Ana içeriğe geç
Sözlük

kahin ile cümle

kahin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Aos sacerdotes leva despojados, e aos poderosos transtorna.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.A papokat fogságra viszi, és a hatalmasokat megbuktatja.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.direndahkan-Nya imam-imam dan para pemuka
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Duhovnike vodi oplenjene vstran in podira močno utrjene.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.El ia robi pe preoţi; El răstoarnă pe cei puternici
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Er führt die Priester wie einen Raub und bringt zu Fall die Festen.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Fa andare scalzi i sacerdoti e rovescia i potenti
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Hace ir descalzos a los sacerdotes, y arruina a los poderosos
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Han fører prester bort som fanger, og mektige menn støter han ned.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Hän vie papit pois paljaiksi riistettyinä, ja ikimahtavat hän kukistaa.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Il emmène captifs les sacrificateurs; Il fait tomber les puissants.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.제사장들을 벌거벗겨 끌어 가시고 권력이 있는 자를 넘어뜨리시며
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Ngài bắt tù dẫn những thầy tế lễ, Ðánh đổ các kẻ cường quyền.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Ngài bắt tù dẫn những thầy tế_lễ , Ðánh đổ các kẻ cường_quyền .
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.On uvodí knížata v nemoudrost, a mocné vyvrací.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Podaje książęta na łup, a mocarze podwraca.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Præster fører han nøgne bort og styrter ældgamle Slægter;
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Präster utblottar han, han för dem i landsflykt, och de säkrast rotade kommer han på fall.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Priesters voert Hij als slaven weg; Hij werpt de machtigen omver.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Uvodí kňazov v nerozum a vyvracia mocných.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Παραδιδει λαφυρον τους αρχοντας και καταστρεφει τους ισχυρους.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.Закарва първенците ограбени, И поваля силните.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.князей лишает достоинства и низвергает храбрых;
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.מוליך כהנים שולל ואתנים יסלף׃
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.يذهب بالكهنة اسرى ويقلب الاقوياء.
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.他 把 祭 司 剝 衣 擄 去 、 又 使 有 能 的 人 傾 敗
Kâhinleri çaresiz kılar, Koltuklarında yıllananları devirir.他 把 祭司 剝 衣擄去 、 又 使 有能 的 人 傾敗
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.(77:64) священники его падали от меча, и вдовы его не плакали.
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.De priesters werden gedood en de weduwen konden niet meer huilen.
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.Deras präster föllo för svärd, och inga änkor kunde hålla klagogråt.
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.dets Præster faldt for Sværdet, dets Enker holdt ikke Klagefest.
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.Dets prester falt for sverdet, og dets enker holdt ikke klagemål*. / {* nemlig over sine døde.}
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.Duhovniki njegovi so padli pod mečem, in vdove njegove niso mogle žalovati.
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.Heidän pappinsa kaatuivat miekkaan, eivätkä heidän leskensä voineet itkuja itkeä.
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.Ihre Priester fielen durchs Schwert, und waren keine Witwen, die da weinen sollten.
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.Imam-imam mereka dibunuh dengan pedang, janda-janda mereka tak dapat meratap
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.I suoi sacerdoti caddero di spada e le loro vedove non fecero lamento
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.Jeho kňazi padli od meča, a jeho vdovy neplakaly.
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.Kapłani jego od miecza polegli, a wdowy jego nie płakały.
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.Kněží jejich od meče padli, a vdovy jejich neplakaly.
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.저희 제사장들은 칼에 엎드러지고 저희 과부들은 애곡하지 못하였도다
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.Những thầy tế lễ họ bị gươm sa ngã, Song các người góa bụa không than khóc.
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.Những thầy tế_lễ họ bị gươm sa_ngã , Song các người góa_bụa không than_khóc .
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.Os seus sacerdotes caíram � espada, e suas viúvas não fizeram pranto.
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.Papjai fegyver miatt hullottak el, és özvegyei nem végezheték a siratást.
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.Preoţii săi au căzut ucişi de sabie, şi văduvele lui nu s'au bocit.
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.Ses sacrificateurs tombèrent par l`épée, Et ses veuves ne pleurèrent pas.
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.Sus sacerdotes cayeron a espada, y sus viudas no hicieron lamentación
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.οι ιερεις αυτων επεσον εν μαχαιρα, και αι χηραι αυτων δεν επενθησαν.
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.Свещениците им паднаха от нож; И вдовиците им не плакаха.
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.כהניו בחרב נפלו ואלמנתיו לא תבכינה׃
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.‎كهنته سقطوا بالسيف وارامله لم يبكين
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.祭 司 倒 在 刀 下 . 寡 婦 卻 不 哀 哭
Kâhinleri kılıç altında öldü, Dul kadınları ağlayamadı.祭司 倒在 刀下.寡婦卻 不 哀哭
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.A mai făcut curtea preoţilor, şi curtea cea mare, cu porţile ei, ale căror aripi le -a acoperit cu aramă
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.A spravil dvor pre kňazov aj veľké nádvorie i dvere na nádvorí a ich dvere pokryl meďou.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Fece il cortile dei sacerdoti, il gran cortile e le porte di detto cortile, che rivestì di bronzo
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Fez mais o átrio dos sacerdotes, e o átrio grande, e as suas portas, as quais revestiu de bronze.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Ja hän teki pappien esipihan ja suuren esikartanon sekä esikartanon ovet; ja ovet hän päällysti vaskella.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.또 제사장의 뜰과 큰 뜰과 뜰 문을 만들고 놋으로 그 문짝에 입혔고
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod