Hizkiya kâhinlerle Levililere yığınları sorunca,וידרש יחזקיהו על הכהנים והלוים על הערמות׃
Hizkiya kâhinlerle Levililere yığınları sorunca,وسأل حزقيا الكهنة واللاويين عن الصّبر.
Hizkiya kâhinlerle Levililere yığınları sorunca,希 西 家 向 祭 司 利 未 人 查 問 這 堆 壘
Hizkiya kâhinlerle Levililere yığınları sorunca,希西家 向 祭司 利未 人 查問這 堆壘
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Aucun sacrificateur ne boira du vin lorsqu`il entrera dans le parvis intérieur.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Chẳng có thầy tế lễ nao được uống rượu khi vào nơi hành lang trong.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Chẳng có thầy tế_lễ nao được uống rượu khi vào nơi hành_lang trong .
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.És senki a papok közül bort ne igyék, mikor a belsõ udvarba bemennek.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Geen enkele priester mag wijn drinken voordat hij de binnenste voorhof ingaat.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.아무 제사장이든지 안 뜰에 들어갈 때에는 포도주를 마시지 말 것이며
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Mereka tidak boleh minum anggur kalau mau masuk ke pelataran dalam
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Nenhum sacerdote beberá vinho quando entrar no átrio interior.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Nessun sacerdote berrà vino quando dovrà entrare nell'atrio interno
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Niciun preot nu va bea vin cînd va intra în curtea dinlăuntru.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek."Ninguno de los sacerdotes beberá vino cuando haya de entrar en el atrio interior
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Och vin får ingen präst dricka, när han har kommit in på den inre förgården.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Tudi vina naj ne pije noben duhovnik, ko mu je iti na notranje dvorišče.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Und soll auch kein Priester Wein trinken, wenn sie in den innern Vorhof gehen sollen.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Viiniä älköön kukaan pappi juoko tultuansa sisempään esipihaan.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Vína nebudú piť, niktorý z kňazov, keď budú mať vojsť do vnútorného dvora.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Vína též nebude píti žádný z kněží, když budou míti vcházeti do síně vnitřní.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Vin må ingen Præst drikke, når han går ind i den indre Forgård.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Vin skal ingen av prestene drikke når de går inn i den indre forgård.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Wina też nie będzie pił żaden kapłan, gdy będzie miał wchodzić do sieni wnętrznej.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Και οινον δεν θελει πινει ουδεις ιερευς, οταν εισερχηται εις την εσωτεραν αυλην.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.И вина не должен пить ни один священник, когда идет во внутренний двор.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.И никой свещеник да не пие вино, когато влиза във вътрешния двор.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.ויין לא ישתו כל כהן בבואם אל החצר הפנימית׃
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.ولا يشرب كاهن خمرا عند دخوله الى الدار الداخلية.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.祭 司 進 內 院 的 時 候 、 都 不 可 喝 酒
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.祭司 進內 院 的 時候 、 都 不 可 喝酒
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.A dáte ji Eleazarovi knězi, kterýž vyvede ji ven z stanů, a rozkáže ji zabiti před sebou.
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.A dáte ju Eleazárovi, kňazovi, ktorý ju vyvedie von za tábor, a tam ju zabijú pred jeho tvárou.
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.Antakaa se pappi Eleasarin haltuun, ja vietäköön se leiristä ulos ja teurastettakoon hänen edessänsä.
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.Den skal I gi til Eleasar, presten, og han skal føre den utenfor leiren, og de skal slakte den for hans åsyn.
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.Den skal I overgive til Præsten Eleazar, og man skal føre den uden for Lejren og slagte den for hans Åsyn.
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.Ðoạn phải giao nó cho Ê-lê-a-sa, thầy tế lễ, dẫn ra ngoài trại quân, rồi người ta giết nó trước mặt người.
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.Entregá-la-eis a Eleazar, o sacerdote; ele a tirará para fora do arraial, e a imolarão diante dele.
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.És adjátok azt Eleázárnak, a papnak, és õ vitesse ki azt a táboron kivül, és öljék meg azt õ elõtte.
