Nevetés)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Het is eigenlijk een bijnaam die aan priesters werd gegeven in de 18e eeuw". (Gelach)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)"jest to przydomek nadawany księżom w 18-tym wieku." (Śmiech)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Je to vlastně přezdívka, kterou dali kněžím v 18. století." (Smích)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Realmente es un apodo que se les ha dado a los sacerdotes en el siglo XVIII". (Risas)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Всъщност това е прякор, който са давали на свещеници през 18-ти век." (Смях)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Словом bollock ("трепло") в 18-м веке обзывали священников. (Смех)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)Це власне прізвисько, котрим називали священників у 18 столітті." (Сміх)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)זה למעשה כינוי חיבה שניתן לכמרים במאה ה18. (צחוק)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)و كانت فى الواقع تطلق على القساوسة فى نهاية القرن الـ18" (ضحك)
Aslına 18.yy da papazlara verilen bir takma isim. " (Kahkahalar)(笑) しかも「私自身司祭です」と言うじゃないか
Aslında -- atlayabiliriz -- videoyu atlayacağım, onun yerine ... (Kahkaha)Bon - on va passer -- On va laisser tomber la vidéo ... (Rires)
Aslında -- atlayabiliriz -- videoyu atlayacağım, onun yerine ... (Kahkaha)Chúng ta sẽ chỉ -- chúng ta có thể bỏ qua -- tôi sẽ bỏ qua video vậy... (Tiếng cười)
Aslında -- atlayabiliriz -- videoyu atlayacağım, onun yerine ... (Kahkaha)Faremo - possiamo saltare - Salterò il filmato allora ... (Risate)
Aslında -- atlayabiliriz -- videoyu atlayacağım, onun yerine ... (Kahkaha)Kita akan -- kita dapat melewatinya-- Saya akan melewatkan video ini ... (Tertawa)
Aslında -- atlayabiliriz -- videoyu atlayacağım, onun yerine ... (Kahkaha)에... 그럼... 비디오는... 비디오는 그냥 생략하겠습니다... (웃음)
Aslında -- atlayabiliriz -- videoyu atlayacağım, onun yerine ... (Kahkaha)Môžeme - môžeme trochu preskočiť - Ja teda to video iba preklikám... (smiech)
Aslında -- atlayabiliriz -- videoyu atlayacağım, onun yerine ... (Kahkaha)Nos, akkor... kihagyjuk... Akkor inkább kihagyom a videót... (Nevetés)
Aslında -- atlayabiliriz -- videoyu atlayacağım, onun yerine ... (Kahkaha)No tak - můžeme to přeskočit - Já to teda zkusím přetočit... (Smích)
Aslında -- atlayabiliriz -- videoyu atlayacağım, onun yerine ... (Kahkaha)Nun - wir können das einfach überspringen - ich werde stattdessen einfach das Video überspringen ... (Lachen)
Aslında -- atlayabiliriz -- videoyu atlayacağım, onun yerine ... (Kahkaha)O să -- putem să sărim peste -- Voi trece peste film atunci... (Râsete)
Aslında -- atlayabiliriz -- videoyu atlayacağım, onun yerine ... (Kahkaha)Podemos... podemos continuar... mejor dejamos el video a un lado... (Risas)
Aslında -- atlayabiliriz -- videoyu atlayacağım, onun yerine ... (Kahkaha)To pominiemy... A może w ogóle wam tego nie pokażę? (Śmiech)
Aslında -- atlayabiliriz -- videoyu atlayacağım, onun yerine ... (Kahkaha)Vamos -- podemos saltar -- Vou saltar o vídeo... (Risos)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod