Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.וכפי אשר לא היתה זאת בלי שבועה׃
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.وعلى قدر ما انه ليس بدون قسم.
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.再 者 、 耶 穌 為 祭 司 、 並 不 是 不 起 誓 立 的
Bu da antsız olmadı. Öbürleri ant içilmeden kâhin olmuşlardı.再者 、 耶穌為 祭司 、 並 不 是 不 起誓 立 的
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.A posvätím stán shromaždenia a oltár a posvätím Árona i jeho synov, aby mi konali kňazskú službu.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.Bo poświęcę namiot zgromadzenia, i ołtarz, i Aarona, i syny jego poświęcę, aby mi urząd kapłański sprawowali.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.In posvetim shodni šator in oltar, tudi Arona in sinove njegove posvetim, da mi opravljajo duhovsko službo.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.Ja, Ik zal de tabernakel, het altaar en Aäron en zijn zonen, mijn priesters, heiligen.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.Ja minä pyhitän ilmestysmajan ja alttarin; ja minä pyhitän Aaronin poikinensa pappeina palvelemaan minua.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.내가 그 회막과 단을 거룩하게 하며 아론과 그 아들들도 거룩하게 하여 내게 제사장 직분을 행하게 하며
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.Nebo posvětím stánku úmluvy i oltáře; Arona také a synů jeho posvětím, aby mi úřad kněžský konali.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.So will ich die Hütte des Stifts mit dem Altar heiligen und Aaron und seine Söhne mir zu Priestern weihen.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.И освящу скинию собрания и жертвенник; и Аарона и сынов его освящу, чтобы они священнодействовали Мне;
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.Ще осветя шатъра за срещане и олтара; тоже Аарона и синовете му ще осветя, за да Ми свещенодействуват.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.וקדשתי את אהל מועד ואת המזבח ואת אהרן ואת בניו אקדש לכהן לי׃
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.واقدّس خيمة الاجتماع والمذبح. وهرون وبنوه اقدّسهم لكي يكهنوا لي.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.我 要 使 會 幕 和 壇 成 聖 、 也 要 使 亞 倫 和 他 的 兒 子 成 聖 、 給 我 供 祭 司 的 職 分
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.我 要 使 會幕 和 壇成聖 、 也 要 使 亞倫 和 他 的 兒子 成聖 、 給 我 供 祭司 的 職分
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.A felhők mintázata, kinézete "hallgat" erre a szabályra.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.C'est au voyant de nuages de les expliquer.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.Der Betrachter dieser Wolken musste diesen Sachverhalt in Erwägung ziehen.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.Diegene die de wolken zag moest er rekening mee houden.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.E' al profeta delle nuvole a cui dobbiamo chiedere spiegazione.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.El observador de nubes tuvo que tener esto en cuenta.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.Hình dạng của đám mây phải cân nhắc đến nó.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.구름을 보는 사람이 이를 고려했어야합니다.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.Observatorul de nori a trebuit să ia notă de acest lucru.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.Obserwator chmur musi wziąć to pod uwagę.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.Os observadores de nuvens têm que cuidar dessa parte.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.Pilvien tarkkailijan täytyi ottaa se huomioon.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.Pozorovateľ oblakov to musel vziať do úvahy.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.Věštec z mraků to musí vzít v potaz.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.Η μάζα από σύννεφα έπρεπε να τον λάβει υπόψιν της.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.Но море облаков должно учитывать это правило.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.Пророкът по облаците трябва да отговаря за това.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.חוזה העננים היה צריך לקחת את זה בחשבון.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.على عرّاف السحب أن يأخذها في الاعتبار.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.その規則に注意しなければなりません これらの絵がどれだけ進歩したのかわかりませんが
Bundan sonra Kâhin Elazar, savaştan dönen askerlere, ‹‹RABbin Musaya buyurduğu yasanın kuralı şudur›› dedi,제사장 엘르아살이 싸움에 나갔던 군인들에게 이르되 이는 여호와께서 모세에게 명하신 법률이니라
Bundan sonra Kâhin Elazar, savaştan dönen askerlere, ‹‹RABbin Musaya buyurduğu yasanın kuralı şudur›› dedi,ויאמר אלעזר הכהן אל אנשי הצבא הבאים למלחמה זאת חקת התורה אשר צוה יהוה את משה׃
Bundan sonra Kâhin Elazar, savaştan dönen askerlere, ‹‹RABbin Musaya buyurduğu yasanın kuralı şudur›› dedi,وقال العازار الكاهن لرجال الجند الذين ذهبوا للحرب هذه فريضة الشريعة التي امر بها الرب موسى.
Bundan sonra Kâhin Elazar, savaştan dönen askerlere, ‹‹RABbin Musaya buyurduğu yasanın kuralı şudur›› dedi,祭 司 以 利 亞 撒 、 對 打 仗 回 來 的 兵 丁 說 、 耶 和 華 所 吩 咐 摩 西 律 法 中 的 條 例 、 乃 是 這 樣
Bundan sonra Kâhin Elazar, savaştan dönen askerlere, ‹‹RABbin Musaya buyurduğu yasanın kuralı şudur›› dedi,祭司 以利 亞撒 、 對 打仗 回來 的 兵丁說 、 耶和華 所 吩咐 摩西 律法 中 的 條例 、 乃是 這樣
Bunları kâhine getirmeli. Kâhin önce günah sunusunu sunacak. Kuşun boynunu kırmalı, ama başını koparmamalı.제사장에게로 가져 갈 것이요 제사장은 그 속죄 제물을 먼저 드리되 그 머리를 목에서 비틀어 끊고 몸은 아주 쪼개지 말며
Bunları kâhine getirmeli. Kâhin önce günah sunusunu sunacak. Kuşun boynunu kırmalı, ama başını koparmamalı.והביא אתם אל הכהן והקריב את אשר לחטאת ראשונה ומלק את ראשו ממול ערפו ולא יבדיל׃
Bunları kâhine getirmeli. Kâhin önce günah sunusunu sunacak. Kuşun boynunu kırmalı, ama başını koparmamalı.يأتي بهما الى الكاهن فيقرّب الذي للخطية اولا. يحزّ راسه من قفاه ولا يفصله.
Bunları kâhine getirmeli. Kâhin önce günah sunusunu sunacak. Kuşun boynunu kırmalı, ama başını koparmamalı.把 這 些 帶 到 祭 司 那 裡 、 祭 司 就 要 先 把 那 贖 罪 祭 獻 上 、 從 鳥 的 頸 項 上 揪 下 頭 來 、 只 是 不 可 把 鳥 撕 斷
Bunları kâhine getirmeli. Kâhin önce günah sunusunu sunacak. Kuşun boynunu kırmalı, ama başını koparmamalı.把 這些 帶到 祭司 那 裡 、 祭司 就 要 先把 那 贖罪 祭獻 上 、 從鳥 的 頸項 上 揪下 頭來 、 只是 不可把鳥 撕斷
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.Bied hen de HERE aan en de priesters zullen hen met zout bestrooien als een brandoffer.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.budeš ich obetovať pred Hospodinom, a kňazi hodia na ne soli a budú ich obetovať v zápalnú obeť Hospodinovi.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.du skal bringe dem for HERRENs Åsyn, og Præsterne skal strø Salt på dem og ofre dem som Brændoffer for HERREN.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.És áldozzál velök az Úr elõtt, és a papok hintsenek sót reájok, és vigyék azokat égõáldozatul az Úrnak.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.In ju daruj pred GOSPODOM, in duhovniki naj ju potresejo s soljo ter ju darujejo kot žgalno daritev GOSPODU.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.나 여호와 앞에 받들어다가 제사장은 그 위에 소금을 쳐서 나 여호와께 번제로 드릴 것이며
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.Kteréž když obětovati budeš před Hospodinem, uvrhou kněží na ně soli, a budou je obětovati v zápal Hospodinu.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.Să -i aduci înaintea Domnului; preoţii să -i presare cu sare, şi să -i aducă Domnului ca ardere de tot.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.Tuo ne Herran eteen, ja papit heittäkööt niiden päälle suolaa ja uhratkoot ne polttouhriksi Herralle.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.И като ги принесеш пред Господа, свещениците нека хвърлят сол на тях, и нека ги принесат всеизгаряне Господу.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.и принеси их пред лице Господа; и священники бросят на них соли,и вознесут их во всесожжение Господу.
Bunları RABbin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz serpip yakmalık sunu olarak RABbe sunacaklar.והקרבתם לפני יהוה והשליכו הכהנים עליהם מלח והעלו אותם עלה ליהוה׃