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.in izročite jo Eleazarju duhovniku, in on jo pelji ven za šatorišče, kjer naj jo zakoljejo pred njim.
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.너는 그것을 제사장 엘르아살에게 줄 것이요 그는 그것을 진 밖으로 끌어 내어서 자기 목전에서 잡게 할 것이며
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.La daréis al sacerdote Eleazar, y él la sacará fuera del campamento y la hará degollar en su presencia
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.La darete al sacerdote Eleazaro, che la condurrà fuori del campo e la farà immolare in sua presenza
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.S'o daţi preotului Eleazar; el s'o scoată din tabără, şi să fie junghiată înaintea lui.
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.Tę oddacie Eleazarowi kapłanowi, który ją wywiedzie za obóz, i zabita będzie przed nim.
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.Vous la remettrez au sacrificateur Éléazar, qui la fera sortir du camp, et on l`égorgera devant lui.
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.и да я дадете на свещеника Елеазара, и той да я изведе вън от стана, та да я заколят пред него.
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.и отдайте ее Елеазару священнику, и выведет ее вон из стана, изаколют ее при нем;
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.ונתתם אתה אל אלעזר הכהן והוציא אתה אל מחוץ למחנה ושחט אתה לפניו׃
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.فتعطونها لألعازار الكاهن فتخرج الى خارج المحلّة وتذبح قدامه.
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.交 給 祭 司 以 利 亞 撒 、 他 必 牽 到 營 外 、 人 就 把 牛 宰 在 他 面 前
İnek Kâhin Elazara verilsin; ordugahın dışına çıkarılıp onun önünde kesilecek.交 給 祭司 以利 亞撒 、 他 必牽 到 營外 、 人 就 把 牛宰 在 他 面前
İsa'nın sünnet edilmek için kiliseye getirilmesini. Bu anda Şimon İsa'yı tapınağa sunuyor, ve kahin AnnaVypráví příběh ze začátku Nového zákona, vypráví o Kristovi, jak byl přiveden do chrámu, aby byl obřezán.
İsa onları görünce, ‹‹Gidin, kâhinlere görünün›› dedi. Adamlar yolda giderken cüzamdan temizlendiler.A keď ich uvidel, povedal im: Iďte a ukážte sa kňazom! A stalo sa v tom, ako išli, že boli očistení.
İsa onları görünce, ‹‹Gidin, kâhinlere görünün›› dedi. Adamlar yolda giderken cüzamdan temizlendiler.Appena li vide, Gesù disse: «Andate a presentarvi ai sacerdoti». E mentre essi andavano, furono sanati
İsa onları görünce, ‹‹Gidin, kâhinlere görünün›› dedi. Adamlar yolda giderken cüzamdan temizlendiler.Cuando él los vio, les dijo: --Id, mostraos a los sacerdotes. Aconteció que mientras iban, fueron limpiados
İsa onları görünce, ‹‹Gidin, kâhinlere görünün›› dedi. Adamlar yolda giderken cüzamdan temizlendiler.In ko jih ugleda, jim reče: Pojdite, pokažite se duhovnikom! In zgodi se, ko so šli, so bili očiščeni.
İsa onları görünce, ‹‹Gidin, kâhinlere görünün›› dedi. Adamlar yolda giderken cüzamdan temizlendiler.Khi Ngài thấy họ liền phán rằng: Hãy đi, tỏ mình cùng thầy tế lễ. Họ đương đi thì phung lành hết thảy.
İsa onları görünce, ‹‹Gidin, kâhinlere görünün›› dedi. Adamlar yolda giderken cüzamdan temizlendiler.Khi_Ngài thấy họ liền phán rằng : Hãy đi , tỏ mình cùng thầy tế_lễ . Họ_đương đi thì phung lành hết_thảy .
İsa onları görünce, ‹‹Gidin, kâhinlere görünün›› dedi. Adamlar yolda giderken cüzamdan temizlendiler.보시고 가라사대 가서 제사장들에게 너희 몸을 보이라 하셨더니 저희가 가다가 깨끗함을 받은지